yakınlar ile cümle
yakınlar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Nem olyan régóta van meg ez a szenvedélyem, igazából kilenc éves korom óta.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Odkryłam w sobie tę pasję jako 9-latka, niedaleko stąd.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Tôi nhận thấy đam mê của mình chỉ vừa đây, chính xác là lúc tôi lên 9 tuổi.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Ανακάλυψα αυτό το πάθος όχι πολύ μακριά από εδώ, συγκεκριμένα όταν ήμουν 9 χρονών.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Открих тази страст недалеч оттук, всъщност, когато бях на 9 години.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.Я обнаружила в себе это увлечение когда мне было 9 лет, не так далеко отсюда.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.למעשה, גיליתי את התשוקה הזו בגיל תשע, לא הרחק מכאן,
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.وجدت هذه الرغبه ليس بعيداً من هنا، في الواقع، عندما كنت في التاسعه من عمري.
Bu tutkuyu ben de dokuz yaşımda, buranın yakınlarında keşfettim.車で家族旅行をしていて 私たちはグランドキャニオンにいました
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Ci sono due chi, nelle vicinanze, in contrasto fra di loro.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Der er to store chi, der støder sammen lige i nærheden.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Det är två stora flöden precis i närheten.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Há dois chi enormes em choque um com o outro, aqui perto.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Hay dos chi enfrentándose cerca de aquí.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Lähistöllä kaksi valtavaa chitä törmää toisiinsa.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Niedaleko stąd ścierają się dwa ogromne źródła chi.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Δύο ροές τσι συγκρούονται μεταξύ τους, εδώ κοντά.
Bu yakınlarda birbiriyle çarpışan çok büyük iki chi var.Где-то рядом столкнулись друг с другом два огромных чи.
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.Deben haberse fugado... del manicomio que hay aquí cerca.
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.Eles devem ter escapado... do hospital psiquiátrico aqui perto.
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.근처에 정신병원이 있다더니 두 명이나 탈출했네! 어떻게 해야 되나
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.Mereka pasti kabur.. dari rumah sakit jiwa dekat sini
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.Не звертайте уваги! Вони втекли з психлікарні!
Bu yakınlardaki akıl hastanesinden... ...kaçmış olmalılar.لابد أنهما هاربتان من المصحة العقلية القريبة
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.1920年代に作られた部屋数80の アールデコ調のホテルです
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Aşa că am cumpărat un hotel abandonat lângă Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Así que compramos un hotel abandonado cerca de Ciudad del Cabo.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Comprammo dunque un hotel diroccato, vicino a Città del Capo.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Így aztán megvásároltunk egy elhagyott szállodát Cape Townhoz közel.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.그래서 우리들은 케이프 타운에 있는 한 호텔을 사게 되었습니다.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Nous avons donc acheté un hôtel à l'abandon près de Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Så vi købte et forsømt hotel i nærheden af Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.We kochten een verlaten hotel nabij Kaapstad.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Więc kupiliśmy opuszczony hotel niedaleko Cape Town.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Wir kauften ein heruntergekommenes Hotel in der Nähe von Kapstadt.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.И така купихме един порутен хотел до Кейптаун.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.Мы купили заброшенный отель возле Кейптауна.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.אז קנינו מלון נטוש בקרבת קייפטאון.
Bu yüzden Cape Town yakınlarında terk edilmiş bir otel satın aldık.لذا اشترينا فندقا مهجورا قريبا من كيب تاون.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.A casa do Sargento Fuery fica aqui perto.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda. Gidelim!Mennään kersantti Fueryn taloon.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.La casa del sargento Fuery está cerca.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.La casa del sergente Fuery è qui vicino.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.Sergeants Fuerys hus ligger i närheten.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.Sergent Fuerys hus ligger i nærheden.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.Tu jest rodzinne miasto sierżanta Fuery.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.Το κατάλυμα του Λοχία Φιούερι είναι κοντά.
Çavuş Fuery'nin kır evi yakınlarda.Неподалёку дом сержанта Фьюри.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Algunos cazadores-recolectores que vivían junto a las comunidades agrícolas asumió agrícolas propios.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Někteří lovci-sběrači, kteří žili poblíž farmářských komunit převzali farmaření sami.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Niektóre grupy łowiecko-zbierackie, sąsiadujące z rolnikami, same zaczęły uprawiać rolę.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Niektorí lovci-zberači, ktorí žili poblíž roľníckych usadlostí sa tiež stali roľníkmi.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -Деякі мисливці-збирачі, які жили недалеко від фермерських угідь, переймали ремесло фермерів.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -כמה מהציידים-מלקטים שחיו לצד החקלאים, החלו לעסוק בחקלאות בעצמם.
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -بعض الصيادين اللذين عاشوا بجاور المجتمعات الزراعية احترفوا الزراعة بأنفسهم
Çiftliklerin yakınlarında yaşayan bazı avcı- toplayıcılar da tarımla ilgili çalışmaya başladılar. -しかし、農業に適していない土地へ狩りにいくのもいました。
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.폴리오와 라이노는 같은 분류이며 서로 아주 비슷합니다.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.O pólio e o rino estão ambas na mesma família, perto uma da outra.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio en rhino: ze zijn van dezelfde familie, heel dicht bij elkaar.
Çocuk felci ve rino: aynı ailedeler, birbirlerine çok yakınlar.Polio e rinovirus: appartengono alla stessa famiglia e sono molto vicini.