yanından ile cümle

yanından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Eşitliğin her iki yanından 8 çıkarınca da,だからこの両方に 8 を加えます。
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.Dáme jej na levou stranu.
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.우리가 왼 쪽 변으로 몰아 두도록 하겠습니다.
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.Ми перенесемо на ліву сторону.
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.سوف نفعل هذا ونضعها على الجانب الايسر
Eşitliğin her iki yanından da 21 çıkaralım.両側から 21 を減算します。
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Apoi a zis: ,,Doamne, dacă am căpătat trecere în ochii Tăi, nu trece, rogu-Te, pe lîngă robul Tău.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A povedal: Môj Pane, ak som našiel milosť v tvojich očiach, prosím, neobídi svojho služobníka!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,A řekl: Pane můj, jestliže jsem nyní nalezl milost před očima tvýma, prosím, nepomíjej služebníka svého.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,dicendo: «Mio signore, se ho trovato grazia ai tuoi occhi, non passar oltre senza fermarti dal tuo servo
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,e disse: Meu Senhor, se agora tenho achado graça aos teus olhos, rogo-te que não passes de teu servo.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,És monda: Jó Uram, ha kedves vagyok te elõtted, kérlek, ne kerüld el a te szolgádat.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Et il dit: Seigneur, si j`ai trouvé grâce à tes yeux, ne passe point, je te prie, loin de ton serviteur.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,in reče: Gospod moj, če sem našel milost v tvojih očeh, ne pojdi, prosim, mimo svojega hlapca.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,I rzekł: Panie mój, jeźlim teraz znalazł łaskę w oczach twoich, nie mijaj, proszę, sługi swego.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,ja sanoi: "Herrani, jos olen saanut armon sinun silmiesi edessä, älä mene palvelijasi ohitse.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,가로되 내 주여 내가 주께 은혜를 입었사오면 원컨대 종을 떠나 지나가지 마옵시고
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,och sade: »Herre, har jag funnit nåd för dina ögon, så gå icke förbi din tjänare.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,og sagde: "Herre, hvis jeg har fundet Nåde for dine Øjne, så gå ikke din Træl forbi!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,og sa: Herre! Dersom jeg har funnet nåde for dine øine, så gå ikke din tjener forbi!
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,und sprach: HERR, habe ich Gnade gefunden vor deinen Augen, so gehe nicht an deinem Knecht vorüber.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,và thưa rằng: Lạy Chúa, nếu tôi được ơn trước mặt Chúa, xin hãy ghé lại nhà kẻ tôi tớ Chúa, đừng bỏ đi luôn.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Y dijo: --Señor, si he hallado gracia ante tus ojos, por favor, no pases de largo a tu siervo
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,και ειπε, Κυριε μου, εαν ευρηκα χαριν εις τους οφθαλμους σου, μη παρελθης, παρακαλω, τον δουλον σου
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,Господарю мой, ако съм придобил твоето благоволение, моля Ти се, не отминавай слугата слугата Си.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,и сказал: Владыка! если я обрел благоволение пред очами Твоими, не пройди мимо раба Твоего;
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,ויאמר אדני אם נא מצאתי חן בעיניך אל נא תעבר מעל עבדך׃
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,وقال يا سيد ان كنت قد وجدت نعمة في عينيك فلا تتجاوز عبدك.
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,說 、 我 主 、 我 若 在 你 眼 前 蒙 恩 、 求 你 不 要 離 開 僕 人 往 前 去
‹‹Ey efendim, eğer gözünde lütuf bulduysam, lütfen kulunun yanından ayrılma›› dedi,說 、 我 主 、 我 若 在 你 眼前 蒙恩 、 求 你 不 要 離開 僕人 往 前去
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ao saírem da presença de Faraó depararam com Moisés e Arão que vinham ao encontro deles,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.A stretli Mojžiša a Árona, ktorí im stáli oproti, keď vychádzali od faraona,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Cînd au ieşit dela Faraon, au întîlnit pe Moise şi pe Aaron, care îi aşteptau.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Cuando ellos salían del palacio del faraón, se encontraron con Moisés y Aarón, que estaban esperándolos
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.En sortant de chez Pharaon, ils rencontrèrent Moïse et Aaron qui les attendaient.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.És mikor kijövének a Faraótól, szembe találkozának Mózessel és Áronnal.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ja kun he lähtivät faraon luota, kohtasivat he Mooseksen ja Aaronin, jotka odottivat heitä,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ketika mereka keluar dari istana, mereka bertemu dengan Musa dan Harun yang sedang menunggu mereka
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Khi lui ra khỏi Pha-ra-ôn thì họ gặp Môi-se và A-rôn đợi tại đó ,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Khi lui ra khỏi Pha-ra-ôn thì họ gặp Môi-se và A-rôn đợi tại đó,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.그들이 바로를 떠나 나올 때에 모세와 아론이 길에 선 것을 만나
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Ko so se torej sešli z Mojzesom in Aronom, ki sta stala, da bi jih srečala na poti od Faraona,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.kwamen zij Mozes en Aäron tegen.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Och när de kommo ut ifrån Farao, träffade de Mose och Aron, som stodo där för att möta dem;
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Og da de kom ut fra Farao, møtte de Moses og Aron, som stod og ventet på dem.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Og da de ved deres Bortgang fra Farao traf Moses og Aron, som stod og ventede på dem,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Potkali se s Mojžíšem a Aronem, kteříž stáli, aby jim vstříc vyšli, když by se vraceli od Faraona.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Quando, uscendo dalla presenza del faraone, incontrarono Mosè e Aronne che stavano ad aspettarli
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Tedy oni zabieżeli Mojżeszowi i Aaronowi, którzy stali, aby się z nimi spotkali, gdy wychodzili od Faraona.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Und da sie von Pharao gingen, begegneten sie Mose und Aaron und traten ihnen entgegen
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.Εξερχομενοι δε απο του Φαραω, συνηντησαν τον Μωυσην και τον Ααρων, ερχομενους εις συναντησιν αυτων
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.И като излизаха от Фараоновото присъствие, срещнаха Моисея и Аарона, които се намираха на пътя;
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.И когда они вышли от фараона, то встретились с Моисеем и Аароном, которые стояли, ожидая их,
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.ויפגעו את משה ואת אהרן נצבים לקראתם בצאתם מאת פרעה׃
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.وصادفوا موسى وهرون واقفين للقائهم حين خرجوا من لدن فرعون.
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.他 們 離 了 法 老 出 來 、 正 遇 見 摩 西 亞 倫 站 在 對 面
Firavunun yanından ayrılınca, kendilerini bekleyen Musayla Haruna çıkıştılar.他 們離 了 法老 出來 、 正 遇 見 摩西 亞倫 站在 對面
Geri çekilip, size Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçişini göstereyim.이제 뒤로 물러나서, 보이저 1호가 토성 옆을 지나는 모습을 보여드리고 싶습니다.
Geri çekilip, size Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçişini göstereyim.Eltávolodok, mert meg akarom mutatni önöknek a Voyager 1-et, amint elhalad a Szaturnusz mellett.
Geri çekilip, size Voyager-1'in Satürn'ün yanından geçişini göstereyim.Ich werde etwas herauszoomen und ich möchte Ihnen zeigen, wie Voyager 1 an Saturn vorbeifliegt.
İlgili Sayfalar