Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalar ile cümle

yakalar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Bu kadar -- bu sizi orda yakalar.Това е -- това трябва да ви закара точно там.
Bu kadar -- bu sizi orda yakalar.Я инвестировал десятки миллионов". Этого достаточно, чтобы завлечь.
Bu kadar -- bu sizi orda yakalar.זהו זה -- זה אמור להכניס אותך בדיוק לשם
Bu kadar -- bu sizi orda yakalar.تلك هي النقطة الأساسية -- هذا يجب أن يحقق هدفك .
Bu kadar -- bu sizi orda yakalar.これが大事になります 皆これは
Çiftçiler genellikle gruplara ayrılır ve bir delikten 100 kadar sıçan yakalarlar.Los agricultores suelen organizarse en grupos y atrapar hasta cien ratas por hoyo.
Çiftçiler genellikle gruplara ayrılır ve bir delikten 100 kadar sıçan yakalarlar.Os agricultores frequentemente se organizam em grupos e capturam até 100 animais por toca.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.A kínai katonák elkapják és visszatoloncolják őket Észak-Koreába ahol súlyos büntetést szabnak ki rájuk.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Chinesische Soldaten fangen Nordkoreaner wieder ein und schicken sie zurück, wo sie schwere Strafen erwarten.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Chińscy żołnierze ich łapią i odsyłają do Korei Północnej, gdzie grożą im surowe kary.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Čínští vojáci chytají Severní Korejce a posílají je zpět, kde čelí krutému potrestání.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.중국 공안은 탈북자들을 잡아 송환하고, 그런 탈북자들은 무거운 처벌을 받습니다.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Los soldados chinos atrapan y envían de vuelta a los norcoreanos, donde enfrentan castigos severos.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Os soldados chineses irão capturar e enviar de volta os norte-coreanos, onde enfrentarão punições severas.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Soldati cinesi catturavano i nordcoreani e li rimandavano indietro, dove ricevevano una punizione severa.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Vojaci v Číne zadržia a pošlú ľudí späť do Severnej Kórei, kde čelia niekoľkým trestom.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Китайские солдаты ловили и отправляли северокорейцев обратно, где их ждало суровое наказание.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.Китайські солдати зловлять і відішлють назад жителів Північної Кореї, де вони зустрінуть суворе покарання.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.חיילים סיניים יתפסו וישלחו חזרה את הצפון קוריאנים, שם הם יעמדו בפני ענישה חמורה.
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.و سوف يقوم الجنود الصينيون بالقبض و اعادة ارسال الكوريين الشماليين حيث يواجهون العقاب الشديد
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.中國士兵會逮捕 同埋送返脫北者畀北韓當局 佢哋返到去北韓會受到嚴厲嘅懲罰
Çinli askerler onları yakalar ve Kuzey Koreye, şiddetli cezalarla karşılaştıları yere geri gönderir.捕まえて送還します 送還者には厳しい罰が待っています 僕は 日中に動くことにしました
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Chúng bắt ruồi, gửi lại cho anh ta ở Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.De kunde således fånga flugor och skicka dem till honom i Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Ils ont attrapé les mouches et les lui ont envoyées à Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.아이들은 파리를 채집하여 퍼스에 있는
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Loro avrebbero catturato e poi inviato a lui le mosche a Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Mereka bisa menangkap lalatnya, dan mengirimkannya kepada dokter lalat di Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Mogły łapać muchy i wysyłać mu je do Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Mohli muchy pochytať a poslať mu ich do Perthu.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Pudieron atrapar las moscas, enviárselas a Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Sie konnten die Fliegen fangen und zu ihm nach Perth schicken.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Ze vingen de vliegen en stuurden ze naar hem in Perth.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Μπορούσαν να πιάσουν τις μύγες, να του τις στείλουν στο Πέρθ.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Вони могли зловити муху і відіслати її йому в Перт.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Они ловили мух, посылали их ему в Перт.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.Те могат да хващат мухи, да ги изпращат до него в Пърт.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.ובכך יכלו ללכוד את החרק.
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.عندما وجد البق في الأمعاء, أرسل
Çocuklar sinekleri yakalar ve Perth'de olan doktora yollayabilirdi.ばい菌が仕掛けに入った頃 博士は
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beş당신은 실제 번호로 읽고 할인없이 바로이 세 1 천 잡는다 백 여든다섯
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beşGammastrahlung ungefähr vier bis fünf Mal als Preise überall sonst in dieser uh ...
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beşLaten we terug gaan naar de route die ik ben Sorry dat ik dacht dat het was het publiek aan de parkeerplaats
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beşVes dan je to stvar, ki je nikoli ni enkrat prebral več kot 650 taborišč 32. Obdobje hm ...
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beşארבעה עד חמש פעמים כפרסים בכל מקום אחר באה זה ... אתה קורא במספרים האמיתיים ללא הנחה
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beşكنت تقرأ على الأرقام الفعلية دون خصم وهذا هو ثلاثة آلاف وأدرك 100 85
Eğer gerçek numaraları okuyorsun indirim olmadan işte üç bin yakalar yüz seksen beş割引なし それはだ3000 1キャッチ 百八十から五 今日は10時間のためにそれを上に持っていた
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Als ik het canvas beetneem, kan ik hetzelfde doen -- het oprekken.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Dacă apuc pânza, pot face acelaşi lucru , s-o măresc.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Ha megfogom a vásznat, meg tudom csinálni ugyanezt -- kinyújtani.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Jeżeli złapię podłoże, mogę z nim zrobić to samo, np. rozciągnąć.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Jika memegang kanvas, saya bisa melakukan hal yang sama -- merenggangkannya.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Když chytnu plátno, můžu s ním dělat to samé -- roztáhnout jej.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.마찬가지로 화면을 잡아서 늘려볼 수 도 있지요.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Man kann die Leinwand nehmen und die gleichen Dinge tun - es vergrößern.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Posso fare la stessa cosa con lo sfondo, deformandolo.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Se agarrar nas extremidades, posso fazer o mesmo, esticá-las.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Si je prends l'ensemble, je peux faire la même chose -- l'étirer.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Si tomo el lienzo, puedo hacer más o menos lo mismo -- estirarlo.
Eğer taslağı yakalarsam, aynı şeyleri yapabilirim -- büyütebilirim.Ако сграбча платното, мога да направя нещо подобно -- да го уголемя.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod