Ana içeriğe geç
Sözlük

yadigâr ile cümle

yadigâr kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.
60
BU SAYFADA CÜMLE
7
HARF
3
HECE
10
ORT. KELİME
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:We gaan dit resterende orgaan van het Amerikaanse verleden aan het licht brengen door deze vraag te stellen:
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:Wir werden dieses Relikt aus der amerikanischen Vergangenheit enthüllen, indem wir fragen:
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:Для демонстрации этого рудимента ушедших дней мы зададим простой вопрос:
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:И начинът, по който ще открием този закърнял орган на американското минало, e като зададем този въпрос:
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:והדרך שבה אנחנו נחשוף את השריד הזה מההיסטוריה האמריקאית היא באמצעות השאלה : למה?
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:والطريقة التي سنكشف بها عن هذا الجزء الأثري من الماضي الأمريكي هي بطرح هذا السؤال: لماذا؟
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:それは "なぜ" と問うことです 皆さんもご存じの通り—
Amerikan geçmişinden yadigar bu öğeyi açığa çıkartırken izleyeceğim yol şu soruyu sormak olacak:而我哋揭開呢段美國秘史嘅方法 就係問:點解?
Bakire Mary'nin entarisinden bir yadigar.A v 9. století získal z Konstantinopole relikvii tuniky Panny Marie.
Bakire Mary'nin entarisinden bir yadigar.l'église a reçu un cadeau spécial de Constantinople, une relique de la tunique de la Vierge Marie.
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.En effet, une relique est un objet qui est censé avoir une puissance spirituelle spéciale.
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.Relikvie je předmět o kterém se věří, že má speciální duchovní sílu.
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.Relikwia to przedmiot, któremu przypisuje się specjalne duchowe moce.
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.Van een relikwie werd aangenomen dat het speciale geestelijke kracht bezat
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.Реліквія - це предмет, який наділяють особливою духовною силою.
Bir yadigar ya da kutsal emantin özel güçlere sahip olduğuna inanılır.Это реликвия - предмет, которому приписывается особая духовная сила.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Denna klocka är en kvarleva från andra världskriget ll.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Deze klok is een relikwie van Wereld Oorlog 2.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Diese Glocke ist ein Relikt aus dem zweiten Weltkrieg.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Esta campana es una reliquia de la Segunda Guerra Mundial.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Esta campana es una reliquia de la Segunda Guerra Mundial.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Ez a harang a második világháború egyik emléke.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Tämä kello on jäänne toisesta maailmasodasta.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Ten dzwon jest reliktem II wojny światowej.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Tento zvon je pozůstatkem 2. světové války.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Η καμπάνα ήταν λείψανο του πολέμου.
Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Ово звоно је реликт Другог светског рата.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.För Kaba och de tillhörande ritualerna är kvarlevor från Islams begynnelse, från Muhammeds tid.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Karena Ka'bah dan ritual di sekitarnya adalah peninggalan dari tahap awal Islam, zaman nabi Muhammad.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Perché la Kaaba e i relativi riti sono cimeli della storia arcaica dell'Islam, quelle del profeta Maometto.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Ponieważ Kaaba oraz obrzędy dookoła niej, sięgają początków islamu, czasów proroka Mahometa.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Защото Кааба и ритуалите около нея са реликви от най-ранната фаза на исляма, тази на пророка Мохамед.
Çünkü Kabe ve etrafındaki dinî vecibeler, İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır. Hz.Тому що Кааба і пов'язані з ним ритуали походять з найранішої стадії ісламу, ще за пророка Мухаммеда.
İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır.이슬람교의 가장 초기 유물 즉,
İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır.הם שרידים מהתקופה המוקדמת ביותר של האיסלם,
İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır.تعود الى بداية الاسلام ومراحله الاولى
İslam'ın en erken dönemlerinden yâdigardır.イスラムのもっとも早い時期のなごりなのです。
Kaburganızda hissediyordunuz. Bu çan, İkinci Dünya Savaşının yadigarıdır.Este sino é uma relíquia da segunda guerra mundial.
Kese, Kraliçe'nin kız torununa geçen bir yadigârdı.Το πουγκί ήταν ένα κειμήλιο που περνούσε στις γυναίκες απογόνους της Αυτοκρατορίας.
Kese, Kraliçe'nin kız torununa geçen bir yadigârdı.وكان ارثا تتناقله النساء جيلا بعد جيل.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Chiar ajută acest ultim său album să fie o pomenire vie.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Collaborateur 2 : ça fait vraiment de son dernier enregistrement un mémorial vivant, qui respire.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Dà l'opportunità a questo suo ultimo pezzo di essere un tributo vivente e vitale.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Díky tomuhle může být jeho poslední nahrávka živoucí, dýchající vzpomínkou.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Es erlaubt seiner letzten Aufnahme seiner letzten Aufnahme wirklich ein lebendiges, atmendes Denkmal zu sein.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Ini sangat membuat rekaman terakhirnya menjadi hidup, dan bernafas.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Isto realmente permite que esta última gravação seja uma memória viva, que respira.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.두번째 공동 작업자 : 살아있고 숨쉬는 기념이 되기 위해 그의 마지막 기록을 허락하는 것입니다.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Lehetővé válik, hogy utolsó felvétele egy élő, légegző emlékmű legyen.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Logra realmente que su última grabación se vuelva un memorial vivo, que respire.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Medewerker Twee: Hierdoor is deze laatste opname van hem echt een levend gedenkstuk.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.To naprawdę pozwala jego ostatniemu nagraniu, na bycie żywym, oddychającym pomnikiem.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Αυτή η συνεργασία επιτρέπει σε αυτή την τελευταία ηχογράφηση να μετατραπεί σε ένα ζωντανό φόρο τιμής.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Проектът наистина позволява този негов последен запис да бъде един жив, дишащ мемориал.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Це справді зробило його останній запис живим пам'ятником.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.Это действительно делает его последнюю запись живым, дышащим памятником.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.משתתף שני: זה ממש נותן להקלטה האחרונה שלו להפוך למפעל הנצחה חי ונושם.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.مساهم 2: إنه يسمح فعلا لهذا التسجيل الأخير له ان يكون ذكراه الخالدة.
Onun bu son kayıtı gerçekten yaşayan, nefes alan bir yadigar olmasını sağlıyor.彼の最後のレコーディングを 生きた思い出にしたのです ファンによって描かれた
Umarım onu kullanmak zorunda kalmazsınız... ...ve nesilden nesile aile yadıgarı olarak kalır.Espero que, pase lo que pase, nunca tengan que usarlo, y como es heredable, se puede dejar a otros.
İlgili Sayfalar
Menü
Giriş Yap
Premium
Platform
Karanlık Mod
yadigâr ile cümle - Sayfa 3 - yadigâr kelimesiyle örnek cümleler | KKTC App