yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.47
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.Numa pesquisa de perto, podia reconhecer, seres inteligentes e individuais.
Yakından inceleyince, bireysel ve... ...zeki yaratıkları görüyoruz.Поглеждайки отблизо, бихте разпознали отделни интелигентни същества.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Dan saya bertanya-tanya bagaimana mereka melakukannya dari begitu dekat.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Érdekelt, hogy csinálják olyan közelről.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Et je me suis demandé comment ils font ça de si près.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Ich fragte mich wie sie das aus so großer Nähe konnten.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Ik vroeg me af hoe ze dat deden van zo dichtbij.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.그들이 그렇게 가까이서 그렇게 했는지 궁금했죠.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Mi meravigliava come ci riuscissero da così vicino.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Şi m-am întrebat cum reuşeau s-o facă atât de aproape.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Y me preguntaba cómo lo hacen de tan cerca.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Zastanawiałem się, jak oni są w stanie malować z tak bliskiej odległości.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Και αναρωτήθηκα πώς το κάνουν από τόσο κοντά.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Меня удивило, как они могли рисовать с такого близкого расстояния.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.Чудех се как го правят толкова отблизо.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.ותהיתי איך הם מצליחים לעשות את זה מכל כך קרוב.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.وكنت اتساءل كيف يمكن لهم فعل هذا من مسافتهم القريبة.
Yakından nasıl yaptıklarını görmek istiyordum.ある日 彼らの1人と知り合う機会があり
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.Algo que es muy familiar yuxtapuesto con algo que no es nada familiar.
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.Donc quelque chose de très familier se juxtapose avec quelque chose de complètement inconnu.
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.Jadi sesuatu yang sangat dikenal disandingkan dengan sesuatu yang sangat tidak dikenal.
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.Qualcosa di molto familiare giustapposto a qualcosa che non è affatto familiare.
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.ואז משהו מוכר מאוד נפגש עם משהו לא מוכר.
Yani bizim yakından tanıdığımız bir şeyin, hiç tanımadığımız bir başka şeyle yan yana gelmesini sağlarım.それと並んで見慣れないものがある
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Avšak, naša fyzikálna realita tu na Zemi je úzko prepojená s tými vzdialenými, neviditeľnými galaxiami.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.그런데도, 여기 지구상에 있는 물리적 실체는 그렇게 멀리, 눈에 보이지도 않는 은하계와 밀접한 관계가 있어요.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Mégis, a fizikai valóság itt a Földön szorosan kapcsolódik azokhoz a távoli, láthatatlan galaxisokhoz.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Namun, kenyataannya kita di Bumi sangat terhubung dengan galaksi yang jauh dan tidak terlihat itu.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Rzeczywistość ziemska jest jednak mocno z nimi powiązana.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Toch is onze fysieke realiteit hier op Aarde intiem verbonden met die verre, onzichtbare sterrenstelsels.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Tuttavia, la nostra realtà fisica sulla Terra è intimamente connessa a quelle galassie lontane e invisibili.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Однако наша жизнь на планете Земля тесно связана с теми далёкими, невидимыми галактиками.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.Однак фізична реальність нашого буття тут, на Землі, тісно пов'язана з тими далекими, невидимими галактиками.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.ובכל זאת, המציאות הפיסית שלנו כאן בכדור הארץ קשורה באופן אינטימי לגלקסיות הרחוקות והבלתי נראות.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.ومع ذلك، فان واقعنا هنا على كوكب الأرض متصل بحميمية مع تلك المجرات النائية وغير المرئية.
Yine de yeryüzündeki bizim fiziksel gerçekliğimiz o uzak, görünmez galaksilerle yakından bağlantılı.見ることの出来ない遠い銀河たちと 密接に繋がっています そのような銀河も宇宙の一部であると 考えられます
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Beatrix stationne son dirigeable, réduit la corde et descend pour une vue rapprochée de l'intérieur.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Ea-și parchează dirijabilul, coboară frânghia-ancoră și coboară pentru o vedere mai de-aproape a interiorului.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Ella aparca su dirigible, lanza la soga del ancla y baja para echar una mirada a su interior.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.베아트릭스는 여행선을 정지시키고, 닻줄을 아래로 내려, 내부를 더 자세히 들여다 보려고 줄을 타고 내려 갑니다.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Parcheggia il suo dirigibile, getta l'ancora e si cala per un'occhiata da vicino all'interno.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Ze parkeert, laat het ankertouw zakken en klimt naar binnen voor een nadere inspectie.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Она паркует дирижабль, опускается пониже и карабкается еще ниже, чтобы рассмотреть все изнутри.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.Тя паркира дирижабъла си, снижава въжето-котва и слиза, за да погледне вътре по-отблизо.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.היא מחנה את ספינת־האוויר שלה, מורידה את חבל העוגן ומטפסת למטה כדי להביט מקרוב פנימה.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.تقوم بركن المنطاد و تنزل حبل المرساة وتنزل إلى الأسفل لتلقي نظرة أكثر قرباً.
Zeplini park ediyor, halatı aşağı atıyor içeriye daha yakından göz atmak için aşağı iniyor.近くで観察するために下に降ります ここはテキストが右側にひっくり返って 読むようになっているので