yanın ile cümle
yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
Simpson, Sir David Brewster'ın yakın arkadaşıydı ve ölüm döşeğindeyken yanındaydı.Simpson was a close friend of Sir David Brewster, and was present at his deathbed.
Ludwig Bieberbach'ın yanında çalıştı ve doktorasını 1925'te aldı.He studied under Ludwig Bieberbach and received his doctorate in 1925.
14 Aralık 2020'de, Pohlheim'daki bir kreşin yanında siyah bir monolit keşfedildi. [1]On December 14, 2020, a black monolith was discovered next to a daycare center in Pohlheim.[24]
Bunun yanında, #FreeTheNipple heşteğiyle belgeselden parçalar yayınlanmıştır.As the documentary was being made, she posted teaser clips with the hashtag #FreeTheNipple.
Cotswold Yolu iki yerleşim yerinin yanından geçer.The Cotswold Way passes by the two settlements.
Paul Sereno'nun yanında çalıştı.He studied under Paul Sereno.
Mississippi Nehri ve kollarının yanında birçok akçaağaç gölü vardır.There are many oxbow lakes alongside the Mississippi River and its tributaries.
Stephanus, İskenderiye'de, muhtemelen Elias'ın yanında okudu.Stephanus studied at Alexandria, probably under Elias.
Felix ve Fanny'nin yanında, herhangi bir tanınma arayışı içinde değildim.[1]Next to Felix and Fanny, I could not aspire to any recognition.[10]
Bunun yanında CBS, ABC ve NBC, 1950'lerin ortalarına gelinirken ek istasyon sahibi olmuşlardı. [3]Meanwhile, CBS, ABC and NBC had each acquired the maximum of five stations by the mid-1950s.[18]
Lumir çocukken, Fabienne onun nadiren yanında olmuştur.Fabienne was very rarely there for Lumir as a child.
Fogerty, hala sık sık tur yapıyor ve solo şarkılarının yanında CCR klasiklerini çalıyor.Fogerty still tours frequently and performs CCR classics alongside solo material.
Hong Gil-Dong büyükbabalarını bulabilmek için torunları da yanına alır.Following his urge for revenge, Hong Gil-Dong takes the granddaughters to find their grandfather.
Namibya'da bir Welwitschia'nın yanında taşlaşmış ağaç parçalarıPieces of petrified wood next to a Welwitschia in Namibia
Stanford'da tez danışmanı olan Gordon Bower'ın yanında çalıştı.She worked under Gordon Bower who was her thesis advisor at Stanford.
Amerikan birlikleri adanın dört bir yanından yürüdü, evleri yıktı ve insanları ve hayvanları vurdu.American columns marched across the island, destroying homes and shooting people and draft animals.
Bunların yanında operet tiyatroları, kukla tiyatroları ve diğer tiyatro türleri de bulunmaktadır.Beside those there are also theaters of operetta, puppet theaters and others.
"Forstenrieder Park" yanından geçen A 95.A 95 at “Forstenrieder Park”
Yeni hükümetin diplomatik olarak tanınması, dünyanın dört bir yanındaki ülkelerden hızla geldi.Diplomatic recognition of the new government came quickly from countries throughout the world.
BAB 40 otoyolunun Essen şehrinde Ruhrschnellweg yanından geçerken bir görünümü.BAB 40 as Ruhrschnellweg in Essen
Hastaneye getirilen Sang-man uyanır ve yanında sigara içen bir adam görür.Brought to the hospital, Sang-man awakens and sees a man smoking next to him.
Suikast, bir atış poligonu yanında gerçekleşti ve böylece silah sesleri gizlendi.The assassination took place next to a shooting range, which provided ideal cover.[3][6][7]
Kadınların çoğu köylü nüfusa aitti ve kocalarının yanında tarım işlerinde çalışıyorlardı.Most women belonged to the peasantry and worked alongside their husbands doing agricultural work.
Muhtemelen Gülçehre'yi yanına almadı.Probably he did not take Gulchehra with him.
Akrabalarının yanına gönderilmiş bir çocuk olan Ingemar'ın hikayesini anlatır.It tells the story of Ingemar, a young boy sent to live with relatives.
Hong Kong'da sık sık Dilek Kuyusu'nun yanındadır.In Hong Kong, she is often up by the Wishing Well.
Saatin bulunduğu bir kuleden ve her iki yanında alt yapılardan oluşur.It comprises a tower, which contains the clock, and lower buildings on each side.
Avast Secure Browser Chromium'a özgü özelliklerin yanında aşağıdaki özellikleri de içerir: [1]Besides the features inherent to Chromium, Avast Secure Browser includes the following features:[10]
Mahkeme kararlarında sıklıkla muhafazakar bloğunun yanında yer aldı.She most frequently sided with the Court's conservative bloc.
DAM Festivali'nde dünyanın dört bir yanından müzisyenler çağdaş müzik icra etmektedir.Musicians from all around the world have performed contemporary music in DAM Festival.
Goan domuz eti vindalho, diğer Portekiz-Goan yemeklerinin yanında servis edilirGoan pork vindalho served alongside other Portuguese-Goan dishes
Genellikle büyük Çek knedlíky köfte yanında servis edilir.Often large Czech knedlíky dumplings are served with it.
Daha sonra Enki'nin yanına döner ve laneti kaldırır.She then returns to Enki's side and lifts the curse.
Yazıtlar, her iki levhanın her iki yanına işleniyordu.Inscriptions would be engraved on each side of both plates.
Modern bir tamamen elektrikli Tesla Model X'in yanında bir Citicar (sağda).A Citicar by the side of a modern all-electric Tesla Model X (right).
Tifon tarafından yakalanmadan önce Quicksilver'ın yanında Amazon savaşçılarıyla savaşır.He battles Amazon warriors alongside Quicksilver before being captured by Typhon.
Kaleler Pazar Meydanı'nın karşı köşelerinde, Beyaz Kuğu oteli ve eski Postane'nin yanındadır.Goals are at opposite corners of the Market Square, by the White Swan hotel and the old Post Office.
Slip #1'in yanında beş katlı bir kauçuk FabrikasıA five-story rubber factory beside slip #1
Anıt Cezayirli Hasan Paşa'yı yanında aslanıyla ayakta betimler.The monument depicts Cezayirli Hasan Pasha standing with his lion beside him.[2]
Erkek mezarlarının yanında yay ve oklar bulunmuştur.Bows and arrows were found with the male burials.
Cesedin yanına efedranın dalları ve yaprakları yerleştirilmişti.[1][2]Twigs and branches of ephedra were placed beside the body.[8][9]
Amsterdam'da Adriaan de Lelie'nin yanında okudu.He was director of the Rijksakademie from 1820 to 1826.
Prenses danışmanlığını üstlenmesi için yanında Zhonghang Yue adında bir Yan hadımını getirdi.She brings a Yan eunuch named Zhonghang Yue with her to be her tutor.
1870 Fransa-Prusya Savaşı sırasında, Ambulans Kolordusu'nda babasının yanında görev yaptı.During the Franco-Prussian War of 1870, he served alongside his father in the Ambulance Corps.
Geç Oligosen çöllerinde oreodont Leptauchenia'nın yanında yaşadı..It lived in the deserts of the Late Oligocene, alongside the oreodont Leptauchenia.
Kaybıyla baş edemeyen Celia, onu terk etmiş ve ailesinin yanına taşınmıştır.Unable to cope with the loss, Celia left him and moved to her parents' house.
Dionysios, kaçarak bir gölün yanındaki bir mağaraya saklanmasına rağmen yakalandı.Dionysius hid in a cave by the lake but was captured.
Sekiz yıl sonra, Edward III öldü ve Philippa'nın yanına gömüldü.Eight years later, Edward III died and was buried next to Philippa.
Mesleği matbaacılık olan babasının yanında büyüdü.He grew up with his father who was a printer by profession.
Bunun yanında felsefi yazılarının birçoğunda, qualia'nın fiziksel olmadığı fikrini savunmuştur.In several of his philosophical writings, he defends the notion that qualia are not physical.
En büyük toplama noktası Varşova'da Varşova Gettosu'nun yanındaydı.The largest collection point was in Warsaw next to the Warsaw Ghetto.
Abdulvakil Han, Purdil Han'ın yanında ordunun mareşali oldu.Abd al-Wakil Khan as field marshal of the Army alongside Purdil Khan.
Tenis kortlarında bir sinema standı ve yanında küçük bir kafe bulunmaktadır.In tennis courts there is a cinema stand and next to a small café.
Diomedes, Truva'dan ayrılırken Palladium'u da yanına alır.Diomedes took the Palladium with him when he left Troy.
Hesione, kardeşi Podarces'i yanına almak ister.Hesione requested that she be able to bring her brother Podarces with her.
Bundan sonra Arnavut kabileleri Bushati'nin yanında yer aldı.After this, the Albanian tribes sided with the Bushati.
SSRI'nın yanında ikinci basamak ilaçlardır.They are second-line drugs next to SSRI.
Bu, bir Alman subayı paltosu giyen, kollarını kavuşturmuş, pruvanın yanında duran bir figürdü.It was a figure in a German officer's overcoat, standing near the bow with folded arms.
Hollywood'daki yılları boyunca önemli film yıldızlarının yanında birçok önemli filmde rol aldı. [1]He was cast in many notable films alongside major film stars throughout his Hollywood years.[1]
A Patch of Blue'yu (1965) yönetti ve bunun yanında Green filmi de yazdı.In addition to directing A Patch of Blue (1965), Green also wrote and co-produced the film.
İlgili Sayfalar