Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.És a ki elégeti ezeket, mossa meg ruháit, és a testét is mossa le vízben, és azután így menjen be a táborba.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.In kdor ju sežge, naj si opere oblačila in se izkoplje v vodi; in potem sme priti v taborišče.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Ja se, joka ne polttaa, pesköön vaatteensa ja pesköön ruumiinsa vedessä, ja sitten hän tulkoon leiriin.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Kdož by pak spálil je, zpéře roucha svá, a umyje tělo své vodou, a potom vejde do táboru.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Kẻ nào đứng đốt phải giặt quần áo mình, tắm mình trong nước, đoạn mới được vào trại quân.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Kẻ nào đứng đốt phải giặt quần_áo mình , tắm mình trong nước , đoạn mới được vào trại quân .
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.불사른 자는 옷을 빨고 물로 몸을 씻은 후에 진에 들어올지니라
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Og den, der brænder dem, skal tvætte sine Klæder og bade sit Legeme; derefter må han komme ind i Lejren.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Og den som brenner det op, skal tvette sine klær og bade sitt legeme i vann; derefter kan han gå inn i leiren.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.Orang yang membakarnya harus mencuci pakaiannya dan mandi sebelum pulang ke perkemahan
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.А оня, който ги изгори, да изпере дрехите си и да окъпе тялото си с вода и, след това, да влезе в стана.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.кто сожжет их, тот должен вымыть одежды свои и омыть тело свое водою, и после того может войти в стан.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.והשרף אתם יכבס בגדיו ורחץ את בשרו במים ואחרי כן יבוא אל המחנה׃
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.والذي يحرقهما يغسل ثيابه ويرحض جسده بماء وبعد ذلك يدخل الى المحلّة.
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.焚 燒 的 人 要 洗 衣 服 、 用 水 洗 身 、 然 後 進 營
Bunları yakan kişi giysilerini yıkayıp kendisi de yıkandıktan sonra ordugaha girecek.焚燒 的 人 要 洗 衣服 、 用水 洗身 、 然後 進營
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.A išlo za ním veliké množstvo ľudu i žien, ktoré nariekaly a kvílily nad ním.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Có đoàn dân đông lắm đi theo Ðức Chúa Jêsus, và có mấy người đờn bà đấm ngực khóc về Ngài.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Có đoàn dân đông lắm đi theo Ðức_Chúa_Jêsus , và có mấy người đờn bà đấm ngực khóc về Ngài .
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Er liep een hele massa mensen achter Jezus aan. De vrouwen huilden en jammerden.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Es folgte ihm aber nach ein großer Haufe Volks und Weiber, die beklagten und beweinten ihn.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.I šlo za ním veliké množství lidu i žen, kteréžto plakaly a kvílily ho.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.I szło za nim wielkie mnóstwo ludu i niewiast, które go płakały i narzekały.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ja häntä seurasi suuri joukko kansaa, myös naisia, jotka valittivat ja itkivät häntä.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.또 백성과 및 그를 위하여 가슴을 치며 슬피 우는 여자의 큰 무리가 따라 오는지라
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Követé pedig õt a népnek és az asszonyoknak nagy sokasága, a kik gyászolák és siraták õt.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Le seguía una gran multitud del pueblo y de mujeres, las cuales lloraban y se lamentaban por él
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Lo seguiva una gran folla di popolo e di donne che si battevano il petto e facevano lamenti su di lui
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men der fulgte ham en stor Hob af Folket, og af Kvinder, som jamrede og græd over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Men en stor hop folk följde med honom, bland dem också kvinnor som jämrade sig och gräto över honom.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Og en stor mengde av folket fulgte ham og mange kvinner, som jamret sig og gråt over ham.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Seguia-o grande multidão de povo e de mulheres, as quais o pranteavam e lamentavam.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Šla je pa za njim velika množica ljudstva in žene, ki so jokale in žalovale nad njim.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ηκολουθει δε αυτον πολυ πληθος του λαου και γυναικων, αιτινες και ωδυροντο και εθρηνουν αυτον.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И след Него вървяха голямо множество от народ и от жени, които плачеха за Него.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.И шло за Ним великое множество народа и женщин, которые плакали и рыдали о Нем.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.Ійшло ж слідом за Ним велике множество народу й жінок, що голосили й ридали по Йому.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.וילכו אחריו המון עם רב והמון נשים והנה ספדות ומקוננות עליו׃
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.وتبعه جمهور كثير من الشعب والنساء اللواتي كنّ يلطمن ايضا وينحن عليه.
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許 多 百 姓 、 跟 隨 耶 穌 、 內 中 有 好 些 婦 女 、 婦 女 們 為 他 號 咷 痛 哭
Büyük bir halk topluluğu da İsanın ardından gidiyordu. Aralarında İsa için dövünüp ağıt yakan kadınlar vardı.有 許多 百姓 、 跟隨 耶穌 、 內中 有 好些 婦女 、 婦女 們為 他 號咷 痛哭
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Am unteren Ende zu sein heißt, dass man damit kämpft, über die Runden zu kommen.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.At være nede i bunden betyder at man kæmper med at få det til at hænge sammen.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Ben je beneden, dan heb je moeite om de eindjes aan elkaar te knopen.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Dacă eşti jos, la bază, înseamnă că te zbaţi de la o zi la alta.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Estar em baixo na parte inferior significa que se está a lutar para fazer face às despesas.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Être en bas signifie que vous avez du mal à joindre les deux bouts.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.In basso quelli che indicano una difficoltà reale di sopravvivenza.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.당신이 밑바닥에 있다는 것은 먹고 살기 위한 돈을 벌기 위해 고군분투하고 있음을 의미합니다.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Naopak ty dolní ukazují, že se budete potýkat s nedostatkem.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Ở phia dưới có nghĩa là bạn sẽ phải vật lộn để chi tiêu.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Pozycja na dole znaczy, że z trudem wiążesz koniec z końcem.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Sedangkan di bagian bawah berarti Anda berjuang untuk memenuhi keperluan hidup.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Si estás en el extremo inferior, tendrás que luchar para que te alcancen.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Το να είσαι στο κάτω μέρος σημαίνει ότι δυσκολεύεσαι να τα φέρεις βόλτα.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.А якщо в самому низу, то ви з усіх сил намагається звести кінці з кінцями.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Най-долу означава, че се борите да свържете двата края.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.Нахождение внизу, у основания, означает, что вы мучаетесь, сводя концы с концами.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.המצאות בתחתית הגרף, מציינת שאדם נאבק בכדי לגמור את החודש.
En aşağısı ise yakanızı bir araya getirmekte zorlanıyorsunuz demek.وحين تكون في الأسفل يعني أنك تناضل لأجل تلبية الاحتياجات.