Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.(85:7) В день скорби моей взываю к Тебе, потому что Ты услышишь меня.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Di waktu kesesakan aku berdoa kepada-Mu, sebab Engkau menjawab aku
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.En el día de mi angustia te llamaré, porque tú me respondes
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Hätäni päivänä minä sinua avukseni huudan, sillä sinä vastaat minulle.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.In der Not rufe ich dich an; du wollest mich erhören.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.In tijden van grote moeite en zorgen roep ik naar U, omdat U mij altijd antwoord geeft.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Je t`invoque au jour de ma détresse, Car tu m`exauces.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.나의 환난 날에 내가 주께 부르짖으리니 주께서 내게 응답하시리이다
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Nel giorno dell'angoscia alzo a te il mio grido e tu mi esaudirai
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.No dia da minha angústia clamo a ti, porque tu me respondes.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Nyomorúságomnak idején hozzád kiáltok, mert te meghallgatsz engem.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.På min nöds dag åkallar jag dig, ty du skall svara mig.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.På min nøds dag kaller jeg på dig, for du svarer mig.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.På Nødens Dag påkalder jeg dig, thi du svarer mig.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Te chem, în ziua necazului meu, căci m'asculţi.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Trong ngày gian truân tôi sẽ kêu cầu cùng Chúa; Vì Chúa nhậm lời tôi.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Trong ngày gian_truân tôi sẽ kêu_cầu cùng Chúa ; Vì_Chúa nhậm lời tôi .
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.V dan stiske svoje te kličem, ker me uslišiš.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.V den ssoužení svého vzývám tě, nebo mne vyslýcháš.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.V deň svojho súženia volám na teba, lebo ma vyslýchaš.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Wzywam cię w dzień ucisku mego; bo mię ty wysłuchasz.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.Εν ημερα θλιψεως μου θελω σε επικαλεισθαι, διοτι θελεις μου εισακουει.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.В деня на неволята си ще призова Тебе, Защото ще ме послушаш.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.ביום צרתי אקראך כי תענני׃
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.في يوم ضيقي ادعوك لانك تستجيب لي.
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.我 在 患 難 之 日 要 求 告 你 . 因 為 你 必 應 允 我
Sıkıntılı günümde sana yakarırım, Çünkü yanıtlarsın beni.我 在 患難 之 日 要求 告 你 . 因為 你 必應 允我
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.(52:5) Неужели не вразумятся делающие беззаконие, съедающие народ мой, как едят хлеб, и не призывающие Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.¿Acaso los que obran iniquidad no saben que comen a mi pueblo como si fuera pan, y que a Dios no invocan
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Aj, každý z nich nazpět odšel, napořád neužiteční učiněni jsou; není, kdo by činil dobré, není ani jednoho.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.De er alle avveket, alle tilsammen fordervet; det er ikke nogen som gjør godt, enn ikke én.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Er de Udådsmænd da uden Forstand de, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder Gud?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 무지하뇨 저희가 떡 먹듯이 내 백성을 먹으면서 하나님을 부르지 아니하는도다
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Mindnyájan elhajlottak, és valamennyien megromlottak, nincsen a ki jót cselekedjék, nincsen csak egy is.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Tutti hanno traviato, tutti sono corrotti; nessuno fa il bene; neppure uno
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Všetci dovedna sa obrátili zpät; zkazení sú; neni toho, kto by robil dobré, neni ani jedného.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.Без разум ли са ония, които беззаконствуват. Които изпояждат людете ми както ядат хляб, И не призовават Бога?
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.הלא ידעו פעלי און אכלי עמי אכלו לחם אלהים לא קראו׃
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.ألم يعلم فاعلو الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والله لم يدعوا.
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作 孽 的 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 如 同 喫 飯 一 樣 . 並 不 求 告 神
Suç işleyenler görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, Tanrıya yakarmıyorlar.作孽 的 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 如同 喫飯一樣.並不求 告 神
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Či toho nevedia všetci činitelia neprávosti, ktorí zjedajú môj ľud, ako jedia chlieb, a na Hospodina nevolajú?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Er alle de Udådsmænd da uden Forstand, der æder mit Folk, som åd de Brød, og ikke påkalder HERREN?
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.죄악을 행하는 자는 다 무지하뇨 저희가 떡먹듯이 내 백성을 먹으면서 여호와를 부르지 아니하는도다
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Non comprendono nulla tutti i malvagi, che divorano il mio popolo come il pane
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Sanser de da ikke, alle de som gjør urett, som eter mitt folk, likesom de eter brød? På Herren kaller de ikke.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.Zdaliž nevědí všickni činitelé nepravosti, že zžírají lid můj, jako by chléb jedli? Hospodina pak nevzývají.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.הלא ידעו כל פעלי און אכלי עמי אכלו לחם יהוה לא קראו׃
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.ألم يعلم كل فاعلي الاثم الذين يأكلون شعبي كما يأكلون الخبز والرب لم يدعوا.
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作 孽 的 都 沒 有 知 識 麼 . 他 們 吞 喫 我 的 百 姓 、 如 同 喫 飯 一 樣 、 並 不 求 告 耶 和 華
Suç işleyenlerin hiçbiri görmüyor mu? Halkımı ekmek yer gibi yiyor, RABbe yakarmıyorlar.作孽 的 都 沒有知 識麼 . 他 們吞喫 我 的 百姓 、 如同 喫飯 一 樣 、 並 不 求告 耶和華
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?A čo by Bôh nepomstil svojich vyvolených, ktorí volajú k nemu dňom i nocou, hoc aj pri nich zhovieva?
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?A což by pak Bůh nepomstil volených svých, volajících k němu dnem i nocí, ačkoli i prodlévá jim?
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?E Dio non farà giustizia ai suoi eletti che gridano giorno e notte verso di lui, e li farà a lungo aspettare
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?E não fará Deus justiça aos seus escolhidos, que dia e noite clamam a ele, já que é longânimo para com eles?
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?Et Dieu ne fera-t-il pas justice à ses élus, qui crient à lui jour et nuit, et tardera-t-il à leur égard?
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?하물며 하나님께서 그 밤낮 부르짖는 택하신 자들의 원한을 풀어 주지 아니하시겠느냐 저희에게 오래 참으시겠느냐
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?¿Y Dios no hará justicia a sus escogidos que claman a él de día y de noche? ¿Les hará esperar
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?Бог же чи не помстив ся б за вибраних своїх, що голосять до Него день і ніч, хоч довго терпить про них?
Tanrı da, gece gündüz kendisine yakaran seçilmişlerinin hakkını almayacak mı? Onları çok bekletecek mi?Бог ли не защитит избранных Своих, вопиющих к Нему день и ночь, хотя и медлит защищать их?