Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
5
ORT. KELİME
Bu ay boyunca yalnızca İspanyolca cümle eklemeye karar verdim.I've decided to contribute Spanish sentences purely all this month.
O yalancı değil.He is not a liar.
Elbiseleri yalağın içine koydu.He put the clothes in the trough.
Asla yalnız yürümeyeceksin.You'll never walk alone.
Çocukların yalan söylemesinin ana nedeni azar işitmekten kaçınmaktır.The main reason kids tell lies is to avoid getting into trouble.
Yaşım hakkında sıkça yalan söylerim.I often lie about my age.
Tom'un yalan söylediğini hiç biliyor muydun?Have you ever known Tom to lie?
Tom'un yalan söylediğini hiç biliyor muydunuz?Have you ever known Tom to lie?
O, kaşığı yaladı.She licked the spoon.
Yalnız kız vıcık vıcık bir sandviç yiyor.The lonely girl eats a soggy sandwich.
Yalnızca sen, karanlığı aydınlık yapabilirsin.Only you, can make the darkness bright.
O, yalnız olduğunda kendini üzgün hisseder.He feels sad when he is lonely.
İnsanların yalana ihtiyacı var.Humans need the lie.
Ben yalnızca üç saat uyudum.I slept only three hours.
Seni yalanlamıyorum.I'm not contradicting you.
Kendini yalanlıyorsun.You're contradicting yourself.
Gerçekten kendini yalanlıyorsun.You're really contradicting yourself.
Onları yalanlamıyorum.I'm not contradicting them.
Yalnızca bir ağzımız var.We have one mouth only.
O benim yalanım sayesinde gördü.She saw through my lie.
Yunanistan yalnız değildir!Greece is not alone!
Yalan söylediğimi bile düşünüyordu.He even thought I lied.
Ben onu yalnız yapmayı tercih ederim.I prefer to do it alone.
Onu yalnız başıma yapmayı tercih ederim.I prefer to do it by myself.
Sen yalnızca bir korkaksın.You're just a coward.
Akşamleyin bana mesaj atacağını söyledin ama açıkça yalan söyledin.You said you would text me in the evening, but you lied, evidently.
Tom Meryem'e beni yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave me alone.
Tom Meryem'e kendisini yalnız bırakmasını söyledi.Tom told Mary to leave him alone.
O doğrudan ve kasıtlı bir yalandır.That is a direct and deliberate lie.
Kimse onu sevmez çünkü o bir yalancı.No one likes him because he is a liar.
Bana soru sorma, sana yalan söylemeyeceğim.Ask me no questions, I'll tell you no lies.
Zavallı oğlanı yalnız bırak.Leave the poor boy alone.
Zavallı kızı yalnız bırak.Leave the poor girl alone.
Bana yalancı denilmesinden bıktım.I'm sick of being called a liar.
Lütfen bana bütün bu korkunç suçlamaların bir yalan olduğunu söyle.Please tell me all these horrible accusations are a lie.
O yalnızca küçük bir kız.She is just a little girl.
Hakikat en iyi yalandır.The truth is the best lie.
Yaltakçı insanlar beni rahatsız hissettiriyor.Obsequious people make me feel uncomfortable.
Tom'un bize yalan söylediğini düşünüyor musunuz?Do you think Tom is lying to us?
Aslında, o yalan söylüyordu.In fact, he was lying.
Benden uzak dur, seni yaltakçı!Get away from me, you creep!
Bunu yalnızca bir kere söyleyeceğim bu yüzden dikkatlice dinle.I will say this only once, so listen carefully.
Kendine yalan söyleme.Don't lie to yourself.
O yalnızca meyve yer.He only eats fruit.
O tam bir yalancıydı.He was a compulsive liar.
Yüzüme karşı yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Gözümün içine baka baka yalan mı söylüyorsun?Are you lying straight to my face?
Bu otelde yalnızca sigara içmeyenler için odalar vardır.In this hotel there are only rooms for non-smokers.
Yalnızlık artık beni mutlu etmeyen bir hastalık.The loneliness is a disease that makes me not happy anymore.
Yalvarırım sana, ölme!I beg of you, don't die!
Eğer daha tatlı bir reçel istersen yalnızca daha fazla şeker ekle.Just add more sugar if you want a sweeter jam.
Beni asla yalnız bırakmayacağını söyledin.You said you'd never leave me alone.
Beni dinle, sana yalvarıyorum.Listen to me, I beg of you.
Yalnızlık insanların kaderi değil.Humans aren't meant to be alone.
Ben yalan söylemeye mecbur kaldım.I was forced to lie.
Tom sınıfı hakkında yalan söyledi.Tom lied about his grade.
Biletler yalnızca online olarak mevcuttur.Tickets are available online only.
Onlar yalınayaktı.They were barefoot.
Hepimiz yalnızdık.We were all alone.
Tom o iddiayı yalanladı.Tom denied that allegation.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod