Sen azılı bir yalancısın.You are a notorious liar.
Üç çeşit yalan vardır: yalanlar, lanetli yalanlar ve istatistikler.There are three kinds of lies: lies, damned lies, and statistics.
Bu büyük bir yalan.That's a big fat lie.
Tom'un söylediği sadece büyük bir yalandı.What Tom said was just a big lie.
O tamamen büyük bir yalandı.It was all a big lie.
Bu tamamen büyük bir yalandı.It was all a big lie.
Hepsi koca bir yalandı.It was all a big lie.
Tom sadece çok büyük bir yalancı.Tom is just a great big liar.
Tom büyük bir yalancı.Tom's a big liar.
Tom yalancılardan nefret eder.Tom hates liars.
Tom'a yalan söylemek için hiçbir neden yok.I have no reason to lie to Tom.
Tom'a yalan söylemeyeceğim.I'm not going to lie to Tom.
Tom'a asla yalan söylemem.I would never lie to Tom.
Tom'un yalan söylediğinden oldukça eminim.I'm pretty sure Tom's lying.
Yalan söylediğimi düşünüyorsun değil mi?You think I'm lying, don't you?
Tom'un yalan söylediğini biliyorsun.You know Tom is lying.
Yalan söylediğimi söyledin.You said I was lying.
Yalan söylediğimi mi düşünüyorsun?Do you think I'm lying?
Yalan söylemem gerekirdi, ama ben ona gerçeği söyledim.I should have lied, but I told him the truth.
Bana her zaman yalan söylüyordun, değil mi?You've been lying to me all this time, haven't you?
Bana yine yalan söylüyorsun.You're lying to me again.
Tom'a yalan söylememlisin.You shouldn't lie to Tom.
Bana yalan söylememelisin.You shouldn't lie to me.
Tom'un yalan söylediğini biliyorsun, değil mi?You do know Tom's lying, don't you?
Sana yalan söylemeyeceğimi biliyorsun.You know I won't lie to you.
Tom neden yalan söylesin ki?Why would Tom lie?
Ben artık yalan söylemiyorum.I'm not lying now.
Tom bana neden yalan söyledi?Why did Tom lie to me?
Galiba Tom biraz önce bana yalan söyledi.I think Tom just lied to me.
Tom'un senin ona yalan söylediğini bildiğini düşünüyor musun?Do you think Tom knew you were lying to him?
Yaşın hakkında yalan söyleme.Don't lie about your age.
Şimdi yalan söylüyorsun, değil mi?You're lying now, aren't you?
Onun hakkında yalan söyledim.I lied about it.
Bana yalan söylediğini ikimiz de biliyoruz; değil mi?We both know you are lying to me, don't we?
Sana yalan söylememin nedeni bu.That's why I lied to you.
O bir yalan bile değildi.That wasn't even a lie.
Gerçek nerede biter ve yalanlar başlar?Where does the truth end and the lies begin?
Beni yalan söylemek zorunda bırakma.Ask no questions and hear no lies.
Yalan söylenmesini istemiyorsan fazla kurcalamayacaksın.Ask no questions and hear no lies.
Ölümlerden ve vergilerden başkası yalan.Nothing is certain but death and taxes.
Her şey bir yalanmış gibi hissediyorum.I feel like everything is a lie.
Neden yalan söylemeliyim?Why should I lie?
O baştan sona yalan söyledi.She lied from start to finish.
Bize yalan söyledin, değil mi?You lied to us, didn't you?
Bize yalan söyledin değil mi?You've lied to us, haven't you?
Tom sana yalan söylüyordu.Tom was lying to you.
Tom sana yalan söyler miydi?Would Tom lie to you?
Tom kimle birlikte olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about who he'd been with.
Tom bize yalan söylüyordu.Tom has been lying to us.
Neden bize yalan söyledin?Why did you lie to us?
Tom büyüdüğü yer hakkında yalan söyledi.Tom lied about where he grew up.
Tom gibi insanlar her zaman yalan söyler.People like Tom lie all the time.
Onların hepsi yalan söylüyor.They're all lying.
Tom çok şey hakkında yalan söyledi.Tom lied about a lot of things.
Neden Tom onun hakkında yalan söylerdi?Why would Tom lie about that?
Bu cümle bir yalan.This sentence is a lie.
Tatoeba'da var olan her cümle bir yalandır.Every sentence present in Tatoeba is a lie.
Tom yaşı hakkında yalan söylüyor.Tom is lying about his age.
Tom nerede olduğu hakkında yalan söyledi.Tom lied about where he'd been.
Tom yalanlanmayı sevmiyor.Tom doesn't like to be contradicted.