yahut ile cümle

yahut kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
ÖRNEK CÜMLE
5
HARF
2
HECE
10
ORT. KELİME
Yahut uyuyordur da uyandırmak gerekir!” ...........'I slept and dreamed—or was I awake?'
Yahut kendisi sonsuza kadar kendini tekrar eden dönüşsel bir modelin parçası mıdır?"What makes an Immersive Sim, and why are they staging a comeback?".
Yahut ihtilâl toplumsal bir kader ve bütün toplumlar için mukadder midir?For what shall it profit a man, if he gain the whole world, and suffer the loss of his soul?
Carantanianlar (yahut Slovenler) Avusturya ve Slovenya'da Drevani, Aşağı Saksonya bölgesinde.Carantanians (or Slovenes), in Austria and Slovenia Drevani, in Lower Saxony, Germany.
Yahut kaynağı doğrudan alıntılamak ve üzerini numaralandırmaktır.The width of the lisière (border or edge), and how to measure it.
Şimdi bunları bu ilden çıkarmazsak yahut kırmazsak sonunda pişmanlık fayda vermez” dediler.Shall we behead him or no?”
Toplam miktar madde yahut enerjinin özgürlük derecesine bağlıdır.The total quantity of bits is related to the total degrees of freedom of matter/energy.
Çifte kodlama yahut ikili kodlama yöntemi, binanın aynı anda birden çok anlamı iletmesi demektir.Double coding meant the buildings convey many meanings simultaneously.
Uyku yeri bir ağaç kovuğu, yahut sık yaprakların arasıdır.Phenomena consist of one or more shader trees (DAG).
Ribozomlar tek yahut gruplar halinde bulunurlar.The stems are prostrate or decumbent.
Emir etsin, yahut emre tâbi olsun bütün Mu sakinleri tek Tanrı'ya inanıyordu."Whether the faithful choose to follow them or not, they deserve respect for that alone."
İlk eseri olan “Leyla Yahut Bir Mecnun’un İntikamı” lisede iken yayımlandı.The earlier spelling of the name Acheux was either Aceu or Acheu.
Kendi bölgelerinde Tunaları yahut tüm pasifik diyarı üzerinde çalışmak çok zor.It's hard to study a bluefin on its turf, the entire Pacific realm.
Bunlar gözümdeki hücreler olabilir yahut beynimdeki hücreler veya bacağımdaki hücreler.These could be cells in my eyes or the cells in my brain or the cells on my leg.
-veya ekonomik teşviği körüklediği yahut yaratan bir insiyatif olduğu sürece.-or economic incitement or is an incentive to create.
Yahut torun sahipleri?Okay. Or grandchildren.
Göğüs kafesinde,karında yahut bedenin herhangi bir yerinde küçük delikler olur.There are very small holes in the chest, stomach, really, anywhere in the body.
Kaçımızın böyle ortaklara sahip olduğunu yahut sahip olmaya cüret edeceğini merak ediyorum.I wonder how many of us have, or dare to have, such collaborators.
Ve elektrotlar yahut anten yardımıyla bu kasılmayı algılayıp kola hareket etmesini söylüyoruz.And we can use electrodes or antennae to pick that up and tell the arm to move.
Tüm bunlar, engel tanýmadan ilerleyen koca bir makine yahut bir bütünlük.- I don't know of any civilization that's been sustainable, I don't believe there ever has been one.
Yahut: "Eğer bize Kitap indirilseydi, biz onlardan daha çok doğru yolda olurduk." demeyesiniz.Or that: "Had the Book been sent down to us we would surely have been guided better than they."
(Lut): "Keşke sizi savacak gücüm olsaydı, yahut da çok sarp bir kaleye sığınabilseydim!" dedi."I wish I had the power to resist you," said (Lot), "or powerful support."
Dediler ki: "Vallahi sen, Yusuf'u ana ana hasta olacaksın, yahut öleceksin!""By God," said they, "you will never stop thinking of Joseph till you are consumed or perish."
De ki: "Körle gören, yahut karanlıklarla aydınlık bir olur mu?"Say: "Can a blind man and one who can see be equal? Or, darkness and light be the same?
Yahut (azabın) kendilerini bir korku üzerinde yakalamayacağından (emin midirler)?Or He may seize them by diminishing their portion.
Yahut suyu dibe çekilir de bir daha su arayamazsın.Or else of a morning its water may sink underground, and you will not find a trace of it."
Şimdi onlardan hiçbirini duyuyor musun, yahut onların gizli bir sesini işitiyor musun?Do you see any sign of them, or hear the least whisper of them?
(Herhalde) Bir gün, yahut günün bir kısmı kadar kaldık; sayanlara sor, dediler.They will say: "A day or less than a day. Ask the enumerators of numbers."
Yahut size fayda veya zarar verebiliyorlar mı?Or do they benefit you, or do you harm?"
Ki o(suyun, yahut bahçe)nin ürününden ve ellerinin emeğinden yesinler.So that they may eat of its fruit; yet it was not done by their hands.
Çünkü ben onun, dininizi değiştireceğinden yahut yeryüzünde fesad çıkaracağından korkuyorum"I fear that he will change your faith and spread corruption in the land."
Ey kavmim, sizin için o (Yüce Divana) çağırma (yahut feryadetme) gününden korkuyorum.O my people, what I fear for you is the day of gathering, crying and calling,
Allah aramızı bulur, (yahut: Allah bizi bir araya toplar), dönüş O'nadır.God will gather us all together, and to Him is our returning."
Yahut onları çift yapar: Hem dişi, hem erkek (verir). Dilediğini de kısır yapar.On some He bestows both sons and daughters, and some He leaves issueless.
(Ey Muhammed), sen mi sağıra işittireceksin, yahut körü ve apaçık sapıklıkta olanı yola ileteceksin?Can you make the deaf to hear, or show the blind, and those lost in clear error, the way?
Yahut ben, şu aşağılık, nerdeyse söz anlatamayacak durumda olan adamdan daha iyi değil miyim?Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Eğer doğru iseniz bundan önce (inmiş olan) bir Kitap, yahut bir bilgi kalıntısı getirin."Bring me an earlier Book than this, or inherited knowledge, if you are truthful."
Yahut hakim olan (her şeyi istedikleri gibi yöneten) kendileri midir?Or are they the treasurers?
(Muhammed ile arasındaki mesafe) İki yay uzunluğu kadar, yahut daha az kaldı.Until a space of two bow (arcs) or even less remained,
Yahut Rahman'dan başka size yardım ed(ip sizi O'nun azabından kurtar)acak askeriniz kimdir?What other army do you have to help you apart from Ar-Rahman?
Yahut Allah, rızkını tutacak olursa size rızık verecek kimdir?Who is there to give you food in case He withholds His bounty?
Gecenin yarısında (kalk) yahut bundan biraz eksilt.A half of it or a little less
O halde Rabbinin hükmüne sabret ve onlardan hiçbir günahkara, yahut nanköre ita'at etme.So wait for your Lord's command, and do not follow any sinner or disbeliever among them.
Özür yahut uyarmak için.To end all argument or to warn.
Yahut öğüt dinleyecek de öğüt, kendisine yarayacak.Or be admonished, and the admonition profit him?
Yahut açlık gününde doyurmaktır:Or to feed in times of famine
Yahut hiçbir şeyi olmayan yoksulu.Or the poor in distress;
Yahut kötülüklerden korunmayı emrederse?Or had enjoined piety, (it would have been better)?
Yahut: "Onda bir delilik var" mı diyorlar?Or do they say that he is possessed?
Bir sığınak veya mağara yahut girecek bir yer bulmuş olsalardı, çarçabuk oraya yönelirlerdi.If they find a place of shelter or a cave or hole to hide, they will turn to it.
Onu öldürmeyiniz, belki bize faydalı olur yahut onu oğul ediniriz" dedi.Do not kill him. He may well be of some advantage to us, or we may adopt him as a son."
Yahut, göklerin, yerin ve ikisi arasında bulunanların hükümranlığı onların elinde midir?Or is the kingdom of the heavens and the earth and all that lies between them, theirs?
Yahut bana bir rahmetdilerse, O'nun rahmetini önleyebilir mi?"Say: "God is all-sufficient for me.
Yahut yaptıklarına karşılık onları ortadan kaldırır, bir çoğunu da bağışlar.Or He could wreck them for what they have done; yet there is much that He pardons.
Yahut hem kız hem erkek çocuk verir, dilediğini de kısır kılar.On some He bestows both sons and daughters, and some He leaves issueless.
"Yahut, ben zavallı ve nerdeyse konuşamayan bu kimseden daha üstün değil miyim?"Am I (not) better than him who is contemptible, and cannot even express himself clearly?
Yahut: "Onu kendi uydurdu" diyorlar öyle mi?Or do they say: "He has fabricated it?"
Yahut sen onlardan bir ücret istiyorsun da onlar ağır bir borç altında mı kalıyorlar?Or do you demand any wages from them so that they are burdened with expense?
Yahut, Rahman olan Allah'ın dışında size yardımda bulunabilecek taraftarlarınız kimdir?What other army do you have to help you apart from Ar-Rahman?
Yahut öğüt alacaktı da bu öğüt kendisine fayda verecekti.Or be admonished, and the admonition profit him?

İlgili Sayfalar