yalak ile cümle
yalak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
9
ORT. KELİME
O, patronuna yalakalık yapıyor.He is buttering up to his boss.
Tom Mary'nin odaya doğru yürüdüğünü gördüğünde yalakalık yaptı.Tom cringed when he saw Mary walk into the room.
O patronuna yalakalık yapıyor.He arse-licks his boss.
Bu bana yalakalık yaptırdı.It made me cringe.
Yalak mahallesi Dağlıoğlu, Seyinoğulları ve Şabanoğulları kabilesinden teşekkül etmektedir.He is driven to madness and flees to the mountains, followed by his wife and children.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.In all his cringing attitudes, the God- fugitive is now too plainly known.
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda.Look, I don't need a kiss ass right now.
Birincisinden (Yalakdere Havzası) Karamürsel-İznik, ikincisinden de Yalova-Orhangazi yolları geçer.Zum Vorrang des Sehens siehe Jens Halfwassen: Der Aufstieg zum Einen.
Burası bir yalak gibi olmuş ve içine su dolmaya başlamış.Este se puso de través y comenzó a hacer agua.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Nel kolchoz, i contadini si stanno occupando della raccolta del cotone.
Yalova'da bir kâğıt fabrikası (Kağıthane-i Yalakabad) kuruldu..A Yangon è attiva una borsa di valori.
Tüm Yalak köyü rezil olmuştur.Я вижу, как здесь все наполно бесстыдством.
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Verder werken een aantal dorpsbewoners in Jakoetsk.
Birincisinden (Yalakdere Havzası) Karamürsel-İznik, ikincisinden de Yalova-Orhangazi yolları geçer.(Who's There?), Podróż do wnętrza komety (Into the Comet) oraz U progu raju (Before Eden).
Yalak'ta yaşayan köylüler pamuk ile uğraşırlar.Kem Kem Iridjalene är kullar i Algeriet.
Tüm Yalak köyü rezil olmuştur.Terrängen runt Ar Ruşāfah är platt.
Tüm Yalak köyü rezil olmuştur.Το χωριό πλήγηκε από την αστυφιλία.
Yalak mahallesi Dağlıoğlu, Seyinoğulları ve Şabanoğulları kabilesinden teşekkül etmektedir.明治から玄山とその子孫、そして有鬼派の監視をしている。
Tüm Yalak köyü rezil olmuştur.הכפר ההררי חרבקואה.
Yalak köylülerinin Çukurova'daki çalışma süresi bir, bir buçuk ay kadardır.על כל טעם עובד צוות השוקולטיירים של גודייבה כשנה וחצי בממוצע.
Seride Yalak köylülerinin yaklaşık olarak on üç aylık bir süreyi kapsayan yaşam mücadeleleri anlatılır.Възрастните срамни въшки живеят около един месец.
Burası bir yalak gibi olmuş ve içine su dolmaya başlamış.Jo kūnas nusėdo dugne, o aplink jį pradėjo kauptis purvas.
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda.Ascolta, adesso non ho bisogno di uno che mi lecchi il culo.
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda.Ich brauch jetzt keinen Arschkriecher.
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda. Tamam mı Thor!Тор, не надо сейчас мне лизать задницу!
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda. Tamam mı Thor!とにかく大人しくしてるんだ
Bakın yalakalığa ihtiyacım yok şu anda.Κοίτα, δε χρειάζεται να με γλύφεις τώρα.
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.I přišli pastýři, a odehnali je. Tedy Mojžíš vstav, pomohl jim a napojil dobytek jejich.
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.미디안 제사장에게 일곱 딸이 있더니 그들이 와서 물을 길어 구유에 채우고 그 아비의 양무리에게 먹이려 하는데
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.Presten i Midian hadde syv døtre; de kom og øste op vann og fylte vannrennene for å vanne sin fars småfe.
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.ולכהן מדין שבע בנות ותבאנה ותדלנה ותמלאנה את הרהטים להשקות צאן אביהן׃
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.وكان لكاهن مديان سبع بنات. فاتين واستقين وملأن الاجران ليسقين غنم ابيهنّ.
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.一 日 他 在 井 旁 坐 下 、 米 甸 的 祭 司 有 七 個 女 兒 、 他 們 來 打 水 、 打 滿 了 槽 、 要 飲 父 親 的 群 羊
Midyanlı bir kâhinin yedi kızı su çekmeye geldi. Babalarının sürüsünü suvarmak için yalakları dolduruyorlardı.一 日 他 在 井 旁 坐下 、 米甸 的 祭司 有 七個女兒 、 他 們來 打水 、 打滿 了槽 、 要 飲 父親 的 群羊
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.그 껍질 벗긴 가지를 양떼가 와서 먹는 개천의 물구유에 세워 양떼에 향하게 하매 그 떼가 물을 먹으러 올 때에 새끼를 배니
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.ויצג את המקלות אשר פצל ברהטים בשקתות המים אשר תבאן הצאן לשתות לנכח הצאן ויחמנה בבאן לשתות׃
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.將 剝 了 皮 的 枝 子 、 對 著 羊 群 插 在 飲 羊 的 水 溝 裡 、 和 水 槽 裡 、 羊 來 喝 的 時 候 牝 牡 配 合
Soyduğu çubukları koyunların önüne, su içtikleri yalaklara koydu. Koyunlar su içmeye gelince çiftleşiyorlardı.將剝 了 皮的 枝子 、 對著 羊群 插在 飲羊 的 水溝裡 、 和 水槽裡 、 羊來 喝 的 時候 牝牡 配合
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.그의 모든 cringing 태도에서 하나님 도망자 지금은 너무 노골적으로 알려져 있습니다.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Dalam semua sikap nya mengernyit, Allah-buronan sekarang terlalu jelas diketahui.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Dans toutes ses attitudes serviles, le Dieu-fugitif est désormais trop clairement connues.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Em todas as suas atitudes servis, o Deus fugitivo é agora muito claramente conhecido.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.En todas sus actitudes serviles, el Dios-fugitivo se ha quedado claramente conocida.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.I alla sina inställsam attityder, är Gud-flyktiga nu också tydligt känd.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.I al sin krybende holdninger, er den Gud-flygtning nu også tydeligt kendt.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.In all seinen cringing Einstellungen, ist der Gott-Flüchtling jetzt zu deutlich bekannt.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.In al zijn kruiperige houding, is de God-voortvluchtige nu ook duidelijk bekend.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.În toată atitudinile slugarnic, Dumnezeu-fugarul este acum prea clar cunoscut.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.In tutti i suoi atteggiamenti il servilismo, il Dio-latitante è ormai troppo chiaramente conosciuto.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Kaikissa hänen nöyristely asenteet, Jumala-hajapäästöjen on nyt liian selvästi tiedossa.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Minden a meghunyászkodó attitűdök, az Isten-szökevény most is egyértelműen ismertek.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Trong tất cả các thái độ của mình co rúm, kẻ chạy trốn Thiên Chúa bây giờ là quá rõ ràng được biết đến.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Ve všech jeho slepá postojů je Bohem uprchlého zatím příliš jasně známé.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Vo všetkých jeho slepá postojov je Bohom utečeného zatiaľ príliš jasne známe.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.V vseh svojih cringing odnos, je Bog-ubežnik zdaj preveč očitno znana.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.We wszystkich jego postawy zastraszony, Bóg-uciekinier jest już zbyt wyraźnie znane.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Σε όλες τις cringing στάση του, ο Θεός-φυγάς τώρα είναι πάρα πολύ απλά γνωστή.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Во всех его низкопоклонство отношения, Бог-беглеца уже слишком явно известны.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.В усіх його низькопоклонство відносини, Бог-втікача вже занадто явно відомі.
Tüm yalaka tutum, Tanrı-kaçak şimdi çok sade bilinir.Във всичките си раболепие нагласи, Бог-издирваният е вече твърде ясно известно.