yakıt ile cümle
yakıt kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Elektryczność w Ameryce głównie pochodzi ze spalania paliw kopalnianych.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Hầu hết điện năng của nước Mỹ là từ việc đốt nhiên liệu hóa thạch mà ra.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La maggior parte dell'elettricità negli Stati Uniti viene da carburanti fossili.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La mayoría de la electricidad de EEUU proviene de la quema de combustibles fósiles.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.La plupart de l'électricité aux Etats-Unis provient de combustibles fossiles.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Majoritatea electricității din America provine din arderea combustibililor fosili.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Suurin osa Amerikan sähköstä tulee fossiilisista polttoaineista.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Většina americké elektřiny pochází ze spalování fosilních paliv.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Σχεδόν όλος ο αμερικάνικος ηλεκτρισμός παράγεται από την κατανάλωση ορυκτών καυσίμων.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.Большая часть электричества в США производится путём сжиганияископаемого топлива.
Amerikan elektriğinin büyük bir bölümü fosil yakıtların yanmasından geliyor.По-голямата част от американското електричество идва от горенето на изкопаеми горива.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Contudo, no contexto deste estudo, refere-se especificamente a combustíveis para transportes.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Ebben az elemzésben a bioüzemanyag kifejezés kizárólag a közlekedési célú üzemanyagokat foglalja magában.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.I denna analys används termen dock uteslutande för transportbränslen.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.In de context van deze analyse doelt de term echter specifiek op brandstoffen voor transportdoeleinden.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.In diesem Beitrag bezieht er sich jedoch speziell auf Kraftstoffe für Verkehrszwecke.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Însă, în contextul acestei analize, termenul se referă concret la combustibilii destinaţi transportului.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Men i forbindelse med denne analyse henviser det specifikt til brændstoffer til transport.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Nel quadro della presente analisi si riferisce però specificamente ai carburanti per i trasporti.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Tässä selvityksessä käsitteellä viitataan kuitenkin nimenomaan liikenteen polttoaineisiin.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Toutefois, dans le contexte de cette analyse, il désigne spécifiquement les carburants destinés au transport.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Vendar se v okviru te analize nanaša posebej na goriva za prevoz.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.V kontexte tejto analýzy sa však vzťahuje konkrétne na palivá využiteľné v doprave.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.V souvislosti s touto analýzou se však termín vztahuje konkrétně k palivům určeným pro využití v dopravě.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Ωστόσο, στο πλαίσιο της παρούσας ανάλυσης, ο όρος αναφέρεται ειδικότερα στα καύσιμα για τις μεταφορές.
Ancak, bu analiz bağlamında özel olarak ulaşıma yönelik yakıtlar anlamına gelmektedir.Въпреки това в контекста на настоящия анализ става въпрос по-специално за транспортните горива.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Ale fosilní paliva - uhlík, uhlí a plyn. nejsou bez pochyby jedinou věcí, co způsobuje změny klimatu.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Ale paliwa, węgiel i gaz ziemny, to nie jedyna przyczyna zmian klimatycznych.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.하지만 화석 연료, 탄소가 -- 석탄과 가스 -- 기후 변화를 일으키는 유일한 원인은 아닙니다.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Men fossila bränslen -- kol och gas --- är på inget sätt de enda saker som skapar klimatförändring.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.Но ископаемое топливо — уголь и газ — не единственная причина, которая вызывает изменение климата.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.אך דלקי המאובנים - פחמן, פחם וגז - אינם בשום אופן הדבר היחיד שגורם לשינויי האקלים.
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.放出する二酸化炭素だけが 気候変動の原因ではありません 砂漠化は
Ancak fosil yakıtlar--karbon, kömür, gaz-- hiç bir şekilde iklim değişikliğinin tek sorumlusu değildir.石化燃料、碳、煤同埋天然氣 並唔係唯一導致氣候變化嘅嘢
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Akan dimulakan dgn kiraan undur, harap diterima, Houston.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Gata de transfer de carburant.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz. Geri sayım saati, 20 dakikada ve...Houston, preparando transferencia de combustible.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.'Hören Sie mich, Houston?
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Mettiti questa.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Pue tämä päällesi.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Ta på dräkten.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.Vezmi si oblek.
Anlaşıldı, Houston. Yakıt transferi için hazırlanıyoruz.بدء العد التنازلى علم ذلك هيوستن أعد لنقل الوقود
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.아랍사람들이 기대하는 것과 현실의 차이가 혁명이라는 불에 연료를 제공했다고 말할 수 있겠지요.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.la realidad árabe y sus expectativas.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.היה זה ההבדל בין מה שהערבים חוו ומה שהם ציפו שסיפק את הדלק
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.كان الفرق بين ما اختبره العرب وما توقعوه هو الذي وفر الوقود.
Arapların yaşadıkları ve beklentileri arasındaki fark da bunun yakıtı oldu.期待との間にあった ギャップでした つまり
Aslında bunu hatta eğer Ay'da yakıt bula bilirseniz 14 defa daha ucuza alabilirsiniz.실제로는 14분의 1까지 줄일 수 있습니다.
Aslında bunu hatta eğer Ay'da yakıt bula bilirseniz 14 defa daha ucuza alabilirsiniz.Sterker nog, je kunt het voor een 14e van de prijs krijgen
Aslında bunu hatta eğer Ay'da yakıt bula bilirseniz 14 defa daha ucuza alabilirsiniz.למעשה, אתם יכולים לקבל אותו אפילו בזול יותר - 14 פעמים זול יותר
Aslında bunu hatta eğer Ay'da yakıt bula bilirseniz 14 defa daha ucuza alabilirsiniz.في الواقع ، يمكنك الحصول عليه على نحو أفضل -- يمكنك الحصول عليه في بسعر أقل 14 مرة
Aslında bunu hatta eğer Ay'da yakıt bula bilirseniz 14 defa daha ucuza alabilirsiniz.もしも燃料が月にあるのなら、です
Ateşleme Merkezi'nin dikkatine. - Yakıt yüklemesi tamamlandı.Carga del oxidante, terminada.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Eliberăm cantități enorme de CO2 în atmosferă, provenite din combustibilii fosili sau producerea de ciment.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Estamos a expelir imenso CO2 para a atmosfera, dos combustíveis fósseis, da produção de cimento.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Jelenleg nagy mennyiségű CO2-t engedünk a légkörbe, a tüzelőanyagok elégetése és a cement- gyártás során.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Kau tahu, kita melepaskan banyak CO2 ke atmosfer dari bahan bakar fosil, dari produksi semen.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.우리는 상당히 많은 양의 이산화탄소를 화석 연료나 시멘트 생산에 의해서 대기 중으로 배출하고 있습니다.
Atmosfere fosil kaynaklı yakıtlarla, çimento ürünleriyle resmen karbondioksit pompalıyoruz.Pompujemy sporo CO2 w atmosferę, z paliw kopalnych, z produkcji cementu.