yakınlar ile cümle
yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio et rhino: ils sont dans la même famille, très proches l'un de l'autre.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio i rinowirus: są w tej samej rodzinie, bardzo do siebie podobne.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio und Rhino: sie gehören zur selben Familien, ganz nah beieinander.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio y Rhino - están en la misma familia, muy próximos el uno al otro
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Virusurile poliomielitei și rinoreei: sunt din aceeași familie, sunt foarte asemănătoare.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Полио и риновирусы принадлежат одному семейству и очень похожи друг на друга.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Полио и рино: те са в едно и също семейство, много близки един до друг.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.פוליו וריינו-וירוס: אותה משפחה, מאד קרובים זה לזה.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.شلل الأطفال و الزكام ينتميان لنفس العائلة ,متشابهين بشكل كبير
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.ライノウィルスは感冒の原因 ポリオはご存じのとおり
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -그리고 이것들은 거의 안정된 마법의 8번에 아주 가깝습니다.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -Dan itu karena orang-orang ini benar-benar dekat sampai ke keajaiban nomor delapan stabil.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -De aardalkalimetalen zijn minder reactief dan de alkalimetalen.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -E isto é porque estes caras estão realmente perto de chegar ao número estável e mágico de oito.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -E questo perchè questi qui sono molto vicini ad ottenere il magico e stabile numero otto.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -Je to kvůli tomu, že tito kluci jsou opravdu blízko k dosažení stabilní magické osmičky.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -To preto, že tieto prvky sú veľmi blízko k dosiahnutiu stabilnej magickej osmičky.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -Und das ist, weil diese Jungs sind wirklich nahe zu die stabilen acht Dateikennung.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -Και αυτό γιατί αυτά εδώ τα στοιχεία είναι πολύ κοντά στο να πλησιάσουν τον "μαγικό" αριθμό 8.
Çünkü alkaliler sihirli sayı 8"e daha yakınlar. -Причина цього в тому, що ці елементи ближчі до досягнення тієї стійкої магічної вісімки.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.E non voglio parlare come in quell'ufficio vicino a dove vive Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ich will nicht reden, wie die Leute bei dieser bestimmten Fahrzeugbehörde nah Daves Wohnort.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Ik wil niet praten zoals de mensen bij de rijschool in Dave zijn buurt.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Je ne veux pas parler comme ils le font au Service des Véhicules près de chez Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nechci mluvit ani jako lidé na tom dopravním inspaktorátě, jak bydlí Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nie chcę mówić jak w tym ORD, koło Dave'a.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.No quiero hablar como ellos lo hacen en el Departamento de Licencia para Conducir, cerca de donde Dave vive.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Nu vreau să vorbesc ca cei de la departamenul auto care e aproape de locuința lui Dave.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Tôi không muốn nói giống như họ đặc biệt là tại DMV gần với nơi Daves đang sống.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Δεν θέλω να μιλάω, όπως αυτοί στο Τμήμα Αυτοκίνητων Οχημάτων κοντά στο σπίτι του Ντέιβ.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Аз не искам да говоря като хората в този КАТ дето е близо до там, където живее Дейв.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar Departmanı'ndaki insanlar gibi de konuşmak istemem.Я не хочу быть похожим на людей из очереди за водительским правами (о которых говорил Дэйв).
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlar저는 그렇게 하고 싶지 않습니다.
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu AraçlarQuem quer falar assim?
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarאני לא רוצה לדבר כמו שמדברים
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarلا أرغب في الحديث مثلهم
Dave'in evinin yakınlarındaki şu Motorlu Araçlarごめんです
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.David je tudi porazil Hadarezerja, kralja v Zobi pri Hamatu, ko je šel, da si utrdi oblast pri reki Evfratu.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Dávid porazil aj Hadarézera, kráľa Cóby, až po Chamat, keď išiel, aby si dobyl panstvo na rieke Eufrate.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða - vít đánh Ha-đa-rê-xe , vua Xô-ba , tại Ha-mát , khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ - phơ-rát .
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Ða-vít đánh Ha-đa-rê-xe, vua Xô-ba, tại Ha-mát, khi người đương đi lập nước mình trên sông Ơ-phơ-rát.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.소바 왕 하닷에셀이 유브라데강 가에서 자기 권세를 펴고자 하매 다윗이 저를 쳐서 하맛까지 이르고
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Porazil též David Hadarezera krále Soba v Emat, když byl vytáhl, aby opanoval řeku Eufrates.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.Давид още порази совския цар Ададезер в Емат, като последният отиваше да утвърди властта си на реката Евфрат.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.И поразил Давид Адраазара, царя Сувского, в Емафе, когда тот шел утвердить власть свою при реке Евфрате.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.ויך דויד את הדדעזר מלך צובה חמתה בלכתו להציב ידו בנהר פרת׃
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.وضرب داود هدرعزر ملك صوبة في حماة حين ذهب ليقيم سلطته عند نهر الفرات.
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣 巴 王 哈 大 利 謝 、 〔 在 撒 母 耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底 謝 〕 往 伯 拉 河 去 、 要 堅 定 自 己 的 國 權 、 大 衛 就 攻 打 他 、 直 到 哈 馬
Davut Fırata kadar krallığını pekiştirmeye giden Sova Kralı Hadadezeri de Hama yakınlarında yendi.瑣巴王哈大 利謝 、 〔 在 撒母耳 下 八 章 三 節 作 哈 大 底謝 〕 往 伯拉河去 、 要 堅定 自己 的 國權 、 大衛 就 攻打 他 、 直 到 哈馬
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Diciamo che siete la Unilever e volete produrre detergenti in una fabbrica vicino a Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Disons que vous êtes Unilever et que vous voulez fabriquer un détergent dans une usine près de Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Hãy nói bạn là Unilever và bạn muốn làm sạch một nhà máy ở gần Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Katakanlah Anda adalah Unilever dan Anda hendak membuat deterjen di pabrik dekat Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.유니레버 회사인데 리버풀 근처에 있는 공장에서 세제를 만든다고 상상해 보세요.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Laten we zeggen dat je Unilever bent en je wilt wasmiddel maken in een fabriek in de buurt van Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Låt oss säga att vi är Unilever och vi vill tillverka tvättmedel i en fabrik nära Liverpool.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Mondjuk mi vagyunk az Unilever, és egy Liverpool közelében lévő gyárban mosóport akarunk előállítani.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Povedzme, že ste Unilever a chcete vyrobiť detergent v továrni pri Liverpoole.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Powiedzmy, że jesteście Unileverem i chcecie wyprodukować detergent w fabryce niedaleko Liverpoolu.
Diyelim ki Unilever'siniz ve Liverpool yakınlarındaki bir fabrikada deterjan yapmak istiyorsunuz.Řekněme, že jste Unilever a chcete vyrobit prací prášek v továrně poblíž Liverpoolu.