yakından ile cümle

yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Ve anne ve yavrular ve yakından bağlı hayvanlar sesleri birbirleri ile iletişimde kalmak için kullanırlar.鳴き声で互いの所在を確認します 生きる上で 音が非常に重要です
Ve bazı şeyler de dışarıya iteleniyor. Şuna bakın, ve yakından bakıyorsunuz, veY hay algo asomando, lo miras, y lo miras más de cerca, y dices:
Ve bazı şeyler de dışarıya iteleniyor. Şuna bakın, ve yakından bakıyorsunuz, veИ има нещо застрашително, гледаш го, гледаш го по-отблизо и си казваш:
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.A čím blíže se díváme, tím více nám uniká.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.A im bardziej się czemuś przyglądamy, tym bardziej to coś znika.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Càng nhìn gần, mọi thứ càng biến mất.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Cuanto más nos acercamos a algo, más se desvanece.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.En hoe dichter we naar iets kijken, hoe meer het verdwijnt.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.E più guardiamo le cose da vicino, più le vediamo sparire.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.E, quanto mais de perto olhamos para alguma coisa, mais ela desaparece.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.És minél közelebbről szemléljük a dolgokat, azok annál inkább eltűnnek.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Et plus on regarde quelque chose, plus il disparaît.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.In bolj od blizu ko gledamo, bolj stvari izginjajo.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.무엇이든 자세히 들여다 볼 수록 더 안 보입니다.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Și cu cât ne uităm mai de-aproape la orice, cu atât mai mult dispare.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Und je genauer wir uns was auch immer ansehen, desto mehr verschwindet es.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.Όσο ποιο κοντά κοιτάζουμε κάτι, τόσο περισσότερο εξαφανίζεται.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.И колкото по-отблизо се вглеждаме в нещо, толкова повече то изчезва.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.И чем ближе мы стараемся что-то рассмотреть, тем больше это становится невидимым.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.וככל שאנו מתעמקים בדבר, כך הוא נעלם.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.و كلما نظرنا لأي شيء عن قرب، كلما اختفى أكثر.
Ve bir şeye ne kadar yakından bakarsak, o şey o kadar kayboluyor.実は 非常に近くで
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Acest lucru are foarte mare semnificaţie, mă tem, asupra prezentului.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Attól tartok, ez a pont szorosan kapcsolódik a jelenhez.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Dieser Aspekt nun ist sehr relevant, fürchte ich, für die Gegenwart.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Este aspecto é muito importante, receio eu, para o presente. Porque, o que é que está a acontecer?
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Et ceci est tout à fait d'actualité, j'en ai peur.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Ho paura che questo punto sia particolarmente appropriato, oggi.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.안타깝게도 현재는 더욱 그렇습니다.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Me temo que este punto es muy germano, hasta el presente.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Nu er denne pointe meget relevant, er jeg bange for, for nutiden.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Nu is dit punt, ben ik bang, tegenwoordig meer dan ooit van toepassing.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Obávám se, že tato skutečnost vypovídá hodně o současné situaci.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Obawiam się, że ma to duże odbicie w teraźniejszości.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Sekarang titik ini sangat berhubungan erat, dengan kondisi saat ini.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.To, na žalost, velja še danes.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Uskon, että tällä on hyvin olennainen merkitys nykytilanteessa.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Αυτό το σημείο είναι πολύ σχετικό, φοβάμαι, με το παρόν.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.И это является весьма актуальным фактором для настоящей действительности.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Сега този въпрос е много уместен, боя се, за днешно време.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.Тепер цей момент є дуже доречним, до теперішнього часу.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.כעת, נקודה זו היא קריטית, לצערי, להווה.
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.وهذه النقطة هامة جداً للحاضر
Ve bu konu korkarım ki günümüzle yakından ilgili.とても密接につながっています なぜなら 何が起こっているのでしょう? 最初のチャートに戻ってみましょうか-
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Były ze sobą ściśle połączone.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Ed erano strettamente associate.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Estas revoluções estavam intimamente associadas.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Et elles étaient étroitement liées.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler. Hatta John Locke ve Newton arkadaşlardı.De fapt, Newton și Locke erau prieteni.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler. Hatta John Locke ve Newton arkadaşlardı.Они очень тесно контактировали, более того, Ньютон и Локке были друзьями.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Keduanya sangat berhubungan.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.또 그들은 아주 가깝게 연합되어 있었습니다.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Ők, összetartoztak.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Ook zij waren sterk met elkaar verbonden.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Und sie waren eng miteinander verknüpft.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Và chúng có liên hệ với nhau mật thiết.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Y estuvieron muy íntimamente relacionadas.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.Αυτά τα δύο είχαν στενή σχέση.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.И те са били много тясно свързани.
Ve bunlar birbirleriyle yakından ilgiliydiler.והם היו קשורים מאוד אחד לשני.

İlgili Sayfalar