Tom muhtemelen yakında eve gelecek.Tom is likely to come home soon.
Tom sana yakın yaşıyor, değil mi?Tom lives near you, doesn't he?
Tom muhtemelen yakında gelecektir.Tom will probably arrive soon.
Tom yakında öğrenecek.Tom is going to find out soon.
Yakında daha sıcak olacak.It's going to get warmer soon.
Umarım yakında bir şey olur.I hope something happens soon.
Tom muhtemelen yakında ayrılacakTom will probably leave soon.
Yakında ısınacak.It's going to get warm soon.
Tom size yakın olmak istedi.Tom wanted to be near you.
Tom nehre yakınında yaşıyor.Tom lives near the river.
Tom buraya yakın mı yaşıyor?Does Tom live near here?
Tom sana yakın mı yaşar?Does Tom live near you?
Tom yakında gidiyor.Tom is leaving soon.
Kız kardeşim en yakın arkadaşıma aşık.My sister is in love with my best friend.
Tom okyanusu görebilip göremeyeceğini anlamak için yakındaki bir ağaca tırmandı.Tom climbed a nearby tree to see if he could see the ocean.
Anahtarı paspasın altında ve yakındaki saksının içinde aradım.I looked for the key under the welcome mat and in the nearby flower pot.
Tom bana bunu yakında yapmam gerektiğini söyledi.Tom told me I should do that soon.
Tom bana yakında döneceğini söyledi.Tom told me he'll be back soon.
Tom yakında bir erkek olacak.Tom will soon be a man.
Bunu çok yakında yapacağım.I'm going to do that pretty soon.
Ben çok yakında orada olacağım.I'm going to be there very soon.
Yakında eve gidiyor olacağım.I'm going to be going home soon.
Onu yakında yapıyor olacağım.I'm going to be doing that soon.
Tom ve ben yakınan kişiler değildik.Tom and I weren't the ones who complained.
Tom asla onun gibi bir şey hakkında yakınmaz.Tom would never complain about something like that.
Şimdiye kadar Tom'un ya da Mary'nin bir şey hakkında yakındığını duyduğumu sanmıyorum.I don't think I've ever heard either Tom or Mary complain about anything.
Tom'la yakın bir ilişkim var.I have a close relationship with Tom.
Tom yakında Boston'a geri gidiyor.Tom is going back to Boston soon.
Ben yakında iyileşeceğim.I'm going to get better soon.
Yakında evleniyor olacağım.I'll be getting married soon.
Yakında eve geleceğim.I'm going to come home soon.
Yakında geri geleceğim.I'm going to come back soon.
Yakında gitmeye hazır olacağım.I'll be ready to leave soon.
Ofisimin yakınında oturmuyorum.I don't live near my office.
Tom'u çadırını nehre bu kadar yakın kurmaması için uyarmıştım.I warned Tom not to pitch his tent so near the river.
Tom'un pek fazla yakın arkadaşı yok.Tom doesn't have very many close friends.
Onu yakında yapacağım.I'm going to do that soon.
Yakında bitirmiş olacağım.I'm going to be done soon.
Ben yakında döneceğim.I'm going to be back soon.
Tom ve erkek kardeşleri çok yakındır.Tom and his brothers are extremely close.
Tom ve erkek kardeşi son derece yakınlardı.Tom and his brother were extremely close.
Çalıştığım yere yakın yaşamıyorum.I don't live near where I work.
Yakında kendini daha iyi hissedeceksin.You'll feel better soon.
Çok yakında orada olacağım.I'll be there very soon.
Tom pencerenin yakınındaki bir masada Mary ile oturuyordu.Tom was sitting at a table near the window with Mary.
Yakında evleneceğim.I'll be married soon.
Sami çok cana yakın bir adamdı.Sami was a very affable guy.
Çalıştığım yere yakın yaşıyorum.I live near where I work.
Asla kimseyi kıskanma. Yakın aileyi bile.Never make anyone envious. Even close family.
Sami, Leyla'nın cesedinin bulunduğu yerin çok yakınında yaşıyordu.Sami lived very close to the location where Layla's body was found.
Amerikalı nüfusun yüzde kaçı kıyı yakınında yaşıyor?What percentage of the American population lives near the coast?
Tom'un yakında olduğundan şüpheleniyorum.I suspect that Tom is nearby.
Tom'un evi nehrin yakınında.Tom's house is near the river.
Soğuk kış aylarında çoğu balık yavaşlar ve dibe yakın yerlerde dinlenir.Most fish slow down and "rest" near the bottom during cold winter months.
Yakında yağmur yağmaya başlayacağını düşünüyorum.I think it's going to start raining soon.
Bence yakında yağmur yağmaya başlayacak.I think it's going to start raining soon.
Nehrin yakınında kamp yapmak iyi bir fikir değildir.Camping so near the river isn't a good idea.
Sami, en yakın arkadaşının aleyhine tanıklık etti.Sami testified against his best friend.
Sami sık sık yakınıyordu.Sami complained often.
Sami yakındaki bir kasabada yaşıyordu.Sami lived in a nearby town.