yaklaşık ile cümle
yaklaşık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Tom yaklaşık otuz dakika geç kaldı.Tom was about thirty minutes late.
Tom programın yaklaşık otuz dakika gerisindeydi.Tom was about thirty minutes behind schedule.
Tom, Fransızca okumaya başladığı zaman yaklaşık otuz yaşındaydı.Tom was about thirty years old when he started studying French.
Sami günde yaklaşık altı yüz mesaj alıyordu.Sami was receiving almost six hundred messages a day.
Onu yaklaşık bir haftadır yapıyorum.I've been doing that for about a week.
Onu yaklaşık üç yıldır yapıyorum.I've been doing that for about three years.
Onu yaklaşık üç haftadır yapıyorum.I've been doing that for about three weeks.
Tom sadece yaklaşık beş dakika önce ayrıldı.Tom just left about five minutes ago.
Yaklaşık ne kadar paran var?About how much money do you have?
Bu yaklaşık üç saat önce oldu.That happened about three hours ago.
Tom yaklaşık on yıldır yoga yapıyor.Tom has been doing yoga for about ten years.
Tom'un yaklaşık otuz dakika önce ayrıldığını gördüm.I saw Tom leave about thirty minutes ago.
Tom sadece yaklaşık günde üç saat burada.Tom is only here about three hours a day.
Yaklaşık senin yaşında bazı çocuklar orada oynuyorlar.Some children about your age are over there playing.
Tom sadece yaklaşık üç saatliğine burada olacak.Tom will only be here for about three hours.
Tom yaklaşık üç yıldır orada çalıştı.Tom worked there for about three years.
Tom muhtemelen yaklaşık otuz yaşında.Tom is probably about thirty years old.
Tom yaklaşık üç saat önce buradaydı.Tom was here about three hours ago.
Tom yaklaşık üç yıl önce Boston'da yaşıyordu.Tom lived in Boston about three years ago.
Seni yaklaşık 2.30 da ararım.I'll call you at about 2:30.
Yaklaşık üç hafta geciktin, değil mi?You're about three weeks late, aren't you?
Tom yaklaşık olarak benim yaşımda, değil mi?Tom is about my age, isn't he?
Tom yaklaşık otuz yaşında, değil mi?Tom is about thirty, isn't he?
Seb benden yaklaşık dokuz santim daha uzunsun, değil mi?You're about three inches taller than I am, aren't you?
Sen benden yaklaşık üç yaş küçüksün, değil mi?You're about three years younger than I am, aren't you?
Tom yaklaşık olarak benim bedenimde, değil mi?Tom is about my size, isn't he?
Kız arkadaşınla yaklaşık aynı yaştasın, değil mi?You're about the same age as your girlfriend, aren't you?
Seni yaklaşık 2.30'da tekrar arayacağım.I'll call you back at about 2:30.
Oraya otobüsle gitmek yaklaşık üç saat sürer.It'll take about three hours by bus to get there.
Tom ve Mary yaklaşık senin yaşında.Tom and Mary are about your age.
Oraya arabayla gitmek yaklaşık üç saat sürer.It'll take about three hours to get there by car.
Bunu yapmak muhtemelen yaklaşık üç saatini alacak.It's likely going to take you about three hours to do that.
Bunu yapmak yaklaşık üç saatini alacaktır.It'll probably take you about three hours to do that.
Geçen sene yaklaşık kaç tane kitap okudun?About how many books did you read last year?
Dün yaklaşık üç saat televizyon izledim.I watched TV for about three hours yesterday.
Yaklaşık günde kaç kez ellerini yıkıyorsun?About how many times a day do you wash your hands?
Gençken, büyük ebeveynlerimi yaklaşık ayda bir kez ziyaret ederdim.When I was a teenager, I used to visit my grandparents about once a month.
Yaklaşık kaç tane pulun var?About how many stamps do you have?
Avustralya'da yaklaşık üç ay geçirmek istiyoruz.We'd like to spend about three months in Australia.
Tom yaklaşık iki saat önce Mary ile gitti.Tom left about an hour ago with Mary.
Yaklaşık üç yıldır Tom'u görmüyorum.I haven't seen Tom for about three years.
Tom ve Mary yaklaşık aynı bedenler.Tom and Mary are about the same size.
Haftada yaklaşık üç saatimi çello pratiği yaparak geçiririm.I spend about three hours a week practicing the cello.
Kasaba köyden yaklaşık on beş kilometre uzaklıktadır.The town is nearly fifteen kilometres from the village.
Güneşin yüzey ısısının yaklaşık 6000°C olduğu farz ediliyor.The surface temperature of the sun is assumed to be about 6000°C.
Yaklaşık otuz kişi bekliyor.About thirty people are waiting.
Dünyada yaklaşık 830 milyon obez insan var.There are about 830 million obese people in the world.
Bu saat kordonunun fiyatı yaklaşık 50.000 ¥.This watch band costs around fifty thousand yen.
Yaklaşık üç saat yürüdük.We walked for about three hours.
Yiyeceklerdeki şeker molekülleri yaklaşık yüz seksen santigrat derecede karamelize olur.Sugar molecules in food caramelise at around 180 degree Celsius.
Yaklaşık otuz film çektim.I've directed about thirty movies.
Günde yaklaşık on kilometre yürür.He walks about ten kilometers a day.
Seceresini yaklaşık üç asır öncesine kadar çıkarabildiğini söylüyor.He says he can trace his ancestors back about 300 years.
Atalarının izini yaklaşık üç yüz yıl öncesine kadar sürebildiğini söylüyor.She says she can trace her ancestors back about 300 years.
Yaklaşık bir saat sürüyor.It takes about an hour.
Michelle yaklaşık iki düzine ameliyata, kapsamlı terapi ve iyileşmeye katlandı.Michelle endured nearly two dozen surgeries and extensive therapy and convalescence.
Michelle yaklaşık iki düzine ameliyat, kapsamlı tedavi ve iyileşme sürecinden geçmişti.Michelle endured nearly two dozen surgeries and extensive therapy and convalescence.
Orada yaklaşık üç bin kişi çalışıyor.About 3,000 people work there.
Yaklaşık üç saat önce Tom'dan telefon geldi.We got a call from Tom about three hours ago.
Çoğu kişi hayatlarının yaklaşık üçte birini yatakta geçiriyor.Most people spend about a third of their lives in bed.