Ana içeriğe geç
Sözlük

yakalamak ile cümle

yakalamak kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
9
HARF
4
HECE
8
ORT. KELİME
Hop hop, Lan Fan onu yakalamak için kolunu kaybetti.Чтобы взять его, Лан Фан потеряла руку.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Ahogy mondtam, az intézmények nem képesek rá.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.As instituições, como eu disse, estão impedidas de captar isso.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.E le istituzioni, come ho detto, non sono in grado di catturarlo.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Et les institutions, comme nous l'avons dit, ne sont pas en mesure de capturer cela.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Instellingen voorkomen, zoals ik al zei, dat je die kunt grijpen.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Inštitúcie, ako som povedal, ju nemôžu podchytiť.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Institutionen, wie ich schon sagte, sind daran gehindert, das zu erfassen.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Instytucje, jak już powiedziałem, nie mają takiej możliwości.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Karena institusi, seperti yang telah dibahas, tidak akan menangkapnya.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.기관들은 방금 이야기했듯, 이런 것을 끄집어내지 못하게 되어있습니다.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Microsoft のCEO スティーブ バルマーは
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Si institutiile, dupa cum am spus, sunt impiedicate sa o captureze.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Y las intituciones, como ya he dicho, son incapces de aprovechar eso.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Και οι οργανισμοί, όπως είπα, αποκλείονται από τη σύληψη αυτού.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Институциите не могат да го направят.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.Организации, как я уже сказал, по сути своей не могут это сделать.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.ומוסדות, כפי שאמרתי, מנועים מלמצות את זה.
Kurumlar, anlattığım gibi, bu değeri yakalamaktan alıkoyulmuştur.والمؤسسات، كما قلت، ممنوعة من الحصول على ذلك.
Miles beni yakalamak üzere.Miles lo esta notando.
Miles beni yakalamak üzere.Miles mencurigai sesuatu,
O halde bir kuşu yakalamak için en iyi zaman yuvasına girme ve çıkma anıdırלכן הסיכוי הטוב ביותר הוא לחטוף .ציפור בזמן כניסתה או יציאתה
O halde bir kuşu yakalamak için en iyi zaman yuvasına girme ve çıkma anıdırلذا فرصته الأفضل لمسك الطير يأتي في الداخل أو الخارج
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Aangezien zij geen hulp meer heeft, is ze gemakelijk te vangen.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Din moment ce nu mai există nimeni să o protejeze, va fi uşor de capturat.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Karena tak ada lagi yang melindunginya, akan mudah menangkapnya.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Ker ni več nikogar, ki bi ji pomagal, je ne bo težko ujeti.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.No tiene a nadie a quien recurrir, capturarla será sencillo.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Plus personne ne peut l'aider, elle ne nous échappera plus.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Protože není nikoho, kdo by jí pomohl, bude snadné ji chytit.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Teraz, gdy nikt jej nie pomoże, będzie łatwo ją złapać.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.- Untranslated subtitle -ẽ dễ dàng để bắt cô ta nếu cô ta không được ai giúp đỡ.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.Докато никой не и помага, тя е лесна мишена.
Ona yardım edecek kimse yok, yakalamak kolay olacak.,מכיוון שאין שם אף אחד שיעזור לה .יהיה קל לתפוס אותה
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.40:1 Siehe, die Hoffnung wird jedem fehlen; schon wenn er seiner ansichtig wird, stürzt er zu Boden.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.( 40 : 28 ) Kìa , sự trông bắt nó được bèn mất hết ; Chỉ thấy tướng dạng nó , người_ta liền rụng_rời đi .
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.(40:28) Kìa, sự trông bắt nó được bèn mất hết; Chỉ thấy tướng dạng nó, người ta liền rụng rời đi.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.(40:28) Voici, on est trompé dans son attente; A son seul aspect n`est-on pas terrassé?
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.(41:1) Надежда тщетна: не упадешь ли от одного взгляда его?
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Dens Nysen fremkalder strålende Lys, som Morgenrødens Øjenlåg er dens Øjne.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.é, az õ reménykedése csalárd; [puszta] látása is halálra ijeszt!
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Eis que é vã a esperança de apanhá-lo; pois não será um homem derrubado só ao vê-lo?
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Glej, prazno je upanje, da ga dobiš; saj že njega pogled vrže človeka na tla.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.He aquí que toda esperanza del hombre se frustra, porque ante su solo aspecto uno cae hacia atrás
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Iată că eşti înşelat în aşteptarea ta de a -l prinde: numai să -l vezi, şi cazi la pămînt!
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Jedna do drugiej przylgnęła, ujęły się, a nie dzielą się.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Každý ľne pevne k druhému; držia sa spolu a neodstávajú od seba.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.잡으려는 소망은 헛것이라 그것을 보기만 하여도 낙담하지 않겠느냐
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Når den nyser, stråler det frem lys, og dens øine er som morgenrødens øielokk.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.När han fnyser, strålar det av ljus; hans blickar äro såsom morgonrodnadens ögonbryn.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Od kýchání jeho zažžehá se světlo, a oči jeho jsou jako záře svitání.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.ognuna aderisce alla vicina, sono compatte e non possono separarsi
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Sen aivastus on kuin valon välähdys, sen silmät ovat kuin aamuruskon silmäripset.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Setiap orang yang melihat Lewiatan, akan menjadi lemah lalu jatuh pingsan
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Wanneer hij snuift, schieten lichtflitsen naar buiten. Zijn ogen gloeien als de eerste zonnestralen.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Ιδου, η ελπις να πιαση τις αυτον ειναι ματαια δεν ηθελε μαλιστα εκπλαγη εις την θεωριαν αυτου;
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.Ето, надеждата да го хване някой е празна; Даже от изгледа му не отпада ли човек?
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.הן תחלתו נכזבה הגם אל מראיו יטל׃
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.هوذا الرجاء به كاذب. ألا يكبّ ايضا برؤيته.
Onu yakalamak için umutlanma, Görünüşü bile insanın ödünü patlatır.人 指 望 捉 拿 他 、 是 徒 然 的 . 一 見 他 、 豈 不 喪 膽 麼
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod