yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Crespo'nun pas verdiği Cambiasso, topu çaresiz durumdaki Jevriç'in yanından ağlara gönderdi.He flicked it to Cambiasso, who curled the shot to the right of the helpless Jevric.
Ailesiyle çok yakınlaştığım harika bir arıcının yanında çıraklık yaptım.I was apprenticed to a wonderful beekeeper whose family I became very close to.
Kocanın yanına dön' dediler."Go back to your husband'," Aysun said.
Bunun yanında ülke, ilgili bütün uluslararası anlaşmalara da katıldı.The country has also joined all relevant international instruments.
Bazı Türkler deprem korkusuyla evlerinin yanına çadır kuruyorlar. [Reuters]Some Turks keep tents near their apartment buildings out of fear of earthquakes. [Reuters]
Hırvatistan, Burkina Faso'nun yanında 85. sırayı aldı.Croatia tied for 85th, along with Burkina Faso.
Düzenlenen çok sayıda etkinliğe dünyanın dört bir yanından yaklaşık 70 şair katılıyor.About 70 poets from all over the world are taking part in numerous events.
Taki konuşmasını bitirdiğinde Spiriç salona geri dönerek Taki'nin yanına oturdu.When Thaci finished, Spiric returned to his seat alongside him.
Sizin yanınızda olacağız ve size hem uzman yardımı hem de sürekli maddi destek sağlayacağız."We will be with you and provide both expert help and continued financial support," he pledged.
15 Haziran itibariyle tura çıkan Myrtis dünyanın dört bir yanında müzelerde sergilenecek.As of June 15th, the exhibit is touring other museums around the world.
Bunun yanında Bosnalı Sırp yetkililere daha güçlü bir işbirliğine girmeleri çağrısında bulunmuştu.It has also called for stronger co-operation on the part of Bosnian Serb authorities.
Bu arada Papandreu da planlarını anlatmak için ülkenin dört bir yanını dolaşıyor.Papandreou has been touring the country, outlining his plans.
Fakat bunların yanında kötü haberler de var.However, there is bad news as well.
Gösteriye Sırbistan'ın dört bir yanından 10 binden fazla kişi katıldı.The demonstration drew more than 10,000 people from all over Serbia.
Bu yılki etkinliğe dünyanın dört bir yanından toplam 184 film katıldı.A total of 184 movies from around the world took part in the event this year.
Çocuklarımı, eşimin Niş’teki (Sırbistan) ailesinin yanına götürdüm."I took my children to Nis [Serbia], to my wife's family.
Bunların yanında, en ciddi rakipleri Avustralyalılar olacak.Besides these, the main challenger will be the Australians.
Gün boyu süren plaj partisi için ülkenin dört bir yanından 2353 kadın Belgrad'a geldi.The 2,353 women arrived in Belgrade from around the country for a day-long beach party.
Başsavcı bunun yanında, Gotovina davasının Hırvatistan'a devrinin mümkün olmadığını belirtti.She also ruled out the possibility of Gotovina's trial being referred to Croatia.
Bunun yanında, yeni bir kemer Üsküp'ün diğer orta meydanı olan Pella'ya giriş görevi görecek.Next to it, a new arch will serve as an entrance to Skopje's other central square, Pella.
Bunların yanında Hırvat öğrenci Damir Matijak da en iyi genç mucit ödülünü kazandı.In addition, Croatian student Damir Matijak won the prize for best young inventor.
Sırbistan bunun yanında NATO'nun Barış için Ortaklık programına katılmak da istiyor.Serbia is also seeking admission to NATO's Partnership for Peace programme.
Belgrad'daki turizm fuarına dünyanın dört bir yanından ziyaretçiler geldi.A tourism fair in Belgrade attracts exhibitors from around the world.
Eski cumhurbaşkanının eşi Dagmar, merhum öldüğünde yanındaydı.The former president's wife, Dagmar, was present when he passed away.
Rade de altı yaşındaki oğlunu yanında getirmiş.Rade brought his six-year-old son.
Inzko, bunun yanında AB ve NATO üyelik sürecinin "tamamen durma noktasına" geldiğini de belirtti.Furthermore, the process of EU and NATO accession has come to a "complete halt", said Inzko.
Ülkenin dört bir yanına seçim afişleri asıldı. [Getty Images]Election posters are plastered throughout the country. [Getty Images]
Bunun yerine, taraftarlar başkentte ve ülkenin dört bir yanındaki kafelere akın ediyorlar.Instead, fans have been flocking to cafes in the capital and across the country.
Şu anda sadece birinci -Hasanagiç'in özel malikhanesinin yanındaki- faal durumda.Currently, only the first -- next to Hasanagic's private residence -- is active.
Dünyanın dört bir yanından gelen balerinler Türkiye'de yarışıyorlar.Ballerinas from around the world are competing in Turkey.
Biz de sizin yanınızda olacağız."And we'll stand with you," he said.
Mitinge, ülkenin dört bir yanından 18 bin kişinin katıldığı bildiriliyor.That rally was reportedly attended by 18,000 people from all over the country.
Dünyanın dört bir yanından gelen tiyatro grupları, festivalin altı kategorisinde yarıştı.Theatre groups from all over the world competed in the festival's six categories.
Bunun yanında, "seçim yasasının tekrarlı, birden fazla ve apaçık ihlali" de mevcut.In addition, there were "indications of repeated, multiple and flagrant breaches of electoral law".
Dünyanın dört bir yanından gelen filmler Sırbistan'ın çeşitli kentlerinde aynı anda gösterime girdi.Films from around the world were simultaneously featured in most cities in Serbia.
Etkinlik, bölge ve dünyanın dört bir yanından gelen gençler için bir mıknatıs görevi görüyor.The event is a magnet for youth from around the region and the world.
Bu yıl organizatörler, dünyanın dört bir yanından 250 binin üzerinde ziyaretçi bekliyorlar.This year, organisers expect more than 250,000 visitors from all over the world.
Bunun yanında örgüt, para aklama konusunda 13 uluslararası soruşturma başlattı.SIPA also has opened 13 international investigations into money laundering.
Ama Armida Sırp olduğumu söyleyince, beni bir daha yanında getirmemesini söylediler.When Armida told them I am a Serb, they asked her not to bring me along anymore.
Kültürel unsurların altını çizen rapor, bunun yanında ekonomik büyümenin önemine de dikkat çekiyor.While stressing cultural factors, the report also notes the significance of economic growth.
Yüzbaşı Nikola Stankoviç bu dokuz genç pilotun yanından ayrılmıyor.Captain Nikola Stankovic is always with the nine young pilots.
Dünyanın dört bir yanındaki Müslümanlar, 1 Ağustos itibarıyla oruç tutmaya başladı.Muslims around the world began fasting on August 1st.
Sosyal ihtiyaçlar, eğitim, bilim ve altyapının yanında öncelikli alanlar arasında yer alıyor.Social needs are a priority area, along with education, science and infrastructure.
Fakat her ülke kendi ağ personeli ve ekipmanını yanında getirmiyor.Not every country, however, will have its own network personnel and equipment present at the Games.
Dünyanın dört bir yanından 12.000 akredite yayıncı olacak.Accredited broadcasters from around the world will number 12,000.
BH’nin dini mekanlarına dünyanın dört bir yanından ziyaretçi geliyorBiH's religious sites attract pilgrims from around the world
Güvenilir ve ortak çalışmaya uygun bir güçle müttefiklerinizin yanında olmalısınız.”You have to go alongside your allies with a credible and interoperable force."
Bir yıl önce Kamerun’daki kız arkadaşı da yanına gelmiş ve evlenmişler.A year ago, his girlfriend joined him from Cameroon, and they married.
Yetkililer, Somiyadis'in yanında eski bir futbolcunun da bulunduğunu açıkladı.Authorities said he was staying with a former player.
Örgüt bunun yanında yetkilileri de uygulama üzerine eğilmeye çağırdı.At the same time, it urged authorities to focus on implementation.
Arifay, bunun yanında Kosova'nın tutarlı bir strateji eksikliğinden muzdarip olduğunu da ekledi.Moreover, Arifay added, Kosovo has suffered from the lack of a coherent strategy.
Yanında patates kızartması da ister misiniz?Want fries with that?
Lim Nehri'nde düzenlenen şampiyonaya Avrupa'nın dört bir yanından toplam 28 takım katıldı.A total of 28 teams from all over Europe took part in the competition, held on the Lim River.
BM elçisi bunun yanında daha yapılacak çok iş olduğunu da vurguladı.At the same time, the UN envoy stressed that much remains to be done.
O gün, yeni ailesini de yanına alarak, bir nevi 'eve geri döner'.It's when she, in a way 'returns home', taking her new family with her.
Dünyanın dört bir yanından gelen mobilyalar Makedon başkentinde sergileniyor.Furniture from around the world is on display in the Macedonian capital.
Onun yanında olacağız."We will stand by him," Ceku said.
Dünyanın dört bir yanından gelmiş gençlerin harika bir dostluğu, gerçek bir kardeşlilk ve birlikti.It was a great friendship of youth from around the world, real brotherhood and unity."
Banja Luka’da terk edilmiş arabaların yanından geçen bir demiryolu işçisi.A railway worker walks past abandoned cars in Banja Luka.
Ulusal Tiyatro yanındaki camiyse, inşa edilirse, dört yıl önce açılan bir parkın yerini alacak.The mosque near the National Theatre, if built, would stand on a park site developed four years ago.
İlgili Sayfalar