Ana içeriğe geç
Sözlük

yalamak ile cümle

yalamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
7
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Taro tükürdüğünü yalamak zorunda kaldı ve istifa etti.Taro had to eat dirt and resigned.
Hayat bir kaktüsten bal yalamak gibidir.Life is like licking honey off a cactus.
Sigara içen bir kişiyi öpmek kül tablası yalamak gibidir.Kissing a person who smokes is like licking an ashtray.
Bir sigara içenle öpüşmek bir kül tablasını yalamak gibi bir şeydir.Kissing a smoker is like licking an ashtray.
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Well, if that don't lick everything!" said
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVANT You shall have none ill, sir; for I'll try if they can lick their fingers.
Bilirsin, yalamak.You know, giving a blow job.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Die Augenweide sehen die Fürsten gerne.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Hij houdt van de lijnen die de figuren afbakenen.
Sahiplerinin yüzlerini yalamaktan hoşlanırlar.Chúng đặc biệt thích được liếm mặt chủ.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 ANSAT Du har ingen syg, sir, for jeg vil prøve, hvis de kan slikke deres fingre.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENAAR Gij zult geen ziek, meneer, want ik ga proberen of ze kunnen likken hun vingers.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 DIENER Du sollst keine krank, mein Herr, denn ich werde es versuchen, wenn sie lecken sich die Finger.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 PALVELIJA Sinulla on mikään huonosti, sir, sillä minä yritän, jos he voivat nuolemaan näppejään.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITEUR Tu n'auras aucune malade, monsieur, car je vais essayer si elles peuvent lèchent les doigts.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVITOR Veti avea nici unul bolnav, d-le, pentru voi încerca, dacă acestea pot linge degetele lor.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 servo, ti ha nessuna malattia, signore, perché io cercherò se possibile leccarsi le dita.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SERVO Você terá nenhum mal, senhor, porque eu vou tentar, se puderem lamber os dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SIERVO Usted no ha tenido nunca enfermo, señor, porque voy a tratar si se puede chuparse los dedos.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SŁUGA Nie będziesz miał nic złego, proszę pana, na Postaram jeśli mogą lizać palce.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 Sluha Budete mať žiadny chorý, pane, ja sa pokúsim, ak môžu olizujú prsty.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 SLUHA Budete mít žádný nemocný, pane, já se pokusím, pokud mohou olizují prsty.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 služabnik Ti morajo imeti nič slabega, sir, za bom poskusil, če lahko ližejo svoje prste.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 szolga Ön rendelkezik sem betegedett meg, uram, mert én megpróbálom, ha tudnak nyalás az ujjait.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 TJÄNARE Du skall ha någon sjuk, min herre, ty jag ska försöka om de kan slicka sina fingrar.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 Tôi Tớ Bạn có trách nhiệm không bị bệnh, thưa ông, vì tôi sẽ cố gắng nếu họ có thể liếm ngón tay của họ.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 ΥΠΗΡΕΤΗΣ Θα έχετε κανένα άρρωστος, κύριε? Για το ότι θα προσπαθήσω, εάν μπορούν να γλείφουν τα δάχτυλά τους.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 РАБ Вы должны иметь ни один больной, сэр, ибо я постараюсь, если они могут облизывать пальцы.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 служител Вие ще има кой болен, сър, защото аз ще се опитам, ако те могат да оближе пръстите си.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 משרת לא יהיה לך אף חולה, אדוני, כי אני אנסה אם הם יכולים ללקק את האצבעות שלהם.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.2 موظف يجب أن يكون لديك أي سوء ، يا سيدي ، لأني سأحاول اذا كان بامكانهم لعق أصابعهم.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.두 하인이 없음 아픈, 각하를 가진다, 그들이 할 수있다면 그렇게해볼 게요 위해 자신의 손가락을 핥아.
2 KULU hiçbiri kötü, efendim; eğer ben deneyeceğim onların parmak yalamak.自分の指をなめる。 キャピュレットなたはどのようにようにそれらを試して二人称単数?
Bilirsin, yalamak.Bạn có biết, cho một công việc thổi.
Bilirsin, yalamak.Je weet wel, iemand pijpen.
Bilirsin, yalamak.Saj, fafanja.
Bilirsin, yalamak.Ştii, să-i fac o felaţie.
Bilirsin, yalamak.Však víš, nìkomu ho vykouøit.
Bilirsin, yalamak.Ya sabes, sexo oral.
Bilirsin, yalamak.Ξέρεις, να του κάνω πίπα.
Bu nedenle parmaklarını yalamak bana değil gider:따라서 그의 손가락을 핥을 수없는 그는 나와 함께하지갑니다 :
Bunlar birbirlerine baktı. "Eh, her şey yalamak yok!" Dedi.그들은 서로를 보았다. "글쎄, 모든 것을 시도하지 않는 것이있다면!"고 말했다
Bunlar birbirlerine baktı. "Eh, her şey yalamak yok!" Dedi.حدق في واحدة كانت آخر. "حسنا ، إذا كان ذلك لا تعض على كل شيء!" وقال
Bunlar birbirlerine baktı. "Eh, her şey yalamak yok!" Dedi.氏Wadgers、と口にされていない代替を残しました。
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Beh, se questo non leccare tutto!", Ha detto
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Bem, se isso não lamber tudo!", Disse
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Bueno, si eso no se lamen todo!", Dijo
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Cóż, jeśli nie lizać wszystko!" Powiedział
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Eh bien, si cela ne se lèchent pas tout!", A déclaré
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Ei bine, în cazul în care nu se linge tot!", A spus
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Nah, kalau yang tidak menjilat semuanya!" Kata
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Na, wenn das nicht lecken alles!", Sagte
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."No, ak nie lízať všetko," povedal
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."No, če to ne ližejo vse!" Je dejal
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."No, jestli ne lízat všechno," řekl
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."No, jos ei nuolla kaiken!" Sanoi
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Nos, ha nem nyalja mindent!" Mondta
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Nou, als dat niet alles likken!", Zei
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Tja, om det inte slickar allt!" Sade
"Eh, her şey yalamak yok!" Dedi."Vâng, nếu không liếm tất cả mọi thứ!"
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod