yakından ile cümle

yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizPara averiguar la causa, veamos la lengua humana más de cerca.
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizPara saber porquê, vamos analisar melhor a língua humana.
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizPer scoprirlo, diamo un'occhiata più approfondita alla nostra lingua.
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizUm das herauszufinden, betrachten wir uns die Zunge eines Menschen mal etwas genauer
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizЗа да разбереш защо, нека да погледнем по-отблизо човешкия език?
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizЧтобы это выяснить, давайте более детально взглянем на человеческий язык.
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizבשביל לגלות את התשובה- בואו נתבונן מעט במה שקורא בלשון של האדם.
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabilirizلنتكشف لماذا، دعنا ننظر عن كثب إلى اللسان البشري
Nedenini öğrenmek için insan diline yakından bakabiliriz舌の表面の小さな点々は味受容体によって形成されたものです。
O kız ne güzeldi öyle! Güzel? Onu yakından gördüm.그여자 완전 예쁘더라
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok. -Çiçek dörtlü?</i>N-as mai avea nicio dorinta daca doar a-si putea sa-i vad de aproape in persoana 4 Flori ?
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Ich hätte keinen anderen Wunsch als sie mal aus der Nähe sehen zu können
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Ik hoef niks meer te heben als ik ze maar even van dichtbij kan bekijken.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Jag skulle inte önska något annat om jag kunde få se dem på nära håll.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Jeg vil ikke havde andre ønsker i livet, hvis jeg kunne se dem tæt på i virkeligheden.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Je voudrais les voir en personne.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.한번만 가까이서 보면 소원이 없겠다
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Létající čtyřka dává větší smysl, jsou jako čtyři mouchy na hnoji.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Mình không còn hy vọng gì nữa nếu mình đc nhìn thấy họ
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Minulla ei olisi muita toiveita jos voisin nähdä heidät läheltä oikeassa elämässä.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Moim jedynym życzeniem jest zobaczyć ich z bliska.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Moja edina želja je, jih videti v živo od blizu.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Nem kívánnék egyebet, minthogy közelről láthassam őket!
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Nič iné si neželám, len aby som ich mohla osobne spoznať.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Non avrei altro desiderio se potessi vederli da vicino di persona.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Δεν εύχομαι τίποτα άλλο από το να τους δω από κοντά.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Если бы я их увидела вблизи - сбылись бы мои самые заветные мечты...
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.Няма да имам друго желание ако успея да ги видя какви хора са.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok..לא תהיה לי שום משאלה אם יצא לי לראות אותם מקרוב
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.لن اتمنى اى شئ اخر اذا كان يمكننى ان اراهم عن قرب.
-Onları bir kez yakından görmekten başka bir isteğim yok.フラワー4?
Onu yakından gördüm.Aku lihat dia dari dekat
Onu yakından gördüm.Am vazut-o de aproape.
Onu yakından gördüm.Ich hab sie von nahem gesehen.
Onu yakından gördüm.Ik heb haar van dichtbij gezien.
Onu yakından gördüm.Io l'ho vista da vicino.
Onu yakından gördüm.Jag såg henne på nära håll.
Onu yakından gördüm.Jeg så hende tæt på
Onu yakından gördüm.Je l'ai vu de près.
Onu yakından gördüm.Mình đã để ý cô ấy rất kỹ.
Onu yakından gördüm.Videla som ju z blízka.
Onu yakından gördüm.Widziałam ją z bliska.
Onu yakından gördüm.Την είδα από κοντά.
Onu yakından gördüm.Видях я отблизо.
Onu yakından gördüm.Я видела ее очень близко.
Onu yakından gördüm..ראיתי אותה מקרוב
Onu yakından gördüm.رأيتها عن قرب
Onu yakından gördüm.それで髪の毛もツヤがあったの
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.좀 더 자세히 살펴보죠. 여기 규칙 30 번,
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Así que veamos más de cerca a la regla 30 aquí.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Deci să ne uităm mai atent la regula numărul 30.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Dunque, diamo un'occhiata più da vicino alla regola numero 30.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Gucken wir also mal genauer auf Regel Nummer 30 hier.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Hãy nhìn kỹ hơn một chút công thức thứ 30 này.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Jadi marilah kita amati lebih dekat di aturan nomor 30 di sini.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Laten we dus nader kijken naar regel nummer 30 hier.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Nézzük hát meg közelebbről itt, a 30-as szabálynál.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Przyjrzyjmy się jej bliżej numer 30.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Regardons de plus près la règle numéro 30 ici.
O zaman hadi 30. kurala daha yakından bakalım.Давайте внимательнее взглянем на Правило номер 30.

İlgili Sayfalar