yanın ile cümle

yanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom kamerasını yanına aldı.Tom took his camera with him.
Tom'un yaptığı yanına kâr kaldı.Tom got off scot-free.
Tom, Mary'nin yanında durdu ve onun kulağına fısıldadı.Tom stood next to Mary, whispering into her ear.
Benimle çok ortak yanınız var.You have a lot in common with me.
Tom'un yanına oturmak istemiyorum.I don't want to sit next to Tom.
Asansörlerin yanında bekleyeceğim.I'll wait by the elevators.
Pencerenin yanında oturdum.I sat by the window.
Bunu yanında götür.Take this with you.
Tom daima kamerasını yanında taşır.Tom always carries his camera with him.
Çantanı yanındaki koltuğa koyma.Don't put your bag on the seat next to you.
Tom arabada Mary'nin yanında oturuyor.Tom is sitting in the car beside Mary.
Tom'un köpeği Tom'un yatağının yanında uyur.Tom's dog sleeps next to Tom's bed.
Benim evim bir bisiklet patikasının yanında.My house is near a bike trail.
Leyla'nın yanında bir tüfek vardı.Layla had a rifle with her.
Tom işe giderken her gün Mary'nin evinin yanından geçti.Tom drove by Mary's house every day on the way to work.
Tom, Mary'nin yanındaki bankta oturdu.Tom sat down on the bench next to Mary.
Kapının yanında ne var?What's that next to the door?
Tom verandada Mary'nin yanında oturdu.Tom sat down beside Mary on the porch.
Pencerenin yanına oturmak istemez misin?Don't you want to sit near the window?
Tom anahtarlarını masaya, güneş gözlüklerinin yanına koydu.Tom put his keys on the table next to his sunglasses.
Onu yanına almak istemiyor musun?Don't you want to take that with you?
Tom garsona pencerenin yanında oturmak istediğini söyledi.Tom told the waiter that he wanted sit by the window.
Leyla yanında daima o silahı taşıyordu.Layla carried that gun with her at all times.
Senin yanında olsaydım o konuyu ona sormazdım.If I were you, I would not have asked him about it.
Tom onun yanına oturmama izin verdi.Tom let me sit next to him.
Neden Tom'un yanında oturmuyorsun?Why don't you sit next to Tom?
Tom'un evinin hemen yanında küçük bir antika dükkanı var.Tom has a small antique shop right next to his house.
Tom her zaman yanında bir mızıka taşır.Tom always carries a harmonica with him.
Tom her zaman yanında bir silah taşır.Tom carries a gun with him all the time.
Tom yanında her zaman silah taşır.Tom carries a gun with him at all times.
Tom her zaman yanında silah taşır.Tom always carries a gun with him.
Daha önceki açıklamamın yanında duruyorum.I stand by my previous statement.
Kütüphane, otobüs durağının yanında.The library is next to the bus stop.
Hayır, sandalyeler masanın yanında.No, the chairs are next to the table.
En büyük kapı pencerenin yanında.The biggest door is next to the window.
Masanın yanında iki sandalye var.There are two chairs next to the table.
Pencerenin yanında tam bir saat durdu.He stood an entire hour by the window.
Tom'un gelip seninle konuşmasını beklemek yerine, sadece onun yanına gitmelisin.Instead of waiting for Tom to come up and speak to you, you should just go up to him.
Tom'un evi benimkinin yanında.Tom's house is next to mine.
Masam Tom'unkinin yanında.My desk is next to Tom's.
Benden istediğin kadar yanında kalabilirim.I can stay with you as long as you want me to.
Benim kahve fincanım Tom'unkinin yanında.My coffee cup is next to Tom's.
Arabam Tom'unkinin yanında park etti.My car is parked next to Tom's.
Tom, Mary'nin tekerlekli sandalyesinin yanındaki sandalyeye oturdu.Tom sat down on a chair next to Mary's wheelchair.
Tom kıyafetlerini ateşin yanında kuruttu.Tom dried his clothes by the fire.
Tom'un yanında telefonu yok.Tom doesn't have his phone on him.
Boston'da yanında kim olacak?Who'll be in Boston with you?
Tom Mary'ye yanındaki bütün parayı verdi.Tom gave Mary all the money he had on him.
Tom gözleri kapalıyken Mary'nin yanına oturdu.Tom sat next Mary with his eyes closed.
Tom Mary'nin yanına oturdu ve sessizce dinledi.Tom sat next Mary and listened quietly.
Tom Mary'nin yanında onun elinden tutarak oturdu.Tom sat next Mary, holding her hand.
Tom'un arabası Mary'ninkinin yanında park edilir.Tom's car is parked next to Mary's.
Tom'un ofisi Mary'ninkinin yanında.Tom's office is next to Mary's.
Tom'un yanında çok parası yoktu.Tom didn't have much money with him.
Tom'un telefonu yanında değildi.Tom didn't have his phone on him.
Tom, Mary'nin yanında olduğunu düşündüğünü söyledi.Tom told me that he thought Mary was next.
Mary okula yanında kaç tane sandviç götürdü?How many sandwiches did Mary take to school with her?
Tom, Mary'nin otobüste yanına oturacağını umuyor.Tom hopes Mary will sit next to him on the bus.
Mary Tom'un otobüste onun yanına oturacağını umuyor.Mary hopes Tom will sit next to her on the bus.
Tom evimin yanında bir otelde kalıyor.Tom has been staying at a hotel near my house.
İlgili Sayfalar