yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Tom işe giderken Mary'nin evinin yanından geçer.Tom drives by Mary's house on his way to work.
Tom orada pencerenin yanında oturuyor.Tom is sitting over there next to the window.
Yanına bir şemsiye alacak mısın?Are you going to take an umbrella with you?
Tom evimin yanındaki otelde kalıyor.Tom is staying at the hotel near my house.
Tom'un yanında duran şu kadın kimdir?Who's that woman standing next to Tom?
Tom Mary'nin yanına oturmasına izin vermezdi.Tom wouldn't let Mary sit next to him.
Tom Mary'nin onun yanına oturmasına izin vermedi.Tom didn't let Mary sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasına izin vermeyecek.Tom won't let Mary sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasını istedi.Tom wanted Mary to sit next to him.
Tom, Mary'den yanına oturmasını istedi.Tom asked Mary to sit next to him.
Tom, Mary'nin onun yanına oturmasını söyledi.Tom told Mary to sit next to him.
Tom Mary'yi yanına oturttu.Tom got Mary to sit next to him.
Tom, Mary'nin yanında oturmama izin verdi.Tom let me sit next to Mary.
Sami yanına Kuran almadan asla yolculuğa çıkmaz.Sami never travels without a copy of the Quran.
Tom'un yanındaki kanepeye oturdum.I sat down on the couch next to Tom.
Tom ve ben dün evimizin yanındaki parkta Mary'yi gördük..Tom and I saw Mary yesterday in the park near our house.
Tom, orada pencerenin yanında oturan adam.Tom is the guy over there sitting near the window.
Tom çadırımı onunkinin yanına kurmamamı istedi.Tom asked me not to pitch my tent next to his.
Yağmur yağabilir, bu yüzden şemsiyenizi yanınıza alın.It might rain, so take your umbrella with you.
Tom onun yanına oturmamı istemedi.Tom didn't want me to sit next to him.
Tom onun yanında oturmamı istemedi.Tom didn't want me to sit by him.
Tom bir kütüphanenin yanında yaşıyor.Tom lives next to a library.
Tom bir kütüphanenin yanında yaşıyordu.Tom lived next to a library.
Tom pencerenin yanında oturdu.Tom sat near the window.
Orada akçaağacın yanında duran o adam Tom'dur.That man standing over there next to the maple tree is Tom.
Tom'un yanındaki şu kız kim?Who's that girl with Tom?
Yanında kim var?Who's with you?
Her zaman yanında bir bıçak taşıyor musun?Do you always carry a knife with you?
Tom her zaman yanında bir Kutsal Kitap taşır.Tom always carries a Bible with him.
Tom'a şemsiyemi yanında götürmesini tavsiye ettim.I advised Tom to take my umbrella with him.
Tom bir kilisenin yanında yaşıyor.Tom lives next to a church.
Sami elmas yüzüğünü yanına aldı.Sami took the diamond ring with him.
Yağmur yağabilir gibi görünüyor bu nedenle yanınıza bir şemsiye almanız gerekir.It looks like it might rain, so you should take an umbrella with you.
Sami silahlarını her zaman yanında taşıyordu.Sami always carried his guns with him.
Sami bütün sabunları yanında götürdü.Sami took all the soap with him.
Evinizin yanında bir banka var mı?Is there a bank near your house?
Sami, Leyla'yı yanında getirdi.Sami brought Layla with him.
Sami o hastane odasında kızının yanında kaldı.Sami stayed beside his daughter in that hospital room.
Sami, Leyla'nın yanında yataktaydı.Sami was in bed next to Layla.
Tom'un annesi yatakta onun yanına oturdu ve ona bir hikaye okudu.Tom's mother sat down on the bed next to him and read him a story.
Tom, Mary'nin yanındaki yatağa oturdu.Tom sat down on the bed next to Mary.
Tom'a zaten şemsiyesini yanına almasını söyledim.I've already told Tom to take his umbrella with him.
Tom'un yanında oturabilir miyim?May I sit beside Tom?
Tom'un yanında iPad'i var mı?Does Tom have his iPad with him?
Boston'dayken Tom'un yanında kaldım.I stayed at Tom's while I was in Boston.
Boston'dayken amcamın yanında kaldım.I stayed at my uncle's while I was in Boston.
Artık fen sınıfında Tom'un yanında oturmuyorum.I don't sit next to Tom in science class anymore.
Köpeğim yatağımın yanında uyur.My dog sleeps next to my bed.
Tom kapının yanında duran birini görebilirdi.Tom could see someone standing near the gate.
Marketin yanındaki 50 numaralı evde yaşıyoruz.We live in house number fifty, next to the market.
Tom'un silahı yanında değildi.Tom doesn't have his gun with him.
Tom'un yanında oturan adam, onun babası.The man sitting next to Tom is his father.
Tom'un yanında oturan adam, onun babasıdır.The man who's sitting next to Tom is his father.
Gel ve ateşin yanında kendini ısıt.Come and warm yourself by the fire.
Tom ve Mary pencerenin yanında iki kişilik bir masaya oturdular.Tom and Mary sat at a table for two near the window.
Tom senin yanında, değil mi?Tom is with you, isn't he?
Burada yanında oturabilir miyim?May I sit down here beside you?
Tom'un yanında oturmak istemedim.I didn't want to sit beside Tom.
Tom Mary'nin yanında oturuyor, değil mi?Tom is sitting next to Mary, isn't he?
Tom bilmediği birinin yanında oturdu.Tom sat next to someone he didn't know.
İlgili Sayfalar