"Bir gün yahut günün bir parçası kadar kaldım," dedi. "Hayır, sen yüz yıl kaldın.Look at your food and drink; they have not rotted.
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi görmeliyiz!," dediler.Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?That they may eat of His fruit. And their hands have not produced it, so will they not be grateful?
Ancak eşleri, yahut ellerinin sahipolduğu (cariyeler) hariç.except with their spouses and slave-girls.
Yahut onları çift yapar: Hem dişi, hem erkek (verir).offspring to whomever He wants.
Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz.We will give them a great reward whether they are killed or whether they are victorious.
Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır.except with their spouses and slave-girls.
Kim ALLAH yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.We will give them a great reward whether they are killed or whether they are victorious.
İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır."Nothing exists greater or smaller than this without its record in the illustrious Book.
Yahut hem erkek hem dişi olarak çift verir.offspring to whomever He wants.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Schließlich schläft er ein (oder stellt sich schlafend?).
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.An den Rändern unbeschnitten und nicht aufgeschnitten.
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.Sie kann nach vorn (überhängend) oder nach hinten (herunterhängend) erfolgen.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Diese laufen leicht am Stiel herab oder sind an ihm ausgebuchtet.
Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır.Er dient zum Durchscheren (durchführen) und Belegen von Fallen oder Schoten.
Bununla birlikte öğrencisi olan ailelerin bir kısmı ilçeye yahut yakın şehirlere taşınmaktadır.Manchmal findet man einzelne Gruppen auch im Rang einer Unterfamilie (-inae) oder einer Subtribus (-ina).
Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar.Sie wachsen dicht gedrängt oder gebündelt in Gruppen.
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir.Sein Buch Steig oder Stirb (engl.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Il faut donc les endormir et palper ».
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir.Die Sprache und Schrift der Jučen.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Cela afin de ne pas faire d'injustice (ou afin de ne pas aggraver votre charge de famille) ».
El-Akîde yahut et-Tevhîd: Akaid konusunda yazılmış bir eserdir.Il se lit か (ka) ou こ (ko) en lecture on.
Bu sistemde bir yahut daha çok giriş ve bir çıkış kapısı bulunur.Il possède une ou plusieurs entrées, et une ou plusieurs sorties.
Toplam miktar madde yahut enerjinin özgürlük derecesine bağlıdır.La quantité totale de bits est reliée à la somme des degrés de liberté de la matière et de l'énergie.
Alıntı yapılan yahut özet halinde başvurulan kaynaklar verilir.La demande est présentée sous la forme d'une requête ou en référé.
(Paris Métrosunda olduğu gibi), ve yahut reklam sütunlarına gizlenir.Parfumés ou non, ils sont le support de publicités.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Si los distingue, ¿cómo puede decir si está ahora dormido o despierto?"
Bu metinlerin çoğu ahiret yahut öteki dünya hakkında bilgiler vermektedir.En él se encuentran la mayoría de las escrituras que cuentan la historia de los chozo.
Yahut, karşılığı dayanıklı metal olarak da görülebilir.Vista de la hacienda Kitinché.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Sin perjudicar sus orígenes algo se les desprende o resulta indiferente.
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.Las hojas auriculadas (de la vaina), o no auriculadas.
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.La codificación doble da significado a las construcciones de transmitir significados de manera simultánea.
Enkratitler, Komünyon'da şarap yerine su yahut süt kullanmalarıyla tanınmışlardı.Para celebrar la misa utilizaban agua en lugar de vino.
Taksimlerinde daima makamların işlenmemiş yahut az işlenmiş yönlerini arar.Junto a ellos se cultivan otras plantas raras o no frecuentes.
Lakap, normalde aileden birinin yahut bir arkadaşın taktığı isimdir.Por lo general, el nombre simplemente llega, de una revista o alguien diciendo algo.
Votka gibi patates yahut tahıldan damıtılır.Se destila al igual que el vodka, de patatas o grano.
Bu metinlerin çoğu ahiret yahut öteki dünya hakkında bilgiler vermektedir.Molti di loro recitano o hanno recitato.
Yahut , foton her zaman ikinci ışın dağıtıcı oradaymış gibi mi davranır ?Oppure, si comporterebbe come se il secondo divisore di fascio fosse sempre stato lì?
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Egli era profondamente addormentato e sfinito; così morì."
Bu sistemde bir yahut daha çok giriş ve bir çıkış kapısı bulunur.Ogni sistema può avere uno o più ingressi e una o più uscite.
Tanzimat döneminin de sahnelenen ilk tiyatro eseri ise Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre adlı yapıtıdır.In tutti gli altri passi dell'Antico Testamento si nomina il lago chiamandolo Cheneret o Chenara.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Он просит разбудить себя или усыпить.
Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa diğer günlerde kaza eder.А если кто из вас болен или находится в пути, то пусть постится столько же дней в другое время.
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?И разве можно выжимание соков из народа назвать заботой о его благоденствии?!..
Yahut kendisi sonsuza kadar kendini tekrar eden dönüşsel bir modelin parçası mıdır?Или же масон, исключенный из ордена, но могущий быть в нём восстановленным (unaffiliate).
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.У легко возбудимых людей озноб может появиться и при сильном волнении или испуге.
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.Конечности стопоходящие; пальцы не срастаются между собой.
Hemipleji, konjenital yahut akkiz nedenlerle meydana gelebilir.Это могут быть скидки, акции или организованные мероприятия.
"Seyyar Sahne'nin yeni oyunu 'Bir Meşrutiyet Faciası Yahut Gündüzlerimiz'".날일부,nal ilbu, наль ильбу (ключ «солнце») яп.
"Saçulga" yahut "Çaçılga" adı da verilir.Мы обычно говорим «дерьмо» или «отстой».
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........2- البعث من النوم: يقال: بعثه من منامه إذا أيقظه.
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.وألا يضع رجليه فوق بعضهما أمامه أو يمدهما.
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.والمفعول به في التحذير والاغراء قد يأتي مكررًا أو معطوفًا (وهو الغالب) فيحذف فعله وجوبًا.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........«Acorda, Acordo, ou dorme para sempre».
Yahut bisküvit veya keklerle saat 17:00'de sunulur.Às tantas eram sardinhas e bacalhau às 7 da manhã.
Buddha'ya göre aslında "gerçek zihin" beyinde yahut vücudun içinde de oluşmaz.O real é tido como aquilo que existe fora da mente ou dentro dela também.
Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır.Hij of zij legt zijn of haar ambt neer en gaat met emeritaat (oftewel pensioen).
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Ze stond op. – Ik ga slapen, zei ze.
Emir etsin, yahut emre tâbi olsun bütün Mu sakinleri tek Tanrı'ya inanıyordu."Moet zich elk naar zijne overtuigingen of die van andere gedragen.'
Şairin gerçekten yaşayıp yaşamadığı yahut ne zaman doğup öldüğü tam olarak bilinmemektedir.Het is niet bekend of zij kinderen kreeg en waar en wanneer zij overleed.