yakalama ile cümle

yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
10
ORT. KELİME
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.Res se morate osredotočiti, da opazite kakršnokoli spremembo.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.Trebuie să te concentrezi cu adevarat pentru a remarca fie și una dintre schimbări.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.Trzeba się mocno skoncentrować, żeby wychwycić jakąkolwiek zmianę.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.Вам надо сильно сконцентрироваться, чтобы заметить хоть какие-то изменения.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.Трябва хубаво да се концентрирате, за да доловите изобщо някаква промяна.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.צריך ממש להתרכז כדי לקלוט משהו מהשינויים.
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.صعب ملاحظة ذلك . في الواقع يجب أن تركز لتعرف ما التغييرات التي حصلت
Hepsindeki değişimi yakalamak için gerçekten konsantre olmak zorundasınız.かなりの集中力を要します さて これは現在かなり調査されている
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Chcemy uchwycić unikalność każdego języka i chcemy uchwycić ich ewolucję przez czas.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Elke taal is uniek en dat willen we grijpen. We willen de ontwikkeling van een taal zien.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.우리 모두는 모든 언어의 독자성에 대해 알고 싶습니다. 우리 모두는 언어의 점진적 진화에 대해서도 알고 싶습니다.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Mi meg szeretnénk ragadni minden nyelv egyedi jellemzőit. És meg szeretnénk ragadni az időbeli fejlődésüket.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Şi vrem să capturăm evoluţia lor prin timp.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Vi ønsker at få det enestående i alle sprog frem. Og vi ønsker at fange deres udvikling over tid.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Vogliamo trovare quel che rende unica ogni lingua e vogliamo coglierne l'evoluzione nel tempo.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Wir wollen die Einzigartigkeit aller Sprachen festhalten.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.Мы хотим сохранить уникальность каждого языка. И мы хотим проследить их эволюцию во времени.
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.,אנחנו רוצים לתפוס את כל הייחוד של כל שפה .ואנחנו רוצים לתפוס את ההתפתחות שלהן במשך הזמן
Her dilin eşsizliğini yakalamak ve zaman içindeki değişimlerini yakalamak istiyoruz.進化していく言葉の姿を捕らえたいと願っています。 けれども、せっかく集めた例文を
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Blij verrast zie ik dat leerlingen op mijn school ambitieus de kans aangrijpen.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Ce qui me plaît, c'est de voir les élèves de mon école saisir cette opportunité avec ambition.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Det är spännande att se eleverna på min skola som ambitiöst tar till vara på möjligheterna.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Det spændende er at jeg ser studerende på min skole med ambitioner om at gribe alle muligheder.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Ekscytujący jest widok uczennic w mojej szkole, z ambicją chwytających się możliwości.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Hal yang menyenangkan adalah saya melihat siswa di sekolah saya sangat ambisius dalam mengambil kesempatan.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Je vzrušujúce vidieť na mojej škole študentky s ambíciami chopiť sa príležitosti.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.흥미로운 사실은 학교의 학생들이 기회를 잡으려는 야망을 갖고 있다는 겁니다.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.La cosa emozionante è che vedo studenti nella mia scuola ambiziosi che afferrano le opportunità.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Lo emocionante es que veo a las estudiantes en mi escuela con el fuerte deseo de aprovechar la oportunidad.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Nagyon jó látni, hogy az iskolám diákjai mekkora ambícióval ragadnak meg minden lehetőséget.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.O mais emocionante é que vejo alunas na minha escola com ambição para agarrar as oportunidades.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Partea incitantă e că văd eleve la școala mea ambițioase, profitând de oportunități.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Tôi rất phấn khởi khi thấy học sinh đến trường của tôi với kì vọng để nắm lấy cơ hội này.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Úžasné je, že vidím studentky v naší škole, které mají ambice a dokážou se chopit příležitosti.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Vznemirljivo je, da vidim, da so učenci na moji šoli ambiciozni, ko zgrabijo priložnost.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Είναι συναρπαστικό να βλέπω μαθήτριες του σχολείο μου με φιλοδοξίες, να αρπάζουν τις ευκαιρίες.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Мене тішить, що я бачу учениць у мене в школі, які здатні самореалізуватися.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Най-вълнуващото е, че там виждам амбициозни ученички, които грабват възможността.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.Самое удивительное — это видеть учениц моей школы, которые стремятся ухватиться за эту возможность.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.אני מתרגשת לראות תלמידות בבית הספר שלי בעלות שאיפות לנצל הזדמנויות.
Heyecanlı olan şey okulda fırsatları hırslı bir şekilde yakalamaya çalışan öğrenciler görmem.皆チャンスを掴もうと 意欲満々です そして 彼女たちの両親 父親も 私の父がそうであったように
Heykelin altı bir kum tanesinden oyuldu. Bunun sebebi, taş görüntüsünü yakalamak istememdi.Der Boden wurde aus einem Sandkorn geschnitzt, denn ich wollte ein kleinen Steineffekt haben.
Heykelin altı bir kum tanesinden oyuldu. Bunun sebebi, taş görüntüsünü yakalamak istememdi.Phần cuối được khắc từ một hạt cát, vì tôi muốn lấy một chút hiệu ứng tác động của đá.
Heykelin altı bir kum tanesinden oyuldu. Bunun sebebi, taş görüntüsünü yakalamak istememdi.Spodok je vytesaný zo zrnka piesku, pretože som chcel dosiahnuť kamenný efekt.
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.N'essaye pas de saisir quoi que ce soit, quoi que ce soit.
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.No intentes agarrar nada, nada.
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.Non afferrare nulla, nulla.
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.Не пытайся ничего ловить.
Hiç bir şeyi yakalamaya çalışma, hiç bir şeyi.אל תנסי לתפוס שום דבר, שום דבר.
Hindistan hükümeti failleri yakalamaya zorlandı.El gobierno indio se ha visto obligado a arrestar a los responsables.
Hindistan hükümeti failleri yakalamaya zorlandı.Le gouvernement indien a été forcé d'arrêter les agresseurs.
Hindistan hükümeti failleri yakalamaya zorlandı.Η κυβέρνηση της Ινδίας αναγκάστηκε να προβεί στη σύλληψη των δραστών.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.A Índia ainda tem um longo caminho a percorrer até alcançar a China.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.Ấn Độ vẫn còn lâu mới có thể bắt kịp được với Trung Quốc.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India are multe de făcut până să prindă China din urmă.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India előtt meg hosszú út áll, hogy utolérje Kínát.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India heeft nog een lange weg te gaan om China bij te benen.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India masih memiliki jalan panjang untuk mengejar Cina.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.India todavía tiene un largo camino que recorrer para alcanzar a China.
Hindistan'ın Çin'i yakalamak için hala alacağı çok yol var.Indie mają przed sobą długą drogę, by dogonić Chiny.
İlgili Sayfalar