yakınlık ile cümle

yakınlık kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Türkiye ile Ukrayna'nın tarih boyunca tarihî, coğrafî ve kültürel yakınlıkları oldu.Între Rusia, Belarus și Ucraina există strânse legături etnice, istorice și cultural.
Elizabeth Wheeler ile evlenmiş, fakat cinsel anlamda eşinden herhangi bir yakınlık görmemiştir.Ea s-a căsătorit cu David Kellet dar acesta a murit de o gripă.
Sonra yakınlık ve sohbet başlar.Szóváltás, majd lökdösődés kezdődik.
Bu yakınlık da aralarındaki rekabete ayrı bir hava katmıştır.A földek az egyensúlyt maguk között pusztán erővel tartják fent.
Örneğin Viyana Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya 60 km yakınlıktadır.Wien ja Slovakian pääkaupunki Bratislava ovat vain noin 60 kilometrin päässä toisistaan.
İstanbul'da devrin önde gelen devlet adamlarıyla yakınlık kurdu.Englannissa Aitken loi nopeasti suhteita maan johtaviin poliitikkoihin.
Yani bu tür yakınlıkları olmalıdır.Tämä viittaa siihen että näillä on yhteys.
Aynı zamanda Letonya ile Rusya sınırına 120 km yakınlıkta bulunmaktadır.Βρίσκεται περί τα 120 χλμ. από τα σύνορα της Λετονίας με την Ρωσία.
Aralarında saf ve duygusal bir yakınlık oluşmuştur.Ανέπτυξαν μεταξύ τους φιλικές και συγγενικές σχέσεις.
Dilbilimciler, iki dil arasında somut bir yakınlık saptamak için çeşitli yöntemler kullanmaktadırlar.Οι πνευματικοί άνθρωποι διχάζονται ανάμεσα στις δυο μορφές της γλώσσας.
Her bir arayışta yakınlık ve ait olma arzusu vardır.Her vil man opleve en særlig nærhed og kontakt.
Güneş’e on ışık yılı (95 trilyon km) yakınlıktaki alanda nispeten az yıldız bulunur.Det finnes relativt få stjerner innenfor 10 lysår (95 billioner km) fra solen.
Doğuda yaz ile kış arasındaki ısı farkı, denize yakınlıktan dolayı görece düşüktür.I kystnære strøk er forskjellen mellom sommer og vinter mindre på grunn av havets utjevnende virkning.
Böylece birlik (ittihad) ve ruhsal yakınlık (ittisâl-i mânevînin) gerçekleşir.Uyainah dan Sekitarnya Keadaan Uyainah dan sekitarnya ketika itu sangat memperihatinkan.
O’nun inayeti (ihsanı) kendisine yönelen, yakınlık gösteren bütün kişiler içindir.Ia juga selalu sopan terhadap siapa saja, bahkan terhadap musuh-musuhnya.
Bu kartlar, iletişim kurmak için yalnızca bir antene yakınlık gerektirir.Alien memiliki sepasang antena untuk mendengar.
Bu kartlar, iletişim kurmak için yalnızca bir antene yakınlık gerektirir.Những thẻ này chỉ cần đặt gần một anten để thực hiện quá trình truyền và nhận dữ liệu.
Sonra yakınlık ve sohbet başlar.後述)と親しくなり交際が始まる。
Kısaca yakınlık varsayılır.跟凜不怎麼親近。
Aynı yıl içinde, çabucak bir yakınlık duyacağı Fyodor Dostoyevski'nin eserleriyle karşılaştı.在這幾年裡尼采持續接觸費奧多爾·陀思妥耶夫斯基的作品,他很快便受之影響。
Eşcinsel olan Virginia Woolf'un eserlerinde eşcinsel yakınlıklarına bol bol rastlanır.達爾文—威治伍德家族有許多近親結婚的情形發生。
İsim benzerliğinden başka, zaman ve mekân bakımından bir yakınlıkları söz konusu değildir.姓氏與名字之間不得以空格或符號區隔。
O’nun inayeti (ihsanı) kendisine yönelen, yakınlık gösteren bütün kişiler içindir.그분께서 의로우시고 그분의 모든 행동이 올바르며, 그분의 모든 길이 자비와 진리이기 때문이다(3,2).
Elbette bu yakınlıktaki bir gezegen, cehennem gibi sıcak olmalıdır.כוכב לכת זה כנראה חם מדי לקיום חיים, כמו כוכב הלכת חמה.
Örneğin Viyana Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya 60 km yakınlıktadır.Например, Виена се намира само на 60 km от столицата на Словакия, Братислава.
Azerbaycan diline de çok yakınlık arzeder.Близък е до азербайджанския език.
Aynı yıl içinde, çabucak bir yakınlık duyacağı Fyodor Dostoyevski'nin eserleriyle karşılaştı.През същата година Ницше среща работите на Фьодор Достоевски, с когото той усеща родство.
Kişi sevgi, koruma, destek, sevecenlik, yakınlık isteğindedir.Социални потребности от одобрение, привързаност и любов.
Türkiye ile Ukrayna'nın tarih boyunca tarihî, coğrafî ve kültürel yakınlıkları oldu.Ukrajina je posljednjih 300 godina povijesno, zemljopisno i kulturološki povezana s Rusijom.
1945 yılında Cambridge'deki Cavendish Laboratuvarında çalışan Max Perutz ile yakınlık kurdu.V roku 1945 začal spolupracovať s Dr. Maxom Perutzom v Cavendishovom laboratóriu v Cambridge.
İstanbul'da devrin önde gelen devlet adamlarıyla yakınlık kurdu.V Ljubljani je vzpostavil stike z vodilnimi člani organizacije TIGR.
Zamanla Butch ile çocuk arasında baba-oğul ilişkisine benzer bir yakınlık olur.Tarp Katčinskio ir Boimerio vystosi kažkas panašaus į tėvo-sūnaus santykius.
Kısaca yakınlık varsayılır.Apie vaišnavizmą glaustai.
Örneğin Viyana Slovakya'nın başkenti Bratislava'ya 60 km yakınlıktadır.Viena yra 40 km nuo Slovakijos sienos, 60 km nuo Bratislavos.
Bu kartlar, iletişim kurmak için yalnızca bir antene yakınlık gerektirir.Sellised kaardid vajavad suhtlemiseks vaid antenni.
Kocası 1930'da ölünce Hitler'le aralarındaki yakınlık daha da arttı.Pärast ema surma kaugenes Hitler üha enam oma sugulastest.
Uranüs Güneş Sisteminin Güneş'ten yakınlık sırasına göre 7. gezegenidir.Uraan on Päikesesüsteemi seitsmes planeet.
Ama yakınlıktan korkuyoruz.친밀함을 두려워합니다.
Ama yakınlıktan korkuyoruz.אבל אנו מפחדים מאינטימיות.
Ama yakınlıktan korkuyoruz.و لكننا نخاف من الألفة.
Ama yakınlıktan korkuyoruz.だからソーシャル・ メディアからロボットまで
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Apropierii foarte de foc, dar răcit ardoarea noastră.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.A proximidade do incêndio, mas o nosso ardor arrefecido.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Bardzo bliskość ognia, ale chłodzony naszego zapału.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.De zeer nabijheid van de brand, maar afgekoelde onze ijver.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Die sehr Nähe des Feuers, sondern gekühlt unsere Leidenschaft.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Juuri läheisyys palon, mutta jäähtynyt meidän innostustaan.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Kedekatan yang sangat api, tetapi didinginkan semangat kami.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.하지만 화재의 매우 가까움 우리의 열정을 냉각.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.La cercanía misma de la del fuego, pero se enfrió nuestro ardor.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.La proximité même de l'incendie, mais refroidi notre ardeur.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.La vicinanza stessa del fuoco ma raffreddato il nostro ardore.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Maga közelsége a tűz, de kihűlt a lelkesedés.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Sama bližina ognja, ampak hlajeni našo vnemo.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Samotný blízkosti ohně, ale ochladí naše nadšení.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Selve nærhed af branden, men køles vores iver.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Själva närhet av branden men svalnat vår glöd.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Sự gần gũi của lửa, nhưng làm mát bằng nhiệt huyết của chúng tôi.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Veľmi blízkosti ohňa, ale ochladí naše nadšenie.
Ama yangın çok yakınlık şevkiyle soğutulur.Η ίδια η εγγύτητα της πυρκαγιάς, αλλά ψύχεται πάθος μας.

İlgili Sayfalar