Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.W następnej chwili światło było zgaszone, a to dziki kanibal, tomahawk między zęby, rzucił się w łóżku ze mną.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.В следующее мгновение свет был погашен, и этот дикий людоед, томагавк между зубы, вскочил ко мне в постель.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.У наступну мить світло було погашено, і цей дикий людожер, томагавк між зуби, скочив до мене в ліжко.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.ברגע הבא האור היה כבוי, וזה קניבל בר, הטומהוק בין שיניו, זינק למיטה איתי.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.لحظة المقبل انطفأ النور ، وبين هذه أكلة لحوم البشر البرية ، توماهوك أسنانه ، قفزت الى السرير معي.
Bir sonraki an ışık sönmüş ve bu vahşi yamyam, tomahawk arasında dişleri, benimle yatağa fırladı.彼の歯は、私と一緒にベッドに飛びあがった。 私は今それを助けることができなかった、外歌った、と驚きの突然のうなり声を与え、彼
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Elképzelünk egy kannibált -- emberi fogakat, emberi bőrbe mélyesztve, emberi húst sülni a tűz felett.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Hãy hình dung một kẻ ăn thịt, răng người ấn sâu vào da người, thịt người treo trên đống lửa.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Imaginați-vă un canibal, dinți de om înfigându-se în piele de om, carne de om care se prăjește la foc.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Imaginen a un caníbal, dientes humanos hundiéndose en piel humana, carne humana asándose al fuego.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.식인종, 인간의 피부 속으로 들어가는 인간의 치아, 불 속에서 구워지고 있는 인간의 살을 상상해보세요.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Obrázek kanibala, lidských zubů pronikajících do lidské kůže, lidského masa opékajícího se nad ohněm.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Predstavljajte si ljudožerca, človeški zobje se zasadijo v človeško kožo, človeško meso se peče nad ognjem.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Wyobraźmy sobie kanibala, ludzkie zęby zatapiające się w ludzkiej skórze, ludzkie mięso pieczone nad ogniem.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Образи канібала, зуби, що в'їдаються в людську плоть, шматки людського м'яса, що підсмажується на багатті.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.Представете си канибал, човешки зъби, забиващи се в човешка кожа, човешко месо, изпечено на огън.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.דמיינו קניבל, שיני אדם ננעצות בעור אדם, בשר אדם שנצלה על האש.
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.تصور أكل للحوم البشر, أسنان بشر في جلد بشر لحم بشري يحمص على النار
Bir yamyamı kafanızda canlandırın, insan derisine batan insan dişleri, ateşte kavrulan insan eti.人肌に食らいつく・・・ 火であぶられる人肉・・・ 恐怖にはサスペンスの 要素もあります
Bu bana üç şey ifade ediyor. Öncelikle bir yamyam olmayın.Oznacza to, że po pierwsze, nie warto zostawać kanibalem.
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?같은 식인종 사업에 종사 거룩한 안식일에 토요일 밤에 청소,
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?Sabato sera pulito nel sabato santo, impegnato in un business as cannibale vendita capi di idolatri morti?
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?Soboto zvečer v čisto sveto soboto, ki se ukvarjajo tako podjetja kot Cannibal prodaja vodje mrtvih idolators?
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?במוצאי שבת נקיים לתוך שבת קודש, העוסקת בתחום כזה כמו קניבל
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?ليلة السبت نظيفة في السبت المقدس ، وتشارك في مثل هذه الأعمال وأكلة لحوم البشر
Cumartesi gecesi temiz kutsal Sabbath içine yamyam gibi bir iş yapan, ölü idolators başkanları satan?死んだidolatorsの頭部を販売? "それに依存し、家主は、そのharpooneer
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Avevano sentito che queste isole e altre erano popolate da cannibali.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Bylo jim řečeno, že tyto ostrovy a několik dalších poblíž byly osídleny kanibaly.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Disseram-lhes que estas ilhas e outras perto, eram habitadas por canibais.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Habían oído que en esas islas, y en otras cercanas a ellas, habitaban caníbales.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Họ được kể rằng những hòn đảo đó, và nhiều nhiều nơi gần đó khác, được cư trú bởi những kẻ ăn thịt người.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.바로 이 섬들과 근처의 몇몇 섬에는 식인종이 살고 있다는 소문이었습니다.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Korábban azt mondták nekik, hogy ezeken a szigeteken, és számos másikon a közelben, kannibálok élnek.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Man hatte ihnen erzählt, dass diese und einige Nachbarinseln von Kannibalen bevölkert wären.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Mówiło się, że te wyspy zamieszkują kanibale.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.On leur avait dit que ces îles, et plusieurs autres à proximité, étaient peuplées de cannibales.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Slišali so, da so ti otoki in nekaj otokov v bližini naseljeni z ljudožerci.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Τους είχαν πει ότι σε αυτά τα νησιά, καθώς και σε αρκετά παραπλήσια, κατοικούσαν κανίβαλοι.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.Според тях, Маркизовите острови и няколко други острови в района, били населявани от канибали.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.סיפרו להם שבאיים האלו, ובכמה איים שכנים, שוכנים קניבלים.
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.قيل لهم بأن هذه الجزر و الكثير من الجزر المحيطة تسكنها أكلة لحوم البشر
Duyduklarına göre bu adalarda ve yakınındaki diğerlerinde yamyamlar yaşıyordu.食人種が住んでいるという噂です 彼らは上陸してすぐに殺され
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı"."Aber", so Melville, "sie hatten Angst vor Kannibalen".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Dar, cum spune Melville, "erau terifiați de canibali".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".De -- ahogyan azt Melville előadta -- "rettegtek a kannibáloktól".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Jednak, jak ujął to Melville: "Byli przerażeni kanibalami".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".그러나 그들은 식인종들을 몹시 두려워 했습니다."
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Maar," zei Melville, "ze vreesden de kannibalen."
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Ma, nelle parole di Melville "erano terrorizzati dai cannibali".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı"."Mas," como Melville afirmou: "Eles temiam os canibais".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Nhưng, như Melville nói, "họ sợ những kẻ ăn thịt người ".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Toda", kakor pravi Melville: "groza jih je bilo ljudožercev."
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Αλλά, όπως είπε ο Μέλβιλ, "έτρεμαν τους κανιβάλους".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı"."На жаль", -- як зазначив Мелвілл -- "вони боялись канібалів".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".Но както отбелязва Мелвил, " те са се страхували от канибалите".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı"."Увы, — добавил Мелвилл, — они испугались каннибалов".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".אבל, כפי שמלוויל ניסח זאת, "הם פחדו נורא מקניבלים."
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".ولكن، "كما قال ميلفيل،" أنهم أكلة لحوم البشر المرتاعين".
Fakat Melville'in dediği gibi "yamyamlardan korkuyorlardı".不思議なのは なぜ彼らが 飢える可能性よりも
KIRIK VE APSELER YAMYAMLIKPrzepuklina oraz wrzody kanibalizm