yanılma ile cümle
yanılma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
6
ORT. KELİME
Deneme yanılma yoluyla doğru cevabı buldu.Through trial and error, he found the right answer by chance.
Deneme yanılma, ilerleme adına çok ehemmiyetlidir.Trial and error is essential to progress.
Biz deneme ve yanılma ile öğreniriz.We learn by trial and error.
Yanılmak insana mahsustur.To err is human.
Kendinin yanılmaz olduğuna inanıyor.He believes himself to be infallible.
Tom asla yanılmaz.Tom is never wrong.
Hiç kimse yanılmaz değildir.Nobody's infallible.
Tom yanılmaz.Tom is infallible.
Tom yanılmaz değil.Tom isn't infallible.
Tom'un yanılmadığını umuyorum.I hope that Tom wasn't mistaken.
Ben hiç yanılmadım.I've never been wrong.
Sen hiç yanılmaz mısın?Are you ever wrong?
En iyi çözüm yolu sadece, deneme-yanılma yöntemi ile bulunabilir.The best solution can only be found by a process of trial and error.
Sadece Tanrı yanılmazdır.Only God is infallible.
Bu korumalar yanılmaz mı?Are these guards infallible?
Yanılmaz değilim.I'm not infallible.
Tom yanılmaz olduğunu düşünüyor.Tom thinks he's infallible.
Henüz yanılmadım.I haven't been wrong yet.
Ben de yanılmadığıma inanıyorum.I believe I am indeed not wrong.
Her Sabah, Yanılmak!.."Every Morning – Basshunter".
Her çağda bir kutub vardır ve yanılmazdır, güvenilir ruhani liderdir.There are five Qutbs per era and they are infallible and trusted spiritual leaders.
Deneme yanılma da olabilir.Even the experts can be wrong.
Thorndike kedilerin bu performansı deneme yanılma yoluyla öğrenme olarak adlandırmıştır.Thorndike used this to see how the cats learned to escape the box.
Matthews yanılmamıştır.Matthew wasn't drawn.
İlhamda aldanma ve yanılma olasılığı yoktur.There is no shame or embarrassment in it.
Yanılma payımız küçüldükçe, teste olan güven düzeyimiz yükselir.As trust erodes, our need for control grows.
Stalin sürekli olarak açıkça Lenin'in yanılmazlığını şiddetli bir şekilde savunmuştur.Nicholas continued to underestimate Lenin's importance.
Bu bebek deneme yanılma yoluyla üretildi.This baby was produced through trial and error.
Ve deneme yanılma yoluyla mucizeler yaratan sadece bu biyolojik sistemler değil.And it's not just biological systems that produce miracles through trial and error.
Deneme yanılma yoluyla oldu.It's come through trial and error.
Açıkça deneme yanılma çok önemli.Obviously trial and error is very important.
Eski model deneme yanılma yolu ile çalışıp çalışmadıklarına bakıyorduk.We knew they worked through old-fashioned trial and error.
Yanılma payı küçük.The error margin is narrow.
Ama bazen bu iş deneme yanılmaya dönecektir.But sometimes it's trial and error.
8 kere ben bunu daha önceden biliyordum ama sizde bunu deneme yanılma yoluyla yapabilirsiniz.So let me make some space here, just because I used up too much space.
Aslında size daha önceden gösterdiğim örnekler oldukça uzun bir deneme yanılmadan sonra yapıldılar.The forms that I showed before were made actually through very long trial and error.
Ama sadece yanılmak hiç birşey hissettirmez.But just being wrong doesn't feel like anything.
Yanılmak aslında bir şey hissettirir; haklıymışız gibi hissettirir.It does feel like something to be wrong; it feels like being right.
"Kafayı yedim, sonunda, yanılma hanımefendisi olup çıktım."I've lost it. I've become the crazy wrongness lady.
Kendi hikayelerimize gelince, yanılmayı seviyoruz.When it comes to our stories, we love being wrong.
Keşiş Akıllıca ve yavaş, onlar tarafından işletilen hızlı yanılmak.FRlAR Wisely, and slow; they stumble that run fast.
Hemen o kolaycı ifadeye başvururuz, anlamsızlığı ifade eden deneme-yanılma yöntemi.Well, we use that great euphemism, "trial and error," which is exposed to be meaningless.
Rodmond başını o'er yanılmaz dikenli çelik askıya alması ve her fırsatta katılır. "Rodmond unerring o'er his head suspends The barbed steel, and every turn attends."
Deneme yanılma ile aradığımız sayıları bulalım.So let's try a few numbers here.
Biliyor musun Rainsford, daha yanılmadı.You know, Rainsford, he hasn't failed yet.
Bu algısal bir yanılma.It's a perceptual trick.
Bir kaç yeni illüzyon. Pixar-tipi göz yanılma teknikleriyle ilgili bir şeyler yaptım.I've done something with taking the Pixar-type illusions.
Gönül gördüğünde yanılmadı (yalan söylemedi, gerçeği gördü).His heart did not falsify what he perceived.
Böylece onların yanılmalarını sağladı.And led them (to the tree) by deceit.
Arkadaşınız (Muhammed) yanılmadı, sapmadı, aldanmadı.That your companion is not confused, nor has he gone astray,
Rabbim yanılmaz, unutmaz."My Lord neither errs nor forgets."
İçinizden kasdederek yaptıklarınız bir yana, yanılmalarınızda size bir sorumluluk yoktur.There is no fault in you if you make mistakes, but only in what your hearts premeditate.
"Onların bilgisi Rabbimin yanında kayıtlıdır. Rabbim yanılmaz, unutmaz."He said: The knowledge thereof is with my Lord in a book, my Lord errs not, nor does He forget;
Doğrusu biz, yanılmalarımızı ve bize zorla yaptırdığın sihri bağışlaması için Rabbimize iman ettik.So decide whatever you will.
Ancak Sediqqi bu kazanımların geri kaybedilmeyeceği fikrini öne sürerken yanılmakta.But Sediqqi is wrong to suggest that nothing can reverse these gains.
Numunelere ek markır yüklenir. Bu metod ± 10% yanılma payına sahiptir) [16]In addition to the samples, a molecular-weight size marker is usually loaded onto the gel.
Deneme yanılma da olabilir.Dabei sind auch Fehlversuche möglich.
Her Sabah, Yanılmak!..Jeden Morgen reparieren, sprach.
O nedenle istatistikçiler olabildiğince az yanılma ile test yapmak isterler.Daher versuchen die Spieler, möglichst wenig Stiche anzusagen.
Bu her zaman böyle oldu ve umarım ki gelecekte de yanılmam."Das ist früher so gewesen und wird in Zukunft selbstverständlich ebenso sein“.