Bu yakınlaştırma tuşu.This is the zoom button.
O bir yakınlaştırma lensi kullandı.She used a zoom lens.
En yakın ankesörlü telefonun nerede olduğunu söyleyebilir misin?Can you tell me where's the nearest payphone?
Ben bir baraj yakınında yaşıyorum.I live near a dam.
O ikisi oldukça yakın.Those two are pretty close.
Bizler yakın arkadaşlardık.We used to be close friends.
Tom'u en yakın arkadaşlarımdan biri olarak addediyorum.I consider Tom one of my closest friends.
Tom'u yakında uyandırmalıyım.I have to wake Tom up soon.
Tom'un yakında iyileşeceğini umuyorum.I hope Tom gets well soon.
Bunu yakında tekrar yapabileceğimizi umuyorum.I hope we can do this again soon.
Umarım yakında tekrar görüşürüz.I hope we see you again soon.
Umarım yakında eve geleceksin.I hope you'll get to come home soon.
Sanırım Tom yakında burada olacak.I imagine Tom will be here soon.
Bir horozun öttüğünü duydum ve yakında yataktan çıkmak zorunda kalacağımı biliyordum.I heard a rooster crow and knew I'd soon have to get out of bed.
Sadece yakında iyileşmeni istiyorum.I just want you to get well soon.
Tom'a ne kadar yakın olduğunu biliyorum.I know how close you are to Tom.
Ben Tom ile ne kadar yakın olduğunu biliyorum.I know how close you were to Tom.
Tom'un yakında olduğunu biliyorum.I know Tom is nearby.
Yakında seni görmem gerekiyor.I need to see you soon.
Yakında geri döneceğini düşünüyoruz.We think he'll be back soon.
Yakın bir ortaokulda Fransızca öğretirim.I teach French at a nearby junior high school.
Tom ve Mary birlikte yakın dans etti.Tom and Mary danced close together.
Tom ve Mary birbirine çok yakın kanepeye oturdu.Tom and Mary sat on the couch very close together.
Tom ve Mary koltukta birbirine çok yakın oturuyordu.Tom and Mary were sitting on the sofa very close to each other.
Tom ve Mary birbirlerine yakın duruyorlardı.Tom and Mary were standing close to each other.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi duruyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Tom, Mary'nin tek yakın arkadaşı gibi gözüküyor.Tom seems to be Mary's only close friend.
Gıda yakında hazır olacak.Food will be ready soon.
Sözleşme yakında sona erecek.The contract will expire soon.
Otobüs yakında gelecek. Lütfen biraz bekle.The bus will arrive shortly. Please wait a bit.
Tren yakında varacak.The train will arrive soon.
O otel, tren istasyonuna çok yakındır.That hotel is very close to the train station.
Yakında bir restoran var mı?Is there a restaurant close by?
Yakınlarda Tom'la konuştun mu?Have you talked to Tom recently?
Polis buranın yakınlarında sahile vurmuş bir ceset buldu.The police found a body washed up on the beach near here.
Tom saç tıraşı olmak için gitti ama yakında geri dönmeli.Tom has gone to get a haircut, but he should be back soon.
O, Merkez Parka yakın lüks bir dairede yaşıyor.He lives in a luxury apartment close to Central Park.
Tom, çiçeklere daha yakından bakmak için eğildi.Tom bent down to get a closer look at the flower.
Biz Tom'u daha yakından izlemek zorunda kalacağız.We're going to have to watch Tom more closely.
Tom yakındaki bir hastaneye götürüldü.Tom has been taken to a nearby hospital.
Tom yakında Boston'a taşınacak.Tom will be relocating to Boston soon.
Ona daha yakından bakabilir miyim?Could I get a closer look at that one?
Büyük olasılıkla yakında acıkacağım.I'm probably going to be hungry soon.
Tom'a başka herhangi birinden daha yakınım.I'm closer to Tom than anyone else.
Tom'a yakın olduğunu anlıyorum.I understand you were close to Tom.
Tom'un çocuklarıma yakın durmasına izin vermiyorum.I'm not letting Tom near my kids.
Daha yakından bakacağım.I'm going to take a closer look.
Tom'un yakında evde olacağından eminim.I'm sure Tom will be home soon.
Tom'un yakında geleceğinden eminim.I'm sure Tom will arrive soon.
Tom'un yakında arayacağını umuyorum.I'm hoping Tom will call soon.
Tom'a herhangi birinden daha yakınımI'm closer to Tom than anyone.
Bence Tom'un yaşı otuza yakındır.I'd say Tom is pushing thirty.
Okyanusun yakınında yaşardım.I used to live near the ocean.
Yakında hepimiz birlikte olacağız.We'll all be together soon.
Bir parka yakın yaşardım.I used to live near a park.
Tom biraz daha yakına taşındı.Tom moved a little closer.
Ben yakında gideceğim.I'm going to be gone soon.
Yakında öğrenirim.I'll find out soon enough.
Ben otuzun yakınında bir yerde değilim.I'm nowhere near thirty.
Yakında tekrar görüşeceğiz.I'll see you again soon.