yahut ile cümle

yahut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Bir ağacı kesseniz de, yahut gövdesi üzerinde bıraksanız da bu ALLAH'ın arzusuna göredir.Whether you cut down a tree, or leave it standing on its trunk, it is by God’s will.
De ki: "Eğer ölümden yahut öldürülmekten kaçıyorsanız, kaçmak size hiçbir yarar sağlamaz.(O Prophet), tell them: “If you run away from death or slaying, this flight will not avail you.
Doğrusu biz, onun bize aşırı derecede kötü davranmasından yahut iyice azmasından endişe ediyoruz.We fear he may commit excesses against us, or transgress all bounds."
Babam bana izin verinceye, yahut Allah benim için hükmedinceye kadar bu yerden ayrılmayacağım.Therefore I shall not go forth from the land until my father giveth leave or Allah judgeth for me.
Babam bana izin verinceye, yahut da Allah hakkımda hükmedinceye kadar bu ülkeden ayrılmayacağım.Therefore I shall not go forth from the land until my father giveth leave or Allah judgeth for me.
Aşağısından (İsa yahut melek) ona şöyle seslendi: "Tasalanma!Then (one) cried unto her from below her, saying: Grieve not!
Babam bana izin verinceye, yahut ALLAH hakkımda hüküm verinceye kadar buradan ayrılmayacağım.Therefore I shall not go forth from the land until my father giveth leave or Allah judgeth for me.
Sonunda ya kederinden eriyeceksin yahut da helâk olup gideceksin."You will go on remembering Joseph until you wreck your health or perish.’
Peki kıyamet gününde Allah'ın huzurunda onları kim savunacaktır? Yahut onlara kim vekil olacaktır?But who will plead for them with Allah on the Day of Resurrection, or will be their defender?
Bize ulaşacaklarını ummayanlar, bize melekler inmeliydi, yahut da Rabbimizi görmeliydik dediler.Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Bize kavuşmayı ummayanlar dediler ki: "Üstümüze melekler inse, yahut Rabbimizi görsek olmaz mı?"Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Öldürmeyin onu, bize yararı olabilir, yahut onu çocuk ediniriz." Onlar işin farkında olmuyorlardı.Do not slay him, perhaps he may benefit us, or we will take him for our son' But they were unaware.
"Bir gün yahut daha az" dedi. Allah ona: Hayır, yüz sene kaldın.Look at your food and drink; they have not rotted.
Biz bir âyetten her neyi nesheder veya unutturursak, ondan daha hayırlısını yahut mislini getiririz.If We supersede any verse or cause it to be forgotten, We bring a better one or one similar.
Kim de hasta, yahut yolculukta ise tutamadığı günler sayısınca diğer günlerde kaza etsin.But he who is ill, or on a journey shall (fast) a similar number (of days) later on.
"Bir gün yahut günün bir parçası kadar kaldım," dedi. "Hayır, sen yüz yıl kaldın.Look at your food and drink; they have not rotted.
Bizimle karşılaşmayı ummayanlar, "Bize ya melekler inmeli, yahut Rabbimizi görmeliyiz!," dediler.Those who do not hope to meet Us ask: 'Why have no angels been sent to us?
Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler. Hala şükretmiyorlar mı?That they may eat of His fruit. And their hands have not produced it, so will they not be grateful?
Ancak eşleri, yahut ellerinin sahipolduğu (cariyeler) hariç.except with their spouses and slave-girls.
Yahut onları çift yapar: Hem dişi, hem erkek (verir).offspring to whomever He wants.
Allah yolunda çarpışıp da öldürülen yahut galip gelene biz, yakında, büyük bir ödül vereceğiz.We will give them a great reward whether they are killed or whether they are victorious.
Eşleri yahut akitleri aracılığıyla sahip bulundukları müstesnadır.except with their spouses and slave-girls.
Kim ALLAH yolunda savaşır, ölür yahut yenerse, kendisine büyük bir ödül vereceğiz.We will give them a great reward whether they are killed or whether they are victorious.
İster ondan küçük olsun, yahut büyük olsun... Hepsi apaçık bir kitaptadır."Nothing exists greater or smaller than this without its record in the illustrious Book.
Yahut hem erkek hem dişi olarak çift verir.offspring to whomever He wants.
Carantanianlar (yahut Slovenler) Avusturya ve Slovenya'da Drevani, Aşağı Saksonya bölgesinde.Carantanians (or Slovenes), in Austria and Slovenia Drevani, in Lower Saxony, Germany.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Schließlich schläft er ein (oder stellt sich schlafend?).
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.An den Rändern unbeschnitten und nicht aufgeschnitten.
Ergenlik sonrası incelir yahut kendi üzerine katlanır.Sie kann nach vorn (überhängend) oder nach hinten (herunterhängend) erfolgen.
Arabayı süren kişi hızla sert bir yere çarpar yahut yüksek bir uçurumdan atlar.Diese laufen leicht am Stiel herab oder sind an ihm ausgebuchtet.
Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır.Er dient zum Durchscheren (durchführen) und Belegen von Fallen oder Schoten.
Bununla birlikte öğrencisi olan ailelerin bir kısmı ilçeye yahut yakın şehirlere taşınmaktadır.Manchmal findet man einzelne Gruppen auch im Rang einer Unterfamilie (-inae) oder einer Subtribus (-ina).
Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar.Sie wachsen dicht gedrängt oder gebündelt in Gruppen.
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir.Sein Buch Steig oder Stirb (engl.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Il faut donc les endormir et palper ».
Bir yazarı olduran yahut öldüren dilidir.Die Sprache und Schrift der Jučen.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Cela afin de ne pas faire d'injustice (ou afin de ne pas aggraver votre charge de famille) ».
El-Akîde yahut et-Tevhîd: Akaid konusunda yazılmış bir eserdir.Il se lit か (ka) ou こ (ko) en lecture on.
Bu sistemde bir yahut daha çok giriş ve bir çıkış kapısı bulunur.Il possède une ou plusieurs entrées, et une ou plusieurs sorties.
Toplam miktar madde yahut enerjinin özgürlük derecesine bağlıdır.La quantité totale de bits est reliée à la somme des degrés de liberté de la matière et de l'énergie.
Alıntı yapılan yahut özet halinde başvurulan kaynaklar verilir.La demande est présentée sous la forme d'une requête ou en référé.
(Paris Métrosunda olduğu gibi), ve yahut reklam sütunlarına gizlenir.Parfumés ou non, ils sont le support de publicités.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Si los distingue, ¿cómo puede decir si está ahora dormido o despierto?"
Bu metinlerin çoğu ahiret yahut öteki dünya hakkında bilgiler vermektedir.En él se encuentran la mayoría de las escrituras que cuentan la historia de los chozo.
Yahut, karşılığı dayanıklı metal olarak da görülebilir.Vista de la hacienda Kitinché.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Sin perjudicar sus orígenes algo se les desprende o resulta indiferente.
Kaburgalar indirgenmiş yahut hiç yoktur.Las hojas auriculadas (de la vaina), o no auriculadas.
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.La codificación doble da significado a las construcciones de transmitir significados de manera simultánea.
Enkratitler, Komünyon'da şarap yerine su yahut süt kullanmalarıyla tanınmışlar­dı.Para celebrar la misa utilizaban agua en lugar de vino.
Taksimlerinde daima makamların işlenmemiş yahut az işlenmiş yönlerini arar.Junto a ellos se cultivan otras plantas raras o no frecuentes.
Lakap, normalde aileden birinin yahut bir arkadaşın taktığı isimdir.Por lo general, el nombre simplemente llega, de una revista o alguien diciendo algo.
Votka gibi patates yahut tahıldan damıtılır.Se destila al igual que el vodka, de patatas o grano.
Bu metinlerin çoğu ahiret yahut öteki dünya hakkında bilgiler vermektedir.Molti di loro recitano o hanno recitato.
Yahut , foton her zaman ikinci ışın dağıtıcı oradaymış gibi mi davranır ?Oppure, si comporterebbe come se il secondo divisore di fascio fosse sempre stato lì?
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Egli era profondamente addormentato e sfinito; così morì."
Bu sistemde bir yahut daha çok giriş ve bir çıkış kapısı bulunur.Ogni sistema può avere uno o più ingressi e una o più uscite.
Tanzimat döneminin de sahnelenen ilk tiyatro eseri ise Namık Kemal'in Vatan Yahut Silistre adlı yapıtıdır.In tutti gli altri passi dell'Antico Testamento si nomina il lago chiamandolo Cheneret o Chenara.
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........Он просит разбудить себя или усыпить.
Sizden her kim hasta yahut yolcu olursa diğer günlerde kaza eder.А если кто из вас болен или находится в пути, то пусть постится столько же дней в другое время.
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?И разве можно выжимание соков из народа назвать заботой о его благоденствии?!..

İlgili Sayfalar