Ana içeriğe geç
Sözlük

yan yan ile cümle

yan yan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
2
HECE
5
ORT. KELİME
Tom'un hiç yanıtı yok.Tom has no answer.
Tom'u yanında götür.Take Tom with you.
Bu bir yanılsama mı?Is it an illusion?
Tom hiçbir yanıt almadı.Tom got no reply.
Tom onu yanlış anladı.Tom got it wrong.
Yan adım.Step to the side.
Burada yanlış bir şey var ama sebebini anlayamıyorum.There's something wrong here, but I just can't put my finger on it.
Her şeyden önce, sen beni yanlış anladın.First of all, you misunderstood me.
Yavaşla, Tom! Yangın nerede?Slow down, Tom! Where's the fire?
Bak, ahır yanıyor!Look, the barn is on fire!
Yangın mı var, nereye böyle?Where's the fire?
Muhalefet üyesinin yanlış olabileceğini biliyorum.I know that the opposition member might be wrong.
"Ehliyetim yanımda değil." "Sorun değil, ben süreceğim.""I don't have my license with me." "No problem, I'll drive."
Eğer yanılmıyorsam, sorun bizim benzinimizin olmaması.If I'm not mistaken, the problem is we are out of gas.
Yandaki evde yaşayan adam Mary'nin sevgilisidir.The man who lives next door is Mary's lover.
Tom yandaki kapıda yaşıyor.Tom lives next door.
Yanında bir şemsiye almamalısın.You must not to take an umbrella with you.
Ofisim pencerenin yanındaydı ve sincapları görebiliyordum.My office used to be by the window and I could see the squirrels.
Bu ahlaken yanlış.This is morally wrong.
Biraz düşündükten sonra, o bana bir yanıt verdi.After a bit of thought, she gave me an answer.
Telefonu kim yanıtladı?Who answered the phone?
Çocuk olsa da, doğru ile yanlış arasındaki farkı bilir.Even tough he's a child, he knows the difference between right and wrong.
Eşcinsel olmanın kötü bir yanı yok.There's nothing wrong with being gay.
Gözyaşları yanaklarına doğru süzüldü.Tears coursed down her cheeks.
Ben sadece yanlışlıkla buradayım.I'm only here by mistake.
Tom ve arkadaşları yan odada içki şarkıları söylüyorlar.Tom and his friends are in the next room singing drinking songs.
Yaptığında kesinlikle yanlış bir şey yok.There's absolutely nothing wrong with what you did.
Bunda kesinlikle yanlış bir şey yok.There's absolutely nothing wrong with this.
Bununla ilgili yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with this.
Yangının nedeni neydi?What was the cause of the fire?
Başka neyin yanlış olduğunu biliyor musun?Do you know what else is wrong?
Ben korkarım Tom'un canı yanabilir.I'm afraid Tom might get hurt.
Tom çabucak yangını söndürdü.Tom quickly put out the fire.
Yanlış trendesin.You're on the wrong train.
Yanlış trendesiniz.You're on the wrong train.
Yanlış otobüstesin.You're on the wrong bus.
Kesinlikle yanılıyorsun.You're absolutely wrong.
Onun sözlerini onların yüz değerine göre almak yanlıştı.It was wrong to take his words at their face value.
Onlar neyi yanıtladılar?What did they reply?
Tom nasıl yanıtladı?How did Tom reply?
Yanıma bir şemsiye almalıydım.I should've taken an umbrella with me.
Jordan "Evet, dinliyordum." diye yanıtladı."Yes, I was listening," replied Jordan.
Bana yanlışlarımı gösterdiğin için sana içtenlikle teşekkür ederim.I thank you sincerely for having shown me the errors.
Tom 2.30'a kadar burada olmadığında bir şeyin yanlış olduğunu bilmeliydim.I should've known something was wrong when Tom wasn't here by 2:30.
N'olacak yani!Big deal!
Herhangi bir yanılsamam yok.I don't have any illusions.
Gelmek istersen, seni yanımda götüreceğim.If you want to come, I'll take you with me.
Pirinç, erişte ve patates tipik yan yemeklerdir.Rice, noodles, and potatoes are typical side dishes.
Geçen cuma günü, yani beş gün önce onu tren istasyonunda gördüm.I saw her at the train station five days ago, that is, last Friday.
Sana yanıt verdim.I replied to you.
Ürün yanlış etiketlendirildi.The product was mislabelled.
Kutular yanlış etiketlendirildiler.The cans were mislabeled.
Tom yanlışlıkla tutuklandı.Tom was arrested by mistake.
Tom bankta Mary'nin yanına oturdu.Tom sat beside Mary on the bench.
Süt Tom'un evinin yanındaki süpermarkette gerçekten biraz daha ucuz.Milk is actually a little bit cheaper at the supermarket near Tom's house.
Tom'un neden onun yanında oturmamı istemediğini biliyor musun?Do you know why Tom doesn't want me to sit next to him?
Tom kutuyu masasının yanına yere koydu.Tom put the box on the floor next to his desk.
Tom'un yan odada horladığını duyabiliyorum.I can hear Tom snoring in the next room.
Formülde yanlış bir şey yok.There's nothing wrong with the formula.
Yanımda o kadar çok param yok.I don't have all that much money with me.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod