yanısıra ile cümle

yanısıra kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
13
ORT. KELİME
İnsanları istihdam etmek, evet, ama yanısıra projeler geliştirmeye başladık, mikrofinans, eğitim.И така, назначавахме хора, да, но освен това започнахме да създаваме проекти за микрофинансиране, образование.
İnsanları istihdam etmek, evet, ama yanısıra projeler geliştirmeye başladık, mikrofinans, eğitim.Сначала ты даешь людям работу, потом готовишь проекты по микрофинансированию, образованию.
İnsanları istihdam etmek, evet, ama yanısıra projeler geliştirmeye başladık, mikrofinans, eğitim.וכאשר אתה מתחיל לשנות, אתה לא יכול לעצור. אז העסקה של אנשים, כבר אמרנו, אך בנוסף התחלנו לתכנן פרוייקטים
İnsanları istihdam etmek, evet, ama yanısıra projeler geliştirmeye başladık, mikrofinans, eğitim.لذلك استمرينا في استخدام الناس لكن أيضا بدأنا برمجة مشاريع في التمويل الأصغر والتعليم.
İnsanları istihdam etmek, evet, ama yanısıra projeler geliştirmeye başladık, mikrofinans, eğitim.それだけでなく新たなプロジェクト 少額低金利融資や教育も始めています いったん始めると 止められません
Kromozomlar, pek çok genin yanısıra, henüz işlevlerini anlamadığımız uzun DNA'ları da içerirler.I cromosomi contengono diversi geni insieme a lunghi frammenti di DNA di cui non sappiamo ancora la funzione.
Kromozomlar, pek çok genin yanısıra, henüz işlevlerini anlamadığımız uzun DNA'ları da içerirler.Los cromosomas contienen muchos genes junto a largos fragmentos de ADN cuyo papel todavía está por entender.
Kromozomlar, pek çok genin yanısıra, henüz işlevlerini anlamadığımız uzun DNA'ları da içerirler.Хромосомы содержат много генов, назначения которых мы еще не знаем.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.A dokonce dostali povolení pracovat na tom jako na malému projektu, který nebyl součástí jejich práce
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.És valóban, kaptak rá engedélyt, ez egy amolyan mellékkutatás, ami nem része a hivatalos munkájuknak.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.I w końcu dostają pozwolenie - to jest mały projekt, który oficjalnie nie należy do ich obowiązków.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.그리고는 결국 그들은 원래 공식적인 그들의 일이 아니었던 부수적인 소규모 프로젝트를 진행할 수 있는 허가를 받았습니다.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.Ottengono così il permesso -- è un progetto parallelo che nulla ha a che fare con il loro lavoro ufficiale.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.Và cuối cùng, họ được chấp thuận làm việc trong dự án ngoài lề này bên cạnh những công việc chính thức của họ.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.Y, eventualmente, tuvieron el permiso... esto es un proyecto al margen que no es parte de su trabajo.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.Και τελικά, έχουν την άδεια -- αυτή είναι μια μικρή μελέτη που δεν ήταν επίσημα μέρος της εργασίας του.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.В результаті вони отримали дозвіл -- це невеликий сторонній проект, який не був офіційною частиною їх роботи.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.ולבסוף, הם קיבלו אישור -- כל זה הוא משהו מן הצד שלא היה באופן רשמי חלק מהעבודה שלהם.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.وفي نهاية المطاف ، بعد حصولهم على إذن -- كل هذا كان مشروعا جانبيّا لم يكن يُمثل جزءا رسميا من وظائفهم.
Nihayetinde, standart iş tanımlarının yanısıra bu ufak yan projeyi de yapmak için izin alabildiler.職務外のプロジェクトという位置づけを改め 導入直後で最新の 部屋いっぱいの大きさの
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.a krome iného, čo každodenne dolieha na mňa, starosť o všetky sbory.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Além dessas coisas exteriores, há o que diariamente pesa sobre mim, o cuidado de todas as igrejas.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.außer was sich sonst zuträgt, nämlich, daß ich täglich werde angelaufen und trage Sorge für alle Gemeinden.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Còn chưa kể mọi sự khác , là mỗi ngày tôi phải lo_lắng về hết_thảy các Hội_thánh .
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Còn chưa kể mọi sự khác, là mỗi ngày tôi phải lo lắng về hết thảy các Hội thánh.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Di samping semuanya itu, setiap hari saya cemas juga akan keadaan semua jemaat
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.En dat is nog niet alles: Elke dag voelde ik zwaar de verantwoordelijkheid voor alle gemeenten.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.E oltre a tutto questo, il mio assillo quotidiano, la preoccupazione per tutte le Chiese
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Et, sans parler d`autres choses, je suis assiégé chaque jour par les soucis que me donnent toutes les Églises.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.foruden hvad der kommer til, mit daglige Overløb, Bekymringen for alle Menighederne.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Foruten alt annet har jeg ennu det daglige overløp, omsorgen for alle menighetene.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Ja kaiken muun lisäksi jokapäiväistä tunkeilua luonani, huolta kaikista seurakunnista.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.이 외의 일은 고사하고 오히려 날마다 내 속에 눌리는 일이 있으니 곧 모든 교회를 위하여 염려하는 것이라
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Mindezeken kívül van az én naponkénti zaklattatásom, az összes gyülekezetek gondja.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Och till allt annat kommer det, att jag var dag är överlupen, då jag måste hava omsorg om alla församlingarna.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Oprócz tego, co skądinąd przyda, ono naleganie na mię na każdy dzień i ono staranie o wszystkie zbory.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Razen tega, kar je zunanjega, je vsakdanji naval do mene, skrb za vse cerkve.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Şi, pe lîngă lucrurile de afară, în fiecare zi mă apasă grija pentru toate Bisericile.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Y encima de todo, lo que se agolpa sobre mí cada día: la preocupación por todas las iglesias
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.εκτος των εξωτερικων ο καθ' ημεραν επικειμενος εις εμε αγων, η μεριμνα πασων των εκκλησιων.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.И такъв човек, познавам, (в тялото ли, без тялото ли, не зная; Бог знае),
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Кроме посторонних приключений , у меня ежедневно стечение людей , забота о всех церквах.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.Опріч того, що осторонь, налягав на мене щоденна журба про всі церкви.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.מלבד שאר הדברים הבאים עלי יום יום והדאגה לכל הקהלות׃
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.عدا ما هو دون ذلك. التراكم علي كل يوم. الاهتمام بجميع الكنائس.
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.除 了 這 外 面 的 事 、 還 有 為 眾 教 會 掛 心 的 事 、 天 天 壓 在 我 身 上
Öbür sorunların yanısıra, bütün kiliseler için her gün çektiğim kaygının baskısı var üzerimde.除了 這 外面 的 事 、 還有為眾 教 會掛 心 的 事 、 天天 壓 在 我 身上
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Ama napon Izráel harmadik lesz Égyiptom és Assiria mellett; áldás a földnek közepette;
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.En aquel día Israel será tercero con Egipto y con Asiria, una bendición en medio de la tierra
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.In quel giorno Israele sarà il terzo con l'Egitto e l'Assiria, una benedizione in mezzo alla terra
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Israël zal hun bondgenoot zijn. Zij zullen zich gedrieën aaneensluiten en Israël zal hun tot zegen zijn.
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.그 날에 이스라엘이 애굽과 앗수르로 더불어 셋이 세계 중에 복이 되리니
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Naquele dia Israel será o terceiro com os egipcios e os assirios, uma benção no meio da terra;
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.På den tid skal Israel være den tredje med Egypten og med Assyria, en velsignelse midt på jorden,
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.På hin Dag skal Israel selvtredje, sammen med Ægypten og Assyrien, være en Velsignelse midt på Jorden,
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Sinä päivänä on Israel oleva kolmantena Egyptin ja Assurin rinnalla, siunauksena keskellä maata,
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Toho dňa bude Izrael tretím k Egyptu a k Assýrii, požehnaním prostred zeme.
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Trong ngày đó, Y-sơ-ra-ên sẽ hiệp cùng Ê-díp-tô và A-si-ri làm ba, đặng làm nên nguồn phước giữa thiên hạ;
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.V ten den bude Izrael Egyptským a Assyrským jako třetí z nich, i budou požehnaní u prostřed země.
O gün Mısır ve Asurun yanısıra İsrail üçüncü ülke olacak. Dünya bu üçü sayesinde kutsanacak.Zu der Zeit wird Israel selbdritt sein mit den Ägyptern und Assyrern, ein Segen mitten auf der Erden.

İlgili Sayfalar