yalana ile cümle

yalana kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
6
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
İyi bir yalana inanmak bir gerçeğe inanmaktan daha kolaydır.A good lie is easier to believe than the truth.
Yalana meyillidir.He tends to lie.
Her çeşit sosyalleşme bir yalana gereksinim duyar.Every type of socialization requires a lie.
Ben o yalana izin vermeyeceğim.I'm not going to let it lie.
İnsanların yalana ihtiyacı var.Humans need the lie.
Bir yalana inanmak genellikle doğruya inanmaktan daha kolaydır.A lie is often easier to believe than the truth.
Sami o büyük yalana katıldı.Sami participated in that big lie.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Nobody at the time of the event was held accountable or arrested.
Gücü, bir başkasının yalana inanmaya razı olması ile ortaya çıkar.Its power emerges when someone else agrees to believe the lie.
Herhangi bir günde, araştırmalar gösteriyor ki 10 ila 200 sefer arasında yalana maruz kalıyoruz.On a given day, studies show that you may be lied to anywhere from 10 to 200 times.
Temelde hepimiz yalana karşıyız.We're essentially against lying.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun."You give your mouth to evil. Your tongue frames deceit.
Hükümdar yalana kulak verirse, Bütün görevlileri de kötü olur.If a ruler listens to lies, all of his officials are wicked.
Çağrımız yalana ya da kirli bir amaca dayanmıyor; bunun hileli bir yönü de yoktur.For our exhortation is not of error, nor of uncleanness, nor in deception.
İşte bu nedenle Tanrı yalana kanmaları için onların üzerine yanıltıcı bir güç gönderiyor.Because of this, God sends them a working of error, that they should believe a lie;
Onlar yalana kulak verirler, haram yerler.Eavesdropping for telling lies, earning through unlawful means!
Onlar ne sizdendirler ne de onlardan. Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.They are neither of you nor of them, and swear to a lie, and knowingly.
Nuh: "Rabbim! dedi, beni yalana çıkarmalarına karşı bana yardım et!""O my Lord," prayed (Noah), "help me against them, for they accuse me of lies."
Yalana kulak verirler, haram yerler.who listen to falsehood, and consume the unlawful.
Yalana iyice kulak verirler, haramı tıka-basa yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Hep yalana kulak verir, durmadan haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlar, yalana çok kulak verirler ve çok haram yerler.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Yalana kulak veriyor, yasadışı yoldan yiyorlar.Listeners are they to falsehood, devourers of the forbidden.
Onlar, yalana kulak tutanlardır, haram yiyicilerdir.(They like to) listen to falsehood, to devour anything forbidden.
Bilip durdukları halde yalana yemin ediyorlar.And they swear to a lie while they know.
Yahudilerin bir grubu var ki yalana kulak veriyor, seninle hiç karşılaşmamış bir topluluğu dinliyor.[They are] avid listeners to falsehood, listening to another people who have not come to you.
Karl Popper, Platon'u dini de asil bir yalana dayandırmaya çalışmakla suçladı.Karl Popper accused Plato of trying to base religion on a noble lie as well.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Es wurde jedoch niemand verhaftet oder getötet.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Hasta el día de hoy, jamás se han aclarecido los hechos ni se ha detenido a ninguna persona.
Odisseas onu ikna için yalana başvurmak zorunda kaldı.Mindy l'ha convinto a confessare.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Altri non sono stati ancora identificati o arrestati.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.В итоге никто задержан не был.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.وفي النهاية الأخرى عدم التعلق أو فقد التعلق.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Nigdy nie został z tego powodu zatrzymany lub karany.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Under början av våldsamheterna varken greps eller omhändertogs någon.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.A felelősöket soha nem találták és nem büntették meg.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Ketään epäillyistä ei oltu pidätetty tai vangittu.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Der var aldrig nogen personer, som blev arresteret eller dømt for disse episoder.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Men de ble ikke bøtelagt eller arrestert.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.그러나 결론적으로 용의자로 지목되어 체포된 사람은 없었다.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.מקרים אלו לא נחקרים ואיש לא נעצר.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Žiadni ďalší zainteresovaní odsúdení a ani potrestaní neboli.
Olaylar sonunda yalanan veya tutuklanan biri yoktu.Kedagi lõpuks hooletuses süüdi ei mõistetud ega karistatud.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.(49:19) уста твои открываешь на злословие, и язык твой сплетает коварство;
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Abbandoni la tua bocca al male e la tua lingua ordisce inganni
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.A szádat gonoszságra tátod, és a nyelved csalárdságot szõ.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Con maldad das rienda suelta a tu boca, y tu lengua urde engaño
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Dai drumul gurii la rău, şi limba ta urzeşte vicleşuguri.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Deinen Mund lässest du Böses reden, und deine Zunge treibt Falschheit.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Din munn slipper du løs med ondt, og din tunge spinner sammen svik.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Din mun släpper du lös till vad ont är, och din tunga hopspinner svek.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Engkau selalu mengatakan yang jahat, dan selalu siap dengan tipu muslihat
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.In uw drift slaat u de vreselijkste taal uit en met uw mond bedriegt u.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.네 입을 악에게 주고 네 혀로 궤사를 지으며
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Ngươi thả miệng mình nói xấu, Buông lưỡi mình thêu dệt sự dối gạt.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Ngươi thả miệng mình nói_xấu , Buông lưỡi mình thêu_dệt sự dối gạt .
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Sinä päästät suusi puhumaan pahaa, ja sinun kielesi punoo petosta.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.slipper Munden løs med ondt, din Tunge bærer på Svig.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Soltas a tua boca para o mal, e a tua língua trama enganos.
Ağzını kötülük için kullanıyor, Dilini yalana koşuyorsun.Svoje ústa púšťaš po zlom, a tvoj jazyk snuje lesť.
İlgili Sayfalar