yakından ile cümle
yakından kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
8
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Non prima di aver dato un'occhiata al tuo auto-mail!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Só depois de me deixares ver melhor o teu auto-mail!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Πρώτα θα με αφήσεις να δω καλά το auto-mail σου!
Auto-mailine yakından bakmama izin vermeden olmaz!Только сначала дай получше разглядеть твою автоброню!
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.Também pensamos que a possibilidade de haver vida está fortemente ligada a ter água líquida.
Ayrıca yaşam ihtimalinin suyla yakından alakalı olduğuna inanıyoruz.También creemos que las posibilidades de tener vida está altamente conectada con el agua líquida.
Bay Wust'a yakından baktı. Dayanılmaz bir kadındı.Она была неотразима.
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.E a volte questo fenomeno e' visibile anche in luoghi piu' vicini grazie alle prue delle navi --
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.때론 이보다 가까운 곳에서도 볼 수 있죠.
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.Und manchmal kann man sie noch näher beobachten, weil die Toiletten auf Schiffen mit ungefiltertem
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.ולפעמים ניתן לראות זאת אפילו יותר קרוב מזה
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.وفي بعض الاحيان يمكنك رؤيتها اقرب من ذلك
Bazen bu parıltıyı çok daha yakından görebilirsiniz.船の「ヘッド」では
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Cũng có thể, nhưng chúng tôi vẫn tiếp tục giám sát vụ việc đó một cách chặt chẽ.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Forse, ma seguiremo molto da vicino questo caso.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Kanske, men vi kommer att hålla ett mycket skarpt öga på det där fallet.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.하지만 우리가 지속적으로 가까이 지켜보아야 할 사건입니다.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Mag sein, aber wir werden diese Sache im Auge behalten müssen.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Måske, men vi er nødt til at holde meget tæt øje med den sag.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Meglehet, de azért továbbra is rajta tartjuk a szemünket ezen az ügyön.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Może, ale będziemy bacznie przyglądać się sprawie. ale będziemy bacznie przyglądać się sprawie.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Možno, ale budeme tento prípad veľmi pozorne sledovať.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Peut-être, mais nous allons surveiller de très près ce cas précis.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Poate, dar vom fi foarte atenți la acest caz.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Talvez, mas temos que ficar de olhos abertos para este caso.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Tal vez, pero vamos a mantener estrecha vigilancia en este caso.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Θα παρακολουθούμε στενά, όμως, αυτή τη περίπτωση.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Возможно, но мы продолжим наблюдать за этим случаем.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Може би, но ние ще държим под око този случай.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.Можливо, але ми будемо й надалі прискіпливо стежити за розвитком ситуації.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.אבל אנו נמשיך לעקוב מקרוב מאד אחרי המקרה הזה.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.ولكن نحن ذاهبون إلى أن إبقاء عين قريبة جداً في تلك الحالة.
Belki, ama bu dosyayı yakından izlemeye... ...devam edeceğiz.しっかり監視していきます そして 匿名の幽霊会社の問題があります
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Przez tysiące lat, kobiety żyły, były przykładem, spotykały się w ciszy z archetypem Avalokitesvary,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Říkám, že po tisíce let, ženy žily, byly příkladem i důvěrným znalcem archetypu Avalokitešváry
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Тисячі років жінки жили були прикладом, зблизька стикалися з з архетипом Авалокітешвари,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan, Avalokitesvara'nın ruhsal modeli,Я бы сказала, что тысячи лет женщины жили, брали пример и воссоединялись с архетипом Авалокитешвары,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,Io dico che per migliaia di anni le donne hanno vissuto, esemplificato, incontrato nella loro intimità
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,Je crois que, pendant des milliers d'années, les femmes ont vécu, exemplifié, rencontré dans leur intimité,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,전 지난 수 천년동안 여성들이 세상 모든 고통받는 이의 눈물을 헤아려주는
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,Tôi cho rằng, từ hàng ngàn năm nay, những người phụ nữ đã sống như,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,אני אומרת שבמשך אלפי שנים, הנשים חיו, היוו מופת, פגשו באינטימיות,
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,انا اقول .. انه ولمدة آلاف السنين عاشت النساء وضربوا مثلاً والتقين في الحميمية
Bence, binlerce yıldır, kadınlar, örnek olmuş, yakından tanınan,女性たちは生き、 世界中の悲しみを 感じ、受け止める
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Azt hiszem ez a nézet különösen helytálló a tudomány oktatásában.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Cred că ideea asta e relevantă în special pentru educația științifică.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Creo que esta opinión es especialmente relevante para la educación científica.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Eu acho que este sentimento é particularmente relevante para a educação científica.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Ich glaube, diese Idee ist besonders wichtig in der wissenschaftlichen Bildung.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Ik denk dat dit met name relevant is in het wetenschappelijk onderwijs.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Jag tror att det här budskapet är i synnerhet relevant när det gäller naturvetenskaplig undervisning.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Je pense que ce sentiment est particulièrement significatif pour l'enseignement scientifique.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.저는 이 말이 특히 과학 교육과 관련이 있다고 생각합니다.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Moim zdaniem to słowa bardzo prawdziwe w kontekście nauczania przedmiotów ścisłych.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Myslím si, že tento postoj je zejména důležitý ve vědeckém vzdělávání.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Myslím, že tento dojem je mimoriadne dôležitý pre výuku vedy.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Penso questo modo di sentire si adatti molto bene all'educazione scientifica.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Saya pikir sentimen ini relevan khususnya terhadap pendidikan ilmu sains (IPA).
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Zdi se mi, da to še posebej drži za učenje naravoslovja.
Bence bu düşünce özellikle fen bilimleri eğitimiyle yakından ilişkilidir.Νομίζω ότι αυτό το συναίσθημα είναι ιδιαίτερα σχετικό στην επιστημονική εκπαίδευση.