yakalama ile cümle
yakalama kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
4
HECE
11
ORT. KELİME
Ama önce daha büyük, daha ucuz normalde kabul edilmeyen, kitaplarda yazmayan tasarrufları yakalamalıyız.لكن علينا أولاً أن نمتلك مدخرات أكبر و أقل تكلفة و التي عادةً ما يتم تجاهلها ولا تدرج في كتب التعليمات.
Ama önce daha büyük, daha ucuz normalde kabul edilmeyen, kitaplarda yazmayan tasarrufları yakalamalıyız.大きく安価な節約から 実行すべきです 例えば ポンプはモーターの 主要な使い道であり
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Aber Sie müssen in wenigen Sekunden erreichen, dass deren emotionale Aufmerksamkeit auf Sie gerichtet ist.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Ale musisz skupić ich emocje na sobie w przeciągu pierwszych sekund.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.어쨌거나 투자자들이 당신에게 감정적으로 집중하게 해야 합니다. 처음 몇 초만에요.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Maar je moet hun emotionele aandacht op jou richten binnen die eerste paar seconden.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Mais vous devez attirer leur attention émotionnelle, centrée sur vous, dès les premières secondes.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Ma tu devi attirare la loro attenzione emotiva, e focalizzarla su di te nel giro di pochi secondi.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Tiene que captar su atención emocional, centrarla en ustedes, en esos primeros pocos segundos.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Но вие трябва да хванете тяхното емоционално внимание, фокусирано върху вас, още в първите секунди.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.Но надо в первые же секунды захватить и закрепить на себе эмоциональное внимание.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.אבל אתה צריך לתפוס את תשומת הלב הרגשית שלהם, להתמקד בך. במהלך השניות הספורות הראשונות
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.لكن , عليك الأخذ بزمام إنتباههم العاطفي, و تركزه عليك, خلال تلك الثواني الأولى.
Ama onların duygusal ilgilerini yakalamanız, kendinizde tutmanız lazım, daha o ilk birkaç saniyede.最初の数秒で... そしてそこから しっかりと安定した
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik, "hareket yakalama"nın tam karşıtı olarak.Накрая нарекохме целия процес и технологията "улавяне на емоция", вместо просто улавяне на движение.
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik,그렇지만, 우리는 우리의 기술들과 전체적인 시스템을 "모션(움직임) 캡쳐" 가 아닌 "이모션(감성 캡쳐)"
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik,Proces ten nazwaliśmy "emotion capture", w odróżnieniu od motion capture.
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik,ולכל הטכנולוגיה "דגימה ריגשית," בניגוד לדגימת תנועה.
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik,لكن الأمر انتهى باطلاق إسم على العملية برمتها وكل التكنولوجيا إسم " التقاط المشاعر والإنفعالات" .
Ama sonunda tüm yönteme ve bütün teknolojiye "his yakalama" dedik,「エモーション キャプチャー」と呼ばれるまで発達しました モーションキャプチャーと対になるものです
Ama yeniden bakınca, bu sürenin benim için de geçip gittiğini ve çevremi yakalamam gerektiğini fark ettim,하지만, 손을 내려다 봤을 때 그 세월이 저한테도 행진하여 왔었다는걸 깨달았습니다 그래서 저는 그 세월을 만회해야 했고,
Ama yeniden bakınca, bu sürenin benim için de geçip gittiğini ve çevremi yakalamam gerektiğini fark ettim,אבל כשהבטתי למטה הבנתי שהזמן התקדם גם מבחינתי ושאני צריכה להתעדכן,
Ama yeniden bakınca, bu sürenin benim için de geçip gittiğini ve çevremi yakalamam gerektiğini fark ettim,ولكن لما أدركت ما حدث رايت ان الزمن قد مرّ عليً أنا أيضًا وأننى احتاج إلى تعويض ما فاتني
Ama yeniden bakınca, bu sürenin benim için de geçip gittiğini ve çevremi yakalamam gerektiğini fark ettim,私の中でも時が経っていた、そして 追いつかなければいけないということに気が付き、 私は動き始めました。
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Ale jeśli wy będziecie próbowali łapać lub przytrzymywać to, możecie je uszkodzić.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Dar dacă te grăbeşti să îl înşfaci sau să îl ții, îl vei distruge.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Es stellt sich heraus, dass wenn ich nicht - (Lachen) (Applaus)
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.비행기를 손으로 잡으시면, 여러분이 비행기를 해치게 될겁니다.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Maar als je het vastpakt, maak je het kapot.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Mais si vous essayez de l'attraper ou de le tenir, vous allez le détruire.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Ma se allungate la mano per afferrarlo o prenderlo, lo distruggerete.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Pero si se estiran para agarrarlo o tenerlo, lo destruirán.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Но ако се протегнете да го хванете или задържите, ще го унищожите.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.Но если вы схватите его, он сломается.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.אך אם תנסו להושיט יד ולתפוס אותו - אתם תהרסו אותו.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.و لكنك إذا حاولت التقاطها و الإمساك بها فسوف تدمرها.
Ancak elinizi uzatır ve yakalamaya çalışırsanız, onu paramparça edersiniz.墜落したら皆さんは木製のインディアンにでも なったつもりでいらしてください
Anı yakalamalıyız.We must seize this moment.
Anı yakalamalıyız.Wir müssen diesen Moment nutzen.
Anı yakalamalıyız.Y no podemos darnos el lujo de hacerlo equivocadamente.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Als je door het landschap loopt, richt het zich op als je bent langsgelopen om te proberen afval te pakken.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cînd vă plimbaţi prin peisaje, sare în urma paşilor voştri încercînd să prindă sfărîmături.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Cuando caminamos por un paisaje va tras nuestras pisadas tratando de atrapar desechos.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Gdy spacerujesz na łonie natury po twoich krokach wyrywa się w górę próbując wychwycić odpadki.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ha keresztülmész egy földön, lábnyomaid után feltör, és próbálja összeszedni a törmeléket.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Když kráčíte krajinou, vyzdvihuje se v otiscích vašich stop, snažíce se získat částečky.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Ketika anda berjalan di atas tanah, miselium melonjak setelah langkah kaki anda untuk mengikat sisa tanaman.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Khi bạn bước qua những khu vực địa hình, nó nhảy đến nơi dấu chân để lại, cố chiếm được mớ tàn dư.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.인간이 지나가면 균사체는 인간의 발걸음을 감지하고 발걸음이 남긴 잔해물을 움켜잡으려고 합니다.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Kun kävelet maastossa, se ponnahtelee kannoillasi yrittäen tarttua pirstaleisiin.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Når I går henover landskaber, rækker det op i jeres fodspor, for at finde efterladenskaber.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.När man vandrar över landskapen hoppar det upp efter dina fotsteg för att fånga spillror och skräp.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Vie o vás. Keď prechádzate krajinou, mycélium ide po vašich stopách; vylezie a zbiera, čo po vás zostalo.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Όταν περπατάτε σε μια περιοχή, ακολουθεί τα βήματά σας για να πιάσει σκύρα.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Като вървиш през местностите, той подскача след стъпките ти и се опитва да грабне отломки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.Когда вы гуляете по лугам, он вибрирует в такт вашим шагам, пытаясь ухватить органические остатки.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.כשאתם הולכים על האדמה, הוא מזנק כלפי מעלה אחרי כל צעד שלכם בנסיון לתפוס שפוכת.
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.عندما تمشي عبر المسطحات فإنها تقفر بعد خظواتك محاولة التعلق بالبقايا
Arazide yürüdüğünüz zaman, ayakizinizin peşinden giderek bıraktığınız kalıntıları yakalamaya çalışır.通った所で跳びはねて 堆肥をつかみ取ろうとする だから私はインターネットの発明は
Arkadaki gemi yelkenlerini açmış, başlayacak esintiyi yakalamaya çalışıyor.Loď v pozadí zrovna vztáhla plachty a snaží se do nich chytit trochu větru.