yakınım ile cümle

yakınım kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
7
ORT. KELİME
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.Och skällt på mig ständigt- inför andra, det har du alltid- gjort!
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.Siempre me regañas, cuando alguien está cerca.
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.Tu m'insultes toujours devant les gens, mon amour
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.Vyplísníš mě vždy, když je někdo poblíž, drahý.
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.You always scold me whenever somebody is near, dear
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.You always scold me whenever somebody is near, dear
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.За нищо кориш ме, само някой до нас да е доближен.
" Benim yakınımda ol.""Stammi vicino,"
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.30cmの距離でしょうか とても大きな体格の人でした
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Ein Soldat kam zu mir und stand ziemlich nah bei mir, 30 cm von mir entfernt.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.어떤 군인이 제 앞에 와서 섰습니다. 정말 가깝게 한 발자국 정도로 가깝게 다가 섰습니다.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Un soldado vino y se paró en frente de mí, muy cerca. A un pie de distancia.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Un soldat a venit la mine si a stat, stiti, destul de aproape -- 30 de centrimetri departare de mine.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Un soldat est venu me voir, et vous savez, vraiment proche -- à 30 cm de moi.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Un soldato venne da me e si mise molto vicino, a 30 cm da me.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Żołnierz podszedł do mnie i stanął, wiecie, całkiem blisko -- dosłownie na odległość stopy ode mnie.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Един войник дойде при мен и застана много, доста близо... на един фут разстояние от мен.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.Солдат подошел ко мне и встал прямо передо мной, знаете - очень близко, в полу метре от меня.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.ניגש אלי חייל, ונעמד מאד מאד קרוב -- חצי מטר ממני.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.جندي أتي إلي ووقف , قريباً جداً مني -- خطوة واحدة فقط .
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Anh luôn la em mỗi khi có ai ở gần.
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Du beschimpfst mich immer, wenn jemand dabei ist, Liebling
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Falas-me sempre mal quando alguém está por perto
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.I besztasz mnie przy innych ludziach.
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Mă cerţi mereu de faţă cu alţii, dragă
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Mi rimproveri sempre ogni volta che siamo con qualcuno, caro
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Mua aina soimaat kun joku vain on liki, muruni
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Och skällt på mig ständigt- inför andra, det har du alltid- gjort!
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Siempre me regañas cuando alguien está cerca.
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Tu m'insultes toujours devant les gens, mon amour
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.Vyplísníš mě vždy, když je někdo poblíž, drahý.
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.You always scold me whenever somebody is near, dear
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.You always scold me whenever somebody is near, dear
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.За нищо кориш ме, само някой до нас да е доближен.
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.さぞかし楽しいでしょうね 私に何をしてるのか分らないの?
İnsanların gelmesine izin verin. Yakınımızda bir Hong Kong olmasını sağlayın.Permettete a molte persone di trasferircisi, fateci avere una nostra Hong Kong.
İnsanların gelmesine izin verin. Yakınımızda bir Hong Kong olmasını sağlayın.Tillad mange mennesker at komme ind, og lad os have et Hong Kong tæt på.
Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.私に辛く当たるのは さぞかし楽しいでしょうね
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel. Islandıktan sonra hastalandım diye şikayet etme o yüzden yaklaş biraz.Seung Jo, mokniesz, chodź bliżej nie narzekaj jeśli zachorujesz po zmoknięciu, poprostu chodź bliżej
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, cậu bị ướt đấy. Đứng sát vào đi.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, du blir blöt. Kom närmare.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, du wirst nass, komm näher.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, je bent nat aan het worden. Kom dichterbij.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, kau akan basah. Mendekat.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo o sa te uzi. VIn-o mai aproape.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, ti stai bagnando. Avvicinati.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, tu es mouillé. Rapproche-toi.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Σουνγκ Τζο, γίνεσαι μούσκεμα. Έλα πιο κοντά.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Сын Чжо, ты мокнешь. Встань поближе.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.سيونغ جوو, لقد تبللت . اقترب اكثر
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.雨に濡れて文句言ってないで こっち来い
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.A ešte riekol Hospodin: Hľa, je miesto u mňa, a budeš stáť na skale.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Aggiunse il Signore: «Ecco un luogo vicino a me. Tu starai sopra la rupe
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Därefter sade HERREN: »Se, här är en plats nära intill mig; ställ dig där på klippan.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Derefter sa Herren: Se, her tett ved mig er et sted; still dig der på berget,
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Di sebelah-Ku ini ada bukit batu; engkau dapat berdiri di situ
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Disse mais o Senhor: Eis aqui um lugar junto a mim; aqui, sobre a penha, te poras.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Domnul a zis: ,,Iată un loc lîngă Mîne; vei sta pe stîncă.
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức Giê-hô-va lại phán: Ðây có một chỗ gần ta, ngươi hãy đứng trên hòn đá;
Sonra, ‹‹Yakınımda bir yer var›› dedi, ‹‹Orada, kayanın üzerinde dur.Ðức_Giê - hô-va lại phán : Ðây có một chỗ gần ta , ngươi hãy đứng trên hòn đá ;

İlgili Sayfalar