Ana içeriğe geç
Sözlük

yalanlamak ile cümle

yalanlamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
32
ÖRNEK CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
O, hikayeyi yalanlamak için acele etti.She hastened to deny the story.
Onu yalanlamak için cesaretim yok.I don't dare to contradict him.
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.But he denied any knowledge of the plot.
Croyland Chronicle'a göre Kral Richard bu söylentiyi yalanlamak zorunda kaldı.The Crowland Chronicle claimed that Richard III was forced to deny this unsavoury rumour.
Bu, yalanlamakta olduğunuz hüküm günüdür!"(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
Onlar ceza gününü yalanlamaktadırlar.Who call the Day of judgement a lie!
Sonra da: "İşte yalanlamakta olduğunuz şey budur!" denilecektir.They will then be told: "This is what you had denied."
Ve o kitaptan nasibiniz, yalnız onu yalanlamaktan ibaret mi olacak?You live by calling it a lie.
Hayır, insan, ilerde olanı yalanlamak ister.Yet man is sceptical of what is right before him.
Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar.Of all these there was not one who did not deny the messengers.
Haydi, yalanlamakta olduğunuz şeye gidin!"Go to what you used to deny;
Sonra da: "İşte budur, o yalanlamakta olduğunuz şey!" denilecektir.They will then be told: "This is what you had denied."
Allah'ın verdiği rızka karşı şükrü, onu yalanlamakla mı yerine getiriyorsunuz?You live by calling it a lie.
Fakat insan önündekini (kıyameti) yalanlamak ister.Yet man is sceptical of what is right before him.
(Onlara): "İşte bu, sizin yalanlamakta olduğunuz (iyi ve kötüyü) ayırt etme günüdür" denir."(Yes,) this is the Day of Judgement you had called a lie."
Kendilerine gerçeği getirmemize rağmen onlar yalanlamaktadırlar.In fact We have sent the truth to them, but they are liars.
İşte, yalanlamakta olduğunuz Ateş budur.(And told:) "This is the fire which you denied.
Haydi yalanlamakta olduğunuz şeye doğru yürüyün."Go to what you used to deny;
"Yalanlamakta olduğunuz şey işte budur" denir.They will then be told: "This is what you had denied."
Biz zulmedenlere: "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın!" deriz.And We shall say to the evildoers, 'Taste the chastisement of the Fire, which you cried lies to!'
Biz de o zulmedenlere deriz ki: "Yalanlamakta olduğunuz ateşin azabını tadın."And We shall say to the evildoers, 'Taste the chastisement of the Fire, which you cried lies to!'
Bunların hepsi, resulleri yalanlamaktan başka bir şey yapmadılar. Sonunda azabım hak oldu.not one, that cried not lies to the Messengers, so My retribution was just.
Biz zalim olanlara, yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın! diyeceğiz.And We shall say to the evildoers, 'Taste the chastisement of the Fire, which you cried lies to!'
Zalimlere, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın," deriz.And We shall say to the evildoers, 'Taste the chastisement of the Fire, which you cried lies to!'
Onlara, "Yalanlamakta olduğunuz ateş azabını tadın," denir.Unto them it is said: Taste the torment of the Fire which ye used to deny.
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.Doch diese will ihre Seele nicht mit einer Lüge belasten.
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.إذا "كذب" فمعناه أنه صادق في كلامه؛ أي أن فلاسفة كريت وهو منهم كل مايقولونه كذب.
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.(Ai de quem mente!).
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.Er is geen plaats voor leugens."
Croyland Chronicle'a göre Kral Richard bu söylentiyi yalanlamak zorunda kaldı.Cuốn Croyland Chronicle nói rằng Richard III đã phải phủ nhận tin đồn đầy ghê tởm này.
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.それが自己否定である。
Ancak kendisi bunu yalanlamaktadır.부정지(不正知) "어떤 것이 부정지(不正知)인가.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod