yalanın ile cümle
yalanın kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.Aber diese Lüge muss von der Realität getrennt werden, um als Standard Identität akzeptiert werden.
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.Ale lož musí byť oddelená od reality, na prijatie ako status zmluvy totožnosti
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.De ezt a hamisságot külön kell választani a valóságtól. hogy elfogadott státuszazonosító legyen.
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.Mais ce mensonge doit être séparé de la réalité, accepté comme un accord sur le statut de l'identité.
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.Pero esto también debe ser separado de la realidad, para ser aceptado como un acuerdo de status de identidad
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.Tapi kebohongan ini harus dipisahkan dari kenyataan, untuk diterima sebagai identitas status perjanjian.
Ancak statü anlaşması anlamındaki kimlik olarak kabul görmesi için yalanın gerçekten ayrılması lazım.自分を特定するための、一種の取り決めと考えるべきだ。 システム上のコードは、 他人の前に現れることはない。
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Bedenk eens, een leugen heeft geen kracht doordat hij verteld wordt.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Gândiți-vă, minciuna nu are absolut nici o putere prin simpla rostire.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Gondoljunk bele, egy hazugságnak nincs semmilyen hatása, pusztán megnyilvánulása által.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Kłamstwo samo w sobie nic nie znaczy.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.생각해 보세요, 거짓말은 단지 입 밖으로 나오는 것만으로는 아무런 힘이 없습니다
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Pensateci, la menzogna non ha alcun potere di per sé.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Pensem nisso, uma mentira não tem qualquer poder com a sua simples expressão.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Piensen, una mentira no tiene poder en sí misma.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Pikirkanlah, kebohongan tidak memiliki kekuatan jika hanya dari ucapan saja.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Porozmýšľajte nad tým, lož nemá moc len vďaka tomu, že ju vyslovíte.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Tænk over det, en løgn har ikke noget magt overhovedet, når den kun bliver ytret.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Tänk på det, en lögn har ingen som helst makt i att bara bli uttalad.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Thử nghĩ xem, lời nói dối tự thân nó chỉ là một lời thốt ra từ miệng.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Überlegen Sie, durch bloßes Aussprechen hat Lüge nicht die geringste Macht.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Zamyslete se nad tím, lež nemá absolutně žádnou jen pouhým řečením.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Για σκεφτείτε το, ένα ψέμα δεν έχει καμία δύναμη όταν απλά ειπωθεί.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Задумайтесь - брехня безсила, якщо її лише вимовили.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Задумайтесь об этом, сама по себе ложь никакой власти не имеет, это не более чем пустые слова.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.Замислете се, лъжата сама по себе си е безсилна,
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.תחשבו על זה, לשקר אין שום כוח רק מעצם ביטויו.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.فكر فيه،الكذبة ليست لديها سلطة أيا كانت بمجرد أنها كلام.
Bir düşünün, bir yalanın yalnızca dile getirme ile herhangi bir gücü yoktur.他の誰かがそれを信じて初めて
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Acontece quando nos convencemos de que uma mentira é a verdade.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Amikor meggyőzzük magunkat, hogy a hazugság az igazság.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Atunci ne convingem singuri că o minciună este, de fapt, adevărul.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.C'est là que nous nous persuadons que le mensonge est la vérité.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Das ist, wenn wir uns selbst überzeugen, das eine Lüge die Wahrheit ist.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Dat zijn wij die onszelf ervan overtuigen dat een leugen waar is.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Đó là khi chúng ta tự thuyết phục mình rằng một sự lừa dối là sự thật.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.È quando ci convinciamo che una bugia sia la verità.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.그리고는 거짓이 진실이라고 우리가 우리 자신을 확신시키지요.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Pri ňom presvedčíme samých seba, že lož je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Que es cuando nos convencemos de que una mentira es verdad.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To je, ko prepričamo sami sebe, da je laž resnica.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To se stává, když přesvědčíme sami sebe, že lež je pravdou.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.To wtedy, gdy przekonujemy siebie, że kłamstwo jest prawdą.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Αυτό συμβαίνει όταν πείθουμε τον εαυτό μας πως ένα ψέμα είναι η αλήθεια.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Това, е когато ние се убедим, че лъжата е истина.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Це коли ми переконуємо себе, що брехня є правдою.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.Это когда мы убеждаем себя, что ложь — это правда.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.זה קורה כאשר אנחנו משכנעים את עצמנו ששקר הוא אמת.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.هو ما يحصل حين نقنع أنفسنا بأن كذبة هي الحقيقة.
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.哩個就我地另自己相信 果啲大話其實係真嘅
Bir yalanın, gerçek olduğuna kendimizi inandırmamızdır.思い込むのです ときには両者を区別するのが難しいこともあります
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.Im Widerspruch zu ihrer Funktion als Zeugnis der Wahrheit hat sie hier die Produktion einer Lüge ermöglicht.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.진실의 증거라는 본연의 기능에 모순되는 것이죠. 이 경우에는 거짓의 날조를 심화시키는 역할을 합니다.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.Zaprzeczając swojej funkcji jako dowodu rzeczywistości w tych przykładach wzmacniało to produkcję kłamstwa.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.Вопреки её функции доказательства истины, в этих примерах она помогала подделывать факты.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.בסתירה לתפקידו כראייה לאמת, במקרים האלו הוא העמיק את הבדייה.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.يتعارض مع وظيفتها باعتبارها دليلا على الحقيقة ، في هذه الحالات فانها عززت تلفيق الكذب.
Bu örnekler gerçeğin kanıt olmak yerine yalanın bir parçası haline geldiler.これらの事例では でっち上げを助長しているのです 私は 米国中を旅して
Çünkü hiçbirimiz, sizin "Cumhuriyete bağlı"... ...olduğunuz yalanına inanmıyoruz.Nikdo z nás vám nespolkne ten blábol, že jste "věrni Republice". Takže to uděláme následovně:
Çünkü hiçbirimiz, sizin "Cumhuriyete bağlı"... ...olduğunuz yalanına inanmıyoruz.Poglejmo.
İlgili Sayfalar