yakınlar ile cümle
yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Hollanda tarihinin bu belirleyici anında babam Nijmegen şehrinin yakınlarında네덜란드사의 결정적인 순간, 저의 아버지는
Hollanda tarihinin bu belirleyici anında babam Nijmegen şehrinin yakınlarındaOp dit beslissende moment in de Nederlandse geschiedenis
Hollanda tarihinin bu belirleyici anında babam Nijmegen şehrinin yakınlarındaברגע מכריע זה בהיסטוריה של הולנד אבי הוצב
Hollanda tarihinin bu belirleyici anında babam Nijmegen şehrinin yakınlarındaفي تلك الفترة الحاسمة من التاريخ الهولندي كان والدي مستقرا
Hollanda tarihinin bu belirleyici anında babam Nijmegen şehrinin yakınlarında私の父は ナイメーヘン市近く
Hong Jang Mi. Annen ve annem çok yakınlar.Hong Jang Mi Najini mami sta si blizu.
Hong Jang Mi. Annen ve annem çok yakınlar.Hong Jang Mi Våra mammor känner varandra väl.
Hong Jang Mi. Annen ve annem çok yakınlar.Meine Mutter und deine Mutter sind eng miteinander befreundet.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.Due città vicine in Germania.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.Dvě německá města ležící blízko sebe.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar. Kabaca buradalar diyebiliriz.Ale są mniej więcej w tej okolicy.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.두 도시가 독일과 서로 근접해 있습니다.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.Twee steden in Duitsland, vlakbij elkaar.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.Два близько розташованих міста.
İki şehir Almanya sınırları içerisinde oldukça yakınlar.Свещената Римска Империя вече не съществувала.
İki. Üç Oh, D ve F (re ve fa)-- çok yakınlar.1, 2, 3 - oh, Re e Fa, troppo comuni!
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Amazon również wprowadził niedawno monety Amazon.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Amit érdekesnek találok, hogy az Amazon nemrég indította el az Amazon érméket.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.A připadá mi zajímavé, že Amazon nedávno začal používat Amazon mince.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Et ce que je trouve intéressant est qu'Amazon a récemment lancé les Amazon coins.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.E trovo interessante che Amazon abbia lanciato di recente i suoi Amazon coins.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Ik vind het interessant dat Amazon onlangs Amazonmunten op de markt bracht.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Og hvad, jeg synes, er interessant, er, at Amazon for nylig lancerede Amazon-mønter.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.O que eu considero interessante é que a Amazon recentemente lançou as suas próprias moedas.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Și, interesant, am aflat că Amazon a lansat recent monede Amazon.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Und ich finde es interessant, dass Amazon vor kurzem Amazon-Punkte eingeführt hat.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Và những gì tôi cảm thấy thú vị là rằng Amazon gần đây đã tung ra tiền xu Amazon.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Y me parece interesante que Amazon recientemente haya lanzado "monedas Amazon".
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Και αυτό που βρίσκω ενδιαφέρον είναι ότι η Άμαζον πρόσφατα έβγαλε νομίσματα Άμαζον.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Интересно, что компания Amazon недавно запустила свою валюту — Amazon coins.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda Amazon para diye bir şey çıkardı.Цікаво, що Амазон нещодавно запустив свої Амазон-монети.
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlarda그리고 제가 발견한 흥미로운 사실은
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlardaמה שנראה לי מעניין הוא שאמזון
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlardaماوجدته مثيراً حول أمازون
İlginç bulduğum şeylerden biri de Amazon yakınlardaアマゾン・コインは興味深いものです
İlk stajımı burada yapmıştım, ve yaşlı annem yakınlarda yaşıyor.Aquí hice mis primeras prácticas, y mi anciana madre vive cerca.
İlk stajımı burada yapmıştım, ve yaşlı annem yakınlarda yaşıyor.Dort hatte ich meine erste Praxis... und meine alte Mutter lebt in einem großen Haus in der Nähe,
İlk stajımı burada yapmıştım, ve yaşlı annem yakınlarda yaşıyor.Goddag, goddag.
İlk stajımı burada yapmıştım, ve yaşlı annem yakınlarda yaşıyor.J'y ai débuté comme médecin et ma vieille mère y habite encore une grande maison dans les environs.
"İnsanların kalbini kazanmak için..." "...Prenses Lee Seol eski yakınlarının evini ziyaret ediyor."[Az emberek szívének megnyeréséért Lee Seol hercegnő öreg otthonába látogatott]
"İnsanların kalbini kazanmak için..." "...Prenses Lee Seol eski yakınlarının evini ziyaret ediyor."Gagnant le cœur des gens,Nla Princesse Lee Seol visite une maison de retraite
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Ihmiset vievät kynttilöitä omaistensa haudoille.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.La gente lleva velas a sus seres queridos al cementerio.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Les gens déposent des bougies sur les tombes de leurs proches.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Människorna tänder ljus på sina anhörigas gravar.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.Люди зажигают свечи на могилах своих близких.
İnsanlar yakınlarının mezarlarına mum götürürler.يقوم الناس بإشعال الشموع على قبور ذويهم.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.El i -a dus afară pînă spre Betania. Şi -a ridicat mînile, şi i -a binecuvîntat.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Então os levou fora, até Betânia; e levantando as mãos, os abençoou.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Entonces él los llevó fuera hasta Betania, y alzando sus manos les bendijo
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Er führte sie aber hinaus bis gen Bethanien und hob die Hände auf und segnete sie.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Il les conduisit jusque vers Béthanie, et, ayant levé les mains, il les bénit.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.I vyvedl je ven až do Betany, a pozdvih rukou svých, dal jim požehnání.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.I wywiódł je precz aż do Betanii, a podniósłszy ręce swoje błogosławił im.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Kế đó , Ngài đem môn_đồ đi đến_nơi xung_quanh lành Bê-tha-ni , giơ tay lên mà ban phước cho .
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Kế đó, Ngài đem môn đồ đi đến nơi xung quanh lành Bê-tha-ni, giơ tay lên mà ban phước cho.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Kivivé pedig õket Bethániáig; és felemelvén az õ kezeit, megáldá õket.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.예수께서 저희를 데리고 베다니 앞까지 나가사 손을 들어 저희에게 축복하시더니
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Men han førte dem ud til hen imod Bethania, og han opløftede sine Hænder og velsignede dem.
İsa onları kentin dışına, Beytanyanın yakınlarına kadar götürdü. Ellerini kaldırarak onları kutsadı.Og han førte dem ut imot Betania, og han løftet op sine hender og velsignet dem;