yalnız ile cümle

yalnız kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
2
HECE
6
ORT. KELİME
Siz ikinizle yalnız konuşabilir miyim?Could I talk to the two of you alone?
Ben yalnız bırakılmam için emirler verdim.I gave orders I was to be left alone.
Yılın bu zamanında yalnız olmaktan nefret ediyorum.I hate being alone this time of year.
Biraz yalnız gelmeni bekliyordum.I kind of expected you to come alone.
Gerçekten şu anda yalnız kalmayı tercih ediyorum.I'd really rather be alone right now.
Siz ikinizi yalnız bırakmıyorum.I'm not leaving the two of you alone.
Tom Mary'nin yalnız gelmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to come alone.
Sevgililer Gününde yalnız olmaktan nefret ederim.I hate being alone on Valentine's Day.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalısın.Maybe you should just leave Tom alone.
Tom ve Mary artık tamamen yalnız.Tom and Mary are now completely alone.
Tom Mary'nin sırasında yalnız oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting alone at her desk.
Tom aniden yalnız olmadığını fark etti.Tom suddenly realized he wasn't alone.
Tom mutfakta yalnız içiyordu.Tom was in the kitchen drinking alone.
Tom, seninle yalnız konuşabilir miyim, lütfen?Tom, can I speak to you alone, please?
Neden karanlıkta yalnız oturuyorsun?Why are you sitting alone in the dark?
Sanırım şu anda yalnız olmak istiyorum.I think I'd like to be alone right now.
Tom'u yalnız bırakırsam en iyisi olduğunu düşünüyorum.I think it's best if I leave Tom alone.
Biraz uyuyabilmem için beni yalnız bırak.Leave me alone so I can get some sleep.
Tom dairesinde yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone in his apartment.
Onların bir süre yalnız olmalarına izin vermeliyiz.We should let them have a moment alone.
Sadece keşke Tom yalnız olmak zorunda olmasa.I just wish Tom didn't have to be alone.
Sanırım çok uzun süredir yalnız yaşıyorum.I think I've been living alone too long.
Tom'un Mary'nin dışarı yalnız gitmesine izin vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom let Mary go out alone.
Beni yalnız bırak ve ben seni yalnız bırakacağım.Leave me alone and I'll leave you alone.
Yalnız olmaktan daha kötü şeyler var.There are worse things than being alone.
Tom ve Mary arka odada yalnız.Tom and Mary are alone in the back room.
Tom, seninle biraz yalnız kalabilir miyim?Tom, can I have a moment with you alone?
Şu anda gerçekten yalnız olmayı tercih ederim.I really would rather be alone right now.
Eve yalnız yürümen güvenli değil.It's not safe for you to walk home alone.
Bizi yalnız bırak ve biz seni yalnız bırakırız.Leave us alone and we'll leave you alone.
Tom yalnız olmaya katlanamadı, değil mi?Tom couldn't stand being alone, could he?
Tom bekleme odasında yalnız oturuyor.Tom is sitting alone in the waiting room.
Tom bir an için Mary ve John'u yalnız bıraktı.Tom left Mary and John alone momentarily.
Tom, seninle yalnız konuşabilir miyiz, lütfen?Tom, may we speak with you alone, please?
Yalnız başıma bütün bunları yapmamı nasıl beklersin?How do you expect me to do all this alone?
Şu anda sadece biraz yalnız olmak istiyorum.I just kind of want to be alone right now.
Sizin üçünüzü yalnız bırakacağım.I'm going to leave the three of you alone.
Tom Mary ve John'u yalnız bırakarak yola çıktı.Tom departed, leaving Mary and John alone.
Tom Mary ile yemek odasında yalnız.Tom is alone in the dining room with Mary.
Buralarda yalnız yürürken güvende değilsin.You aren't safe walking alone around here.
Tom'la biraz yalnız kalabilir miyim, lütfen?Can I have a moment alone with Tom, please?
Tom'la beni birkaç dakika yalnız bırakın.Give me a couple of minutes alone with Tom.
Tom'u yalnız bırakma fikrini sevmiyorum.I don't like the idea of leaving Tom alone.
Beni Tom'la yalnız bırakırsan bundan nefret ederim.I hate it when you leave me alone with Tom.
Sanırım yalnız gitsem daha iyi olur.I think it would be better if I went alone.
Yalnız olmadığını sana bildirmek istedim.I wanted to let you know you weren't alone.
Kendimi Tom'la yalnız bulmaktan nefret ederdim.I would hate to find myself alone with Tom.
Şu anda, Tom sadece yalnız bırakılmayı istiyor.Right now, Tom just wants to be left alone.
Mary ve John içeri girdiğinde Tom yalnızdı.Tom was alone when Mary and John walked in.
Tom, bizi biraz yalnız bırakır mısın?Tom, would you leave us alone for a moment?
Şu ana kadar tüm istediğim sadece yalnız bırakılmaktı.All I ever wanted was to just be left alone.
Tom'un yalnız olmak istediğine dair bir izlenimim vardı.I got the impression Tom wanted to be alone.
İkinizin de yalnız biraz zaman istediğinizden eminim.I'm sure you two would like some time alone.
Tom ve Mary şimdi sınıfta yalnız başına.Tom and Mary are now alone in the classroom.
Tom ve Mary John'u yalnız bırakarak çıktılar.Tom and Mary walked out, leaving John alone.
Biz yalnız birlikte biraz zaman umuyorduk.We were hoping for some time alone together.
Beni yalnız bırak yoksa güvenliği çağıracağım.Leave me alone or I'm going to call security.
Bizi bir dakika yalnız bırakabilir misiniz?Would you please leave us alone for a minute?
Sonunda yalnız olabileceğimiz bir yer buldum.I finally found a place where we can be alone.
Tom, yalnız olmadığını bilmeni istiyorum.Tom, I want you to know that you're not alone.
İlgili Sayfalar