Ana içeriğe geç
Sözlük

yal ile cümle

yal kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
3
HARF
1
HECE
6
ORT. KELİME
Tom'u yalnız bırakman konusunda ısrar ediyorum.I insist that you leave Tom alone.
Sadece hemen yalnız olmak istiyorum.I just want to be alone right now.
Bunu yalnız yapmana izin vermiyorum.I'm not letting you do this alone.
Belki ben sadece biraz zamana ihtiyaç duyuyorum yalnız.Maybe I just need some time alone.
Neden sadece beni yalnız bırakmıyorsun?Why don't you just leave me alone?
Neden beni yalnız bırakmayacaksın?Why won't you just leave me alone?
Siz ikiniz galiba yalnız kalmak istiyorsunuz.You two probably want to be alone.
Bir dakika yalnız kalabilir miyiz, lütfen?Can we have a moment alone, please?
İkiniz de beni yalnız bırakamaz mısın?Can't you both just leave me alone?
Bunu yalnız yapabileceğini düşünüyor musun?Do you think you can do this alone?
Asla beni Tom'la yalnız bırakma.Don't ever leave me alone with Tom.
Şu anda yalnız olmak istemiyorum.I don't want to be alone right now.
Tom'u asla yalnız bırakmamalıydım.I should never have left Tom alone.
Sanırım Tom sadece yalnız olmak istiyor.I think Tom just wants to be alone.
Seni yalnız bırakmak zorunda kaldığım için üzgünüm.I'm sorry I had to leave you alone.
Belki Tom sadece bizi yalnız bırakacak.Maybe Tom will just leave us alone.
Artık yalnız olmak zorunda değilsin.You don't have to be alone anymore.
Bu gece yalnız olmak zorunda değilsin.You don't have to be alone tonight.
Buraya yalnız geldiğine inanamıyorum.I can't believe you came here alone.
Hemen şimdi gerçekten yalnız olmam gerekiyor.I really need to be alone right now.
Şu anda gerçekten yalnız olmaya ihtiyacım var.I really need to be alone right now.
Sanırım Tom'u yalnız bıraksak iyi olur.I think we'd better leave Tom alone.
Yalnız gelmeni istediğimi düşündüm.I thought I asked you to come alone.
Ben her zaman yalnız çalışmayı tercih ettim.I've always preferred working alone.
Yalnız olmak istiyorsun gibi görünüyor.It sounds like you want to be alone.
Beni yalnız bırak ve işimi yapmama izin ver.Leave me alone and let me do my job.
Köpek yavruları yalnız bırakılmayı sevmez.Puppies don't like to be left alone.
Onlar bizi yalnız bırakmayacak.They're not going to leave us alone.
Tom ve Mary odada yalnızdı.Tom and Mary were alone in the room.
Tom bütün günü odasında yalnız geçirdi.Tom spent all day alone in his room.
Buraya yalnız gelmedin, değil mi?You didn't come here alone, did you?
Seninle bir saniye yalnız konuşabilir miyim?Can I talk to you alone for a second?
Siz ikinizle yalnız konuşabilir miyim?Could I talk to the two of you alone?
Ben yalnız bırakılmam için emirler verdim.I gave orders I was to be left alone.
Yılın bu zamanında yalnız olmaktan nefret ediyorum.I hate being alone this time of year.
Biraz yalnız gelmeni bekliyordum.I kind of expected you to come alone.
Gerçekten şu anda yalnız kalmayı tercih ediyorum.I'd really rather be alone right now.
Siz ikinizi yalnız bırakmıyorum.I'm not leaving the two of you alone.
Tom Mary'nin yalnız gelmesini bekliyordu.Tom was expecting Mary to come alone.
Sevgililer Gününde yalnız olmaktan nefret ederim.I hate being alone on Valentine's Day.
Belki sadece Tom'u yalnız bırakmalısın.Maybe you should just leave Tom alone.
Tom ve Mary artık tamamen yalnız.Tom and Mary are now completely alone.
Tom Mary'nin sırasında yalnız oturduğunu gördü.Tom saw Mary sitting alone at her desk.
Tom aniden yalnız olmadığını fark etti.Tom suddenly realized he wasn't alone.
Tom mutfakta yalnız içiyordu.Tom was in the kitchen drinking alone.
Tom, seninle yalnız konuşabilir miyim, lütfen?Tom, can I speak to you alone, please?
Neden karanlıkta yalnız oturuyorsun?Why are you sitting alone in the dark?
Sanırım şu anda yalnız olmak istiyorum.I think I'd like to be alone right now.
Tom'u yalnız bırakırsam en iyisi olduğunu düşünüyorum.I think it's best if I leave Tom alone.
Biraz uyuyabilmem için beni yalnız bırak.Leave me alone so I can get some sleep.
Tom dairesinde yalnız oturuyordu.Tom was sitting alone in his apartment.
Onların bir süre yalnız olmalarına izin vermeliyiz.We should let them have a moment alone.
Sadece keşke Tom yalnız olmak zorunda olmasa.I just wish Tom didn't have to be alone.
Sanırım çok uzun süredir yalnız yaşıyorum.I think I've been living alone too long.
Tom'un Mary'nin dışarı yalnız gitmesine izin vermesine şaşırdım.I'm surprised Tom let Mary go out alone.
Beni yalnız bırak ve ben seni yalnız bırakacağım.Leave me alone and I'll leave you alone.
Yalnız olmaktan daha kötü şeyler var.There are worse things than being alone.
Tom ve Mary arka odada yalnız.Tom and Mary are alone in the back room.
Tom, seninle biraz yalnız kalabilir miyim?Tom, can I have a moment with you alone?
Şu anda gerçekten yalnız olmayı tercih ederim.I really would rather be alone right now.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod