Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalanma ile cümle

yakalanma kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."No, možno je moja pravdepodobnosť okolo 35 %."
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler." Peut-être bien que mon risque est d'environ 35 %. "
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Poate că probabilitatea mea e 35%."
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Thế thì có lẽ khả năng của tôi là tầm 35%"
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Vielleicht liegt meine Krebswahrscheinlichkeit nur bei 35 %."
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Λοιπόν, ίσως οι πιθανότητές μου να είναι περίπου 35%".
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Може би вероятността да се разболея от рак е около 35 процента".
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."Может быть, для меня вероятность составит около 35 процентов".
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."אולי הסבירות שלי לחלות היא כ-35 אחוזים".
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler."حسنًا، إمكانية إصابتي هي حوالي 35%".
"Belki de yakalanma olasılığım yaklaşık yüzde 35." dediler.素早く そして効率よく 学習したわけです
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."저의 평균 암 발병률은 약 10%입니다."라고 말했을 때, 우리가 "이런, 안좋은 소식이군요."
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."A minha probabilidade de sofrer de cancro é de 10%" e nós dizíamos:
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Az esetemben annak az esélye, hogy rákom lesz, kb. 10 százalék," és azt mondtuk, "Rossz hírem van.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Die Wahrscheinlichkeit einer Krebserkrankung bei mir liegt bei 10 %", und wir sagten:
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."La probabilidad que tengo de padecer cáncer es alrededor de un 10%", y le decíamos, "malas noticias.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Mijn gemiddelde kans om kanker te krijgen is ongeveer 10%", en wij zeiden: "Hee, slecht nieuws.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Min genomsnittliga sannolikhet att drabbas av cancer är runt 10 procent," och vi sa, "Tyvärr, dåliga nyheter.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Min sandsynlighed for at få kræft er cirka 10 procent," og vi sagde, "Hey, dårligt nyt.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Pravděpodobnost, že budu mít rakovinu, je asi 10 %," a my na to: "Máme špatnou zprávu.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Pravdepodobnosť, že dostanem rakovinu je 10 %," a my sme mu povedali:
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Probabilitatea mea de a suferi de cancer e cam 10%", iar noi spuneam:
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Для меня средняя вероятность заболеть раком составляет около 10 процентов", а мы говорим:
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."Средната вероятност да се разболея от рак е около 10 процета", казвахме: "Хей, лоша новина.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."הסבירות שלי לחלות בסרטן היא כ-10 אחוזים", ואנחנו אמרנו לו: "הי, חדשות רעות.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü."إمكانية إصابتي بالسرطان هي حوالي 10%"، و قلنا: "إسمع! خبرً غير سار.
"Benin kansere yakalanma olasılığım, yaklaşık yüzde 10." dediyse, biz de "Haberler kötü.私たちが「残念ですが 実際の平均確率は30%くらいなのですよ」と言うと
Bir daha sakın yakalanma.E non farti prendere pių.
Bir daha sakın yakalanma.Não seja pego de novo.
Bir daha sakın yakalanma. Ne oldu?Ne pusti se ponovno ujeti.
Bir daha sakın yakalanma. Ne oldu?Pas op dat je niet weer gevangen wordt.
Bir daha sakın yakalanma. Ne oldu?لا تجعلهم يصيدوك ثانية
Bir daha sakın yakalanma.Ne te fais plus attraper.
Bir daha sakın yakalanma.Que no te vuelvan a pescar.
Bir daha sakın yakalanma.Să nu te laşi prinsă din nou!
Bir daha sakın yakalanma.Μη σε ξαναπιάσουν.
Bir daha sakın yakalanma.Больше не попадайся!
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""나는 지금 융단 폭격을 맞고 있지 않아. 나는 시골에 살고 있지 않아."
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""N-am fost rasă de pe fața pământului, nu locuiesc într-o mahala."
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""No estoy siendo bombardeada, no vivo en un municipio"
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""Бомби на тебе не падають, в трущобах ти не живеш".
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""Бомбы на тебя не падают, в трущобах ты не живёшь".
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""אני לא תחת הפצצה, אני לא גר בעיירה."
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum.""أنت لا تكون مغطى بالسجاد، أنا لا أعيش في مدينة متحضرة"
"Bombardımana yakalanmadım. Bir kasabada yaşamıyorum."口汚い言葉が聞こえ始めますが それは1つだけではなく
"Bombardımana yakalanmadım."Hádam nie som plošne bombardovaná.
"Bombardımana yakalanmadım."Ich werde nicht zerbombt.
"Bombardımana yakalanmadım."Ik krijg geen bommentapijt over me heen.
"Bombardımana yakalanmadım."Jag blir inte utsatt för några bombmattor.
"Bombardımana yakalanmadım."Não posso estar a ser bombardeada.
"Bombardımana yakalanmadım."Nem lettem leszőnyegbombázva.
"Bombardımana yakalanmadım."Non sono stata bombardata a tappeto.
"Bombardımana yakalanmadım." On ne m'a pas bombardé.
"Bombardımana yakalanmadım."Saj nisem bombardiran.
"Bombardımana yakalanmadım."Saya tidak sedang dihujani bom.
"Bombardımana yakalanmadım."Tôi sẽ không phải bị ném bom rải thảm.
"Bombardımana yakalanmadım."Δε δέχομαι μαζικό βομβαρδισμό.
"Bombardımana yakalanmadım."Не е като като да ме бомбардират.
Bu nedenle erkeklerin hemofili hastalığına yakalanma şansı 7000de 1; bir tane X kromozomları var. -남성 7000명 중 1명이 혈우병을 나타낸다는 뜻입니다 X 염색체에 의해서 완전히 결정되어버리기 때문입니다
Bu nedenle erkeklerin hemofili hastalığına yakalanma şansı 7000de 1; bir tane X kromozomları var. -Dlatego 1 na 7 000 mężczyzn jest chory, bo to jest całkowicie zdeterminowane.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod