yakışmaz ile cümle

yakışmaz kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
8
HARF
3
HECE
9
ORT. KELİME
Öfkeli olmak bir filozofa yakışmaz.Anger does not befit a philosopher.
Böyle bir davranış size yakışmaz.Such conduct does not beseem you.
Bir öğretmene bu tarz bir davranış yakışmaz.Such conduct is unworthy of a teacher.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Skating is a loose fraternity.
Şefkat bize yakışmaz mı?Doesn't compassion look well on us?
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.I'm not like Rama, who would take a woman who's slept in another man's house!
Kurumlu sözler ahmağa nasıl yakışmazsa, Soyluya da yalancı dudaklar hiç yakışmaz.Arrogant speech isn't fitting for a fool, much less do lying lips fit a prince.
Yaz ortasında kar, hasatta yağmur uygun olmadığı gibi, Akılsıza da onur yakışmaz.Like snow in summer, and as rain in harvest, so honor is not fitting for a fool.
‹‹Şarap içmek krallara yakışmaz, ey Lemuel, Krallara yakışmaz! İçkiyi özlemek hükümdarlara yaraşmaz.It is not for kings, O Lemuel, it is not for kings to drink wine; nor for princes strong drink:
Çocuk edinmek, Allah'a yakışmaz.It does not behove God to have a son.
Çocuk edinmek Rahman'a yakışmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Biz ona (Muhammed'e) şiir öğretmedik, (şiir) ona yakışmaz da.We have not taught (Muhammad) to versify, nor is it worthy of him.
Onu işittiğiniz zaman: "Bu konuda söz söylemek bize yakışmaz.Why did you not say when you heard it: "It is not for us to speak of it?
Biz ona (Peygambere) şiir öğretmedik; (bu,) ona yakışmaz da.We have not taught (Muhammad) to versify, nor is it worthy of him.
Bir oğul edinmek Allah'a asla yakışmaz.It does not behove God to have a son.
Rahman'a çocuk edinmek yakışmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Seni tenzih ederim; hakkım olmayan şeyi söylemek bana yakışmaz.(Jesus) will answer: "Halleluja.
Halbuki çocuk edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz.When it does not behove the Merciful to have a son.
Onu duyduğunuzda: "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Haşa!Why did you not say when you heard it: "It is not for us to speak of it?
"Hâşâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birşeyi söylemem bana yakışmaz.(Jesus) will answer: "Halleluja. Could I say what I knew I had no right (to say)?
Çocuk edinmek asla Allah'ın şanına yakışmaz.It does not behove God to have a son.
Onu duyduğunuzda "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz. Haşâ!Why did you not say when you heard it: "It is not for us to speak of it?
Halbuki evlat edinmek Rahman'ın şanına yakışmaz. [2,116; 9,30]When it does not behove the Merciful to have a son.
(İsa) şöyle cevap verecek: "Sen yücesin, hakkım olmayan bir şeyi söylemek bana yakışmaz.(Jesus) will answer: "Halleluja. Could I say what I knew I had no right (to say)?
Hiç bir peygambere, yeryüzünde savaşa katılmaksızın esirler edinmesi yakışmaz.No apostle should take captives until he has battled and subdued the country.
ALLAH'a herhangi bir şeyi ortak koşmak bize yakışmaz.We cannot associate anyone with God.
"Sen yücesin, senin yanında kimseyi veliler kabul etmek bize yakışmaz.They will answer: "Glory to You. It was not worthy of us to seek any protector other than You.
Çocuk edinmek, Allah'a yakışmaz. O'nun şanı yücedir.It does not befit Allah to appoint someone as His son – Purity is to Him!
Bir oğul edinmek Allah'a asla yakışmaz. O'nun şanı yücedir.It does not befit Allah to appoint someone as His son – Purity is to Him!
Çocuk edinmek asla Allah'ın şanına yakışmaz. O bundan münezzehtir.It does not befit Allah to appoint someone as His son – Purity is to Him!
Bir mü'mine, -hata sonucu olması dışında- bir başka mü'mini öldürmesi yakışmaz.It belongs not to a believer to slay a believer, except it be by error.
Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz.Our Lord embraces all things in His knowledge.
Hiçbir peygambere, yeryüzünde kesin bir zafer kazanıncaya kadar esir alması yakışmaz.It is not for a prophet to take prisoners before he has subdued the land.
Rabbimizin dilemesi bir yana, dininize dönmek bize yakışmaz. Rabbimizin ilmi her şeyi kuşatmıştır.Our Lord embraces all things in knowledge.
Onu duyduğunuzda: "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz.Why did you not, as soon as you heard of it, say, "It is not proper for us to utter such a thing?
Onu duyduğunuzda "Bunu konuşup yaymamız bize yakışmaz.Why did you not, as soon as you heard of it, say, "It is not proper for us to utter such a thing?
Nasıl oldu da onu işitir işitmez: “Böylesi iftiraları ağzımıza alamayız, böyle şeyler bize yakışmaz.Why did you not, as soon as you heard of it, say, "It is not proper for us to utter such a thing?
Hakkım olmayan bir şeyi söylemem doğru olmaz, bana yakışmaz.” “Hem söylediysem malûmundur elbet.Didst thou say unto men, worship me and my mother as gods in derogation of Allah'?"
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Es darf keine Fraternisierung geben.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Avec les nègres, on ne fraternise pas.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Aderbale non si fece intimidire.
"Hiç kımıldamadan hep aynı yerde durur ve bir o yana bir bu yana gitmek yakışmaz ona."«Sempre nell'identico luogo permane senza muoversi per nulla, né gli si addice recarsi or qui or là.».
"Hiç kımıldamadan hep aynı yerde durur ve bir o yana bir bu yana gitmek yakışmaz ona."«Очевидно, там настолько весело, что никто и никогда оттуда не уходит».
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Dergelijke geheimhouding was niet uitzonderlijk voor broederschappen.
Hapsetmek kardeşliğe yakışmaz.Bractwo nie zostało jednak erygowane.
"Hiç kımıldamadan hep aynı yerde durur ve bir o yana bir bu yana gitmek yakışmaz ona."Do Tokia se vždy vracím moc ráda a za rok to nebude jiné."
"Hiç kımıldamadan hep aynı yerde durur ve bir o yana bir bu yana gitmek yakışmaz ona."Nikad ništa nije toliko lako u seriji kao što je Na putu prema dolje".
"Hiç kımıldamadan hep aynı yerde durur ve bir o yana bir bu yana gitmek yakışmaz ona.""Kes püüab kahte teed korraga käia, ei jõua mitte kuskile."
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Aku tidak seperti Rama, yang akan mengambil kembali perempuan yang telah tidur di rumah lelaki lain!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Én nem vagyok olyan, mint Ráma, hogy visszafogadjak egy nőt, aki másik férfinál aludt.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.En ole kuin Rama, joka ottaisi naisen joka on nukkunut toisen miehen luona
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Eu não sou como Rama, que voltaria com uma mulher que já dormiu na casa de outro homem!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Eu nu-s ca Rama, să iau o femeie care a dormit în casa altui bărbat!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Ich bin nicht wie Ram, der eine Frau nimmt, die im Haus eines anderen Mann geschlafen hat!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Io non sono Rama, che si tiene una donna che ha dormito nella casa di un altro!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Jag är inte som Rama, som tar en kvinna som sovit i en annan mans hus.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Já nejsem jako Ráma. kdo si vezme ženu co spala v domě jiného muže!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Je ne suis pas comme Rama! ...qui prendrait une femme qui a couché dans la maison d'un autre homme!
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.Nie jestem jak Rama, żeby przebaczyć kobiecie, która spała w domu innego mężczyzny.
Başka bir adamın evinde onunla beraber olan bir kadını almak, Rama'ya yakışmaz.No soy como Rama, ¡que admite a una mujer que ha dormido en la casa de otro hombre!

İlgili Sayfalar