yakını ile cümle
yakını kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
6
HARF
3
HECE
8
ORT. KELİME
City yakınındaki Meydanı.Square, nær byen.
City yakınındaki Meydanı.Square, nära staden.
City yakınındaki Meydanı.Square, perto da Cidade.
City yakınındaki Meydanı.Square, près de la ville.
City yakınındaki Meydanı.Square, v bližini City.
City yakınındaki Meydanı.Square, w pobliżu miasta.
City yakınındaki Meydanı.Tér, közel a város.
City yakınındaki Meydanı.Vuông, gần thành phố.
City yakınındaki Meydanı.Πλατεία, κοντά στην πόλη.
City yakınındaki Meydanı.Площад, близо до града.
City yakınındaki Meydanı.Площади, недалеко от города.
City yakınındaki Meydanı.Площі, недалеко від міста.
City yakınındaki Meydanı.בכיכר, ליד העיר.
City yakınındaki Meydanı.مربع ، بالقرب من المدينة.
City yakınındaki Meydanı.それは非常に大きな問題ではないし、近年のそれはただ与えるよりもしていません
Çok yakınız.Estamos cerca.
Çok yakınız.Jesteśmy blisko.
Çok yakınız.Nous y sommes presque.
Çok yakınız.Suntem aproape.
Çok yakınız.We zijn er dichtbij.
Çok yakınız.Wir sind nah dran.
Çok yakınız.Много сме близо.
Çok yakınız.Мы уже близко.
David, devam et. Çok yakınız.David, continua ad andare avanti.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.데이비드, 부디 노력을 멈추지 말길 바랍니다. 조금만 더하면 됩니다. 이제 소아마비 발생국가는 4개국으로 줄었습니다.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.דויד, תמשיך כך. אנחנו קרובים. נשארו לנו ארבע מדינות.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.ديفيد، واصل. لقد أقتربنا. لقد إنخفض الأمر ووصلنا لأربع بلدان.
David, devam et. Çok yakınız. Dört ülkeye kadar indik.(拍手)
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Apple社のCMを皆さん見たことがあるでしょう
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Chúng tôi chụp chúng ở cự li gần để thiết lập các trải nghiệm giống thật.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.그런 것들을 바로 가까이서 카메라에 담아야 합니다.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Közelről kell megragadnunk, hogy létrehozhassuk ezt a "milyen is ez" élményt.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Musimy to uchwycić z bliska, aby stworzyć tę perspektywę "jak tam jest".
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Nous devons capturer cela de près pour obtenir une expérience de réalité forte.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Trebuie să surprindem acel lucru de aproape pentru a stabili o experienţă realistă.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Wir müssen es per Nahaufnahme erfassen, um ein authentisches Erlebnis zu schaffen.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Нужна съёмка с близкого расстояния, чтобы передать чувство того, как выглядит объект.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Потрібна зйомка з близької відстані, щоби передати відчуття того, як виглядає об'єкт.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.Трябва да хванем това в близък план, за да установим какво представлява преживяването.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.כדי להרגיש כמו מה זה.
Deneyime benzer çeşitte olanı oluşturabilmek için, şu kadar yakını yakalamamız gerekiyor.لتكون الخبرة أكثر واقعية
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.E i dottori lo odiano, davvero. Intendo dire che se ne lamentano continuamente.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.En ja, artsen haten dat.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.És az orvosok ezt gyűlölik, valóban. Mármint, állandóan erről panaszkodnak.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Et les médecins détestent ça, n'est-ce pas.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.I lekarze tego nienawidzą, OK. Mam na myśli, że nieustannie na to narzekają.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.의사들이 제일 싫어하는 거죠. 말하자면, 의사들은 그게 늘 불만입니다.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Se remonta a Aristoteles Y los doctores lo odian, ¿cierto?.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Și doctorii o urăsc, corect. Adică, se plâng de ea tot timpul.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Tudo remonta a Aristóteles. Até os médios as odeiam, certo.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Und ja, Ärzte hassen das. Sie beschweren sich andauernd darüber.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Và bác sĩ thì ghét điều này, phải chứ? Ý tôi là họ phàn nàn về vấn đề này mọi lúc.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Vine se až daleko zpátky k Aristotelovi. A doktoři to nesnáší, víte?
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Δεν αρέσει καθόλου στους γιατρούς, σωστά? Διαμαρτύρονται συνέχεια γι' αυτό.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.И врачи ее, конечно, ненавидят. Я имею ввиду, что они жалуются на неё все время.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.Още от времето на Аристотел. И лекарите го ненавиждат.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.ורופאים שונאים את זה, נכון. כלומר, הם מתלוננים על זה כל הזמן.
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.والاطباء يكرهون هذا الامر .. اليس هذا صحيح اعني انهم يشتكون دوماً من العادات الغير صحية
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.いつも文句を言ってます。 不順守、例えば
Doktorlar da bundan nefret ediyorlar, tamam. yani, her zaman bu konudan yakınıyorlar.而且醫生都討厭呢種行為,係嗎? 我意思係﹐醫生經常都抱怨呢個問題。