yakını ile cümle

yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
Nüfusun tamamına yakını Türk idi.The population was completely Armenian.
Yapı, tarihi bir kale yakınında, şimdi Arkeolojik Sit alanındadır.The structure is within the vicinity of a historic citadel, which is now an archaeological site.
Sayıları bulmaya yaklaşıyoruz ve şimdi daha yakınızWe're going to have to find numbers that are closer together.
Fakat hastaların yarıya yakınında bu olmuyor.But however, about half the patients, this doesn't happen.
İzleyicilerin yarısına yakını sol ellerini havaya kaldırdı.Now about half the audience has their left hand up.
Hemen yakınında olacağız.We're gonna be right out of sight.
Biz size 150 satıra yakınını temin edeceğiz.We're gonna provide you with about 150 lines.
Hatta birbirlerinin yakınında bile olamayacaklar.They're not going to be able to stay near each other.
Ve oldukça yakınında benim ayak parmağı kırık.And you've pretty near broken my toe.
Şimdi gerçekten yakınız.And now we're really close.
Nixon-Khruschev Kitchen müzakeresi filmin gösterildiği yerin 15 metre yakınında yapıldı.The Nixon-Khrushchev Kitchen Debate happened about 50 feet from where this was shown.
Evet, Wood cesetin yakınında bir martini bardağı buldu.Yah, Wood found a martini glass that was near the dead body.
Yakınımızda bir Hong Kong olmasını sağlayın.Let us have a Hong Kong nearby.
Bunu size yaptığımı hayal edin, yüzünüzün 5 santim yakınına geldiğimi.Imagine if I did that to you, came two inches from your face.
City yakınındaki Meydanı.Square, near the City.
Öbür taraf da internet üzerinden hiç para kazanamadığından yakınıyordu.The other side said they're not making any money from the internet.
Hepiniz tahmin ediyorsunuzdur ki; 12 yıl geçti, bu amacın yakınına bile yaklaşamadık.Well, I think all of you can guess that 12 years on, we're still nowhere near that goal.
Eski denge noktasına çok yakınız hala.We'll stay pretty close to it.
Kiwi'ler ve Antartika'nın yakınında kapana kısılmış bu şahinler öyledir.Kiwis are, and so are these hawks trapped near Antarctica.
" Benim yakınımda ol."'Stay close to Me'
Bence yeterince yakınız.I think we're close enough.
Zehirli çukur engereğini yakalayan bu Kral kobranın hemen yakınında olmak benim için bir keyifti.I had the pleasure of being close to this large king cobra who had caught a venomous pit viper.
Özünde, Oakland'da benim yaşadığım yerin yakınında çok çeşitli restoranlar var.Essentially, there are all sorts of restaurants in Oakland, near where I live.
Bu para yaratma ve henüz durgun GSYİH büyüme yakınındaki!All this money creation and yet near stagnant GDP growth!
Burada, Collect Pond'un yakınında bir Lenape yerleşimi olduğunu biliyoruz.We know that there was a Lenape settlement down here by the Collect Pond.
Belirlediğim hedef - al Qaeda'yı yenmek, ve tekrar yapılanmasını önlemek - şimdi yakınımızda.The goal that I set - to defeat al Qaeda, and deny it a chance to rebuild - is now within our reach.
Bir süredir çayırların yakınında yaşama ayrıcalığına sahiptim, ve bu son derece çekici.I've had the privilege of living by a meadow for the last little while, and it is terribly engaging.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.We need to capture that up close to establish that what it's like-type experience.
Böylece bir karınca kraliçenin yakınında bir yerde işe girişebilir.So, an ant starts out somewhere near the queen.
Bugün, 7 trilyona yakınızToday, we're nearing 7 billion people.
Bir asker yanıma geldi ve yani gerçekten yakınıma burun buruna geldik.A soldier came up to me and stood, you know really, pretty close, a foot away from me.
Elektronlar hidrojenin yerine daha çok oksijenin yakınında olurlardı.They spend less of their time around the hydrogen and a lot more of their time around the oxygen.
Hamid'in evinin yakınında, bir de sniper kulesi var.Near Hamid's home, there's also a sniper outpost.
Kıyıların yakınına geliyorlar. Şu iki tekneye bakın. Sağdakinin adı Fishing Fool.That one on the right is called Fishing Fool.
Seung Jo, ıslanıyorsun.Yakınıma gel.Seung Jo, you're getting wet. Come closer.
Yaklaşık bu kadar yakınına gidiyor ve sonra uzaklaşıyor.She gets about that close and then she pulls away.
'Böyle güzel bir küçük köpek var Evimizin yakınında Ben size göstermek istiyorum!'There is such a nice little dog near our house I should like to show you!
Şu anda Vancouver'da 33 kat yüksekliğe kadar büyüyen bir ormanın yakınında yaşıyorum.Now, I live in Vancouver, near a forest that grows to 33 stories tall.
Size bir şey göstermek istiyorum ve onu görmeye bu kadar yakınız.[Mooji] I want to show you something.
Organizmanın vücudunun yakınında, içinde ve yakınında oluyor.It happens near, in and near, the organism's body.
Bu sayede yakınındaki düşmanların pozisyonlarını anında görebilirsin.With its help you can instantly see the positions of nearby enemies.
Beni hep azarlıyorsun, Özellikle birileri yakınımızdayken, sevgilim.You always scold me whenever somebody is near, dear
Birileri yakınımızdayken beni hep azarlıyorsun.You always scold me whenever somebody is near, dear
Biz de aslında, diğer âlemlere (bitki, hayvan, bakteri) kıyasla mantarlara daha yakınız.In fact, we're more closely related to fungi than we are to any other kingdom.
- Yakını mısın?- You're related?
Tavan Dağları'nın yakınında.He is near the Tavan Mountains.
İşte suç dünyasına bu kadar yakınız.This is how close we are with this world.
Burada, muhtemelen çok yakınına gitmek istemeyeceğimiz bir kara delik var.So here's a little black hole that we probably don't want to get too close to.
Şimdi, Agra yakınında, sığır yemi ve tohum satan bir dükkan işletiyor.And now he runs a cattle fodder store and a grain store near Agra.
Ve bu, ya karaya atılan ya da sahil yakınında yakalandı, aittir kral. "And these, when either thrown ashore or caught near the coast, are the property of the king."
Ve sonra onun aptal yüzünün çok yakınına eğildim ve dedim ki...And then I bent down very close to her stupid face and said,
Çok yakınız.We're down to four countries.
İnanıyorum ki uygulanabilir ve uygun maliyetli bir sisteme çok yakınız.We believe we're getting very close to something practical and affordable.
Kütle merkezi bu noktada yada bu noktanın hemen yakınında olmalı.Because that is pretty close to where the center of mass will be.
Ve buna o kadar yakınız ki.And we are so close.
Otelinin yakınına geliyorum, dışarı çık.I'm coming near your hotel, so come out.
Nedir ki O'nun suçu? O'na içimi dökerdim, yakınında olabilseydim eğer...If i was near her I would unburden what is on my chest.
Ama, inanılmaz bir şeyin çok yakınındayız. -But we are on the verge, we're scraping the surface, but there's something amazing here.
Bir çoğunuzun hiçbir zaman bir silahın yakınında olmadığı gerçeğini kucaklayalım.Let us cherish the fact that probably most of you have never been close to a gun.
Tabii ya, prenses et yerken... ...tuvaletin yakınında olmalı.That's true. When the princess eats meat, she has to eat near the washroom, right?

İlgili Sayfalar