O Central Park yakınındaki lüks bir dairede yaşıyor.He lives in a posh apartment near Central Park.
O, hendeğin yakınında yaşıyor.She lives near the dike.
Biz kampüsün yakınında bir kafede buluştuk.We met in a coffee shop near the campus.
Bounty, Cape Hatteras yakınında battı.The Bounty sank near Cape Hatteras.
Boston yakınında sık sık gittiğim bir balıkçı kulübesi var.There's a fishing lodge near Boston that I often go to.
Kışın evde ateşin yakınında kalmayı ve rüzgar sesini dinlemeyi severim.In winter, I like to stay at home, near the fire, and listen to the wind blow.
Lütfen demiryolu rayları yakınında oynamayın.Please don't play near the railroad tracks.
Bazı çocuklar göletin yakınında frizbi oynuyorlardı.Some children were playing frisbee near the pond.
Evimin yakınında bir nehir var.There's a river near my house.
Nehrin yakınındaki bitki örtüsünün sadece birkaç yaması vardı.There were only a few patches of vegetation near the river.
Bu asteroid, dünya yakınından geçti.This asteroid passed close to Earth.
Bir nehrin yakınında büyüdüm.I grew up near a river.
Ben bir baraj yakınında yaşıyorum.I live near a dam.
Okyanusun yakınında yaşardım.I used to live near the ocean.
Ben otuzun yakınında bir yerde değilim.I'm nowhere near thirty.
Evim tren istasyonu yakınında, uygun bir yerde bulunur.My house is located in a convenient place - near the train station.
Ayakkabılarınızı tutmanın en mantıklı yeri kapının yakınındadır.The most logical place to keep your shoes is near the door.
Tom ve Mary kütüphanenin yakınında yaşıyorlar.Tom and Mary live near the library.
Evimin yakınında bir park var.There's a park near my house.
Onlar yoğun bir yol yakınında yaşıyor ama şimdiye kadar gürültüye alışmış olmalılar.They live near a busy road, but must be used to the noise by now.
Tren istasyonunun yakınında ayçiçeği tarlası var.There is a sunflower field near the train station.
Tren istasyonu yakınında bir banka var mı?Is there a bank near the train station?
Biz okulun yakınında yaşıyoruz.We live near the school.
Çocukların yakınında öyle şeyler söylememelisin.You shouldn't say those things near children.
Biz metro yakınında bir otel seçtik.We chose a hotel near the subway.
O, çalıştığı ofis yakınında öğle yemeği yer.She eats lunch near the office where she works.
Evimin yakınında bir iş arıyorum.I am looking for a job near my house.
Topu pencerelerin yakınına atma.Don't throw the ball near the windows.
Paris yakınında Honfleur'da büyük bir göl var.There is a big lake in Honfleur, near Paris.
Mary tren istasyonu yakınındaki tek yatak odalı bir dairede yaşıyor.Mary lives in a one-bedroom apartment near the train station.
Ayakkabıların ıslak. Onları ateşin yakınına koyun.Your shoes are wet. Put them near the fire.
Göl yakınında kamp yapacağız.We'll make camp near the lake.
Amsterdam yakınında tecrübeli bir C ++ programcısı arıyoruz.We are looking for an experienced C++ programmer near Amsterdam.
Otobüs evinizin yakınına gelseydi trenle seyahat eder miydin?Would you have travelled by train if the bus came near your house?
Ekvator yakınında, hava yıl boyunca sıcak ve nemlidir.Near the equator, the weather is hot and humid year-round.
Tom saçını tıraş ettirmek için, hastanenin yakınındaki berbere gitti.Tom went to the barbershop near the hospital to get his hair cut.
Tom Mary'nin daha yakınına sokuldu.Tom crept closer to Mary.
Dan restoran yakınında bilinmeyen bir adamla konuşurken görüldü.Dan was seen talking to an unknown man near the restaurant.
Dan'ın evinin yakınında genç bir kızın cesedi bulundu.A young girl's body was discovered near Dan's home.
Tom Boston yakınında doğdu.Tom was born near Boston.
Evimin yakınında hiç dükkan yok.There are no shops near my house.
Tom Boston yakınında büyütüldü.Tom was raised near Boston.
Pencerenin yakınında bir masa istiyorum.I'd like a table near the window.
Kapının yakınında endişeyle bekledim.I waited anxiously near the door.
Kumarhane girişinin yakınında hamile bir kedi gördük.We saw a pregnant cat near the casino entrance.
Polis, Fadıl'ın arabasını sınırın yakınında fark etti.Police spotted Fadil's car near the border.
Fadıl'ın cesedi Leyla'nın evinin yakınında bulundu.Fadil's body was discovered near Layla's house.
Mary'nin evinin yakınında Tom'un cesedi bulundu.Tom's body was discovered near Mary's house.
İstasyon yakınında bir dairemiz var.We have an apartment near the station.
Tom, kampüsün yakınında bir yer kiraladı.Tom rented a place near the campus.
Leyla göl yakınına park etti.Layla parked at the lake.
İstasyonun yakınında bir yerde buluşalım.Let's meet somewhere near the station.
Senin evinin bu kadar yakınında bir banka olduğu hakkında hiçbir fikrim yoktu.I had no idea there was a bank so near your house.
Gölün yakınında bir ev inşa edeceğim.I'm going to build a house near the lake.
Kütüphanenin yakınında yaşıyorum.I live near the library.
Tom, Mary'nin pencerenin yakınında bir masada yemek yediğini gördü.Tom saw Mary eating at a table near the window.
Tom masasını pencerenin yakınına taşıdı.Tom moved his desk closer to the window.
Tom'un çizmeleri ön kapının yakınındadır.Tom's boots are near the front door.
Tom muhtemelen dışarıda havuzun yakınında.Tom is probably outside near the pool.
Tom nehre yakınında yaşıyor.Tom lives near the river.