Tom beyzbol oynarken, çevresini yadırgamıyor.Tom is in his element when he is playing baseball.
Birinin sabrından asla faydalanma, çünkü er yada geç sıkılacaktır.Never take advantage of someone's patience, because sooner or later he'll grow tired.
Bu bir aile yadigarı.It's a family heirloom.
Bu gerdanlık bir aile yadigarı.This necklace is a family heirloom.
Bir not yadım.I wrote a memo.
O, aile yadigarı domatesleri ekti.She planted heirloom tomatoes.
Lütfen bunu -18C derecede yada daha düşük ısıda depola.Please store it at -18C or lower.
Herkim sigara yada içki içmezse ölünceye kadar yaşayacaktır.Whoever doesn't smoke or drink will live until death.
Tom son zamanlarda çok meşguldü, gelip gelmediğini yada gittiğini bilmiyor.Tom's been so busy lately he doesn't know whether he's coming or going.
Tom er yada geç çıkıp gelecek.Tom will turn up sooner or later.
Bu yadsınamaz.That can't be denied.
Bunlar yadsınamaz gerçeklerdir.These are undeniable truths.
Bize hiç yiyecek yada su verilmedi.We weren't given any food or water.
Tom haftada üç yada dört kez buraya gelmektedir.Tom has been coming here three or four times a week.
Bütün aile yadigârlarımız ateşte yok edildi.All our family heirlooms were destroyed in a fire.
Tom haftada iki yada üç kez Mary ile Fransızca çalışıyor.Tom has been studying French with Mary two or three times a week.
Bir kuaför yada moda tasarımcısı olmak istiyordum.I used to want to be a hairdresser, or a fashion designer.
Tom suçlanmadı yada cezalandırılmadı.Tom hasn't been implicated or charged.
Bu altın işlemeli kılıç bir aile yadigârı.This gold-inlaid sword is a family heirloom.
(İngilizce) Birkes, David and Yadolah Dodge, Alternative Methods of Regression.Birkes, David and Dodge, Y., Alternative Methods of Regression.
İsrail'deki Yad Vashem Memorial, Otto Dessloch'un bir savaş suçlusu olduğunu söylemektedir.According to the Yad Vashem Memorial in Israel, Otto Dessloch was a war criminal.
Cumhurbaşkanı Yadav tarafından 14 Mart 2013 günü yemin etti.He was sworn in on 14 March 2013 by President Yadav.
Yadrintsev'in yaptığı araştırmalardaki görüşleri Wilhelm Radloff tarafından da desteklendi.Yadrintsev's conclusions were confirmed by Wilhelm Radloff.
Sugihara taraftarları, onu Yad Vashem anısına eklenmesi için lobi yapmaya başladı.Sugihara beneficiaries began to lobby for his recognition by Yad Vashem.
Yadav 23 Temmuz 2008 tarihinde Devlet Başkanı olarak and içti.Yadav was sworn in as President on 23 July 2008.
Eserde bulunun 1696/1697 tarihli bir kitabede bu olay yad edilmektedir.An inscription in situ, dated 1696/97, commemorates the event.
Onuruna Yad Vashem Anıtı'nda bir ağaç dikilmiştir.An olive tree was planted in her honour at the Yad Vashem Memorial Centre in Israel.
Yadav 21 Temmuz 2008 tarihindeki oylamada ikinci turda Nepal'in ilk cumhurbaşkanı seçildi.Yadav was elected as the first President of Nepal in a second round of voting on 21 July 2008.
Bu 3 nesnenin ortak bir adı vardır: Ölüm Yadigarları.The three women have one common problem: lust.
Tabakam senin yadigârın...My answer to you is...
Yadav 1991-1994 yılları arasında Nepal Kongresi hükümetinde Sağlıktan Sorumlu Devlet Bakanıydı.Yadav was Minister of State for Health in the 1991–1994 Nepali Congress government.
1965 yılında, Sendler, Polonyalı Uluslararası Dürüst biri olarak Yad Vashem tarafından tanındı.In 1965, Sendler was recognized by Yad Vashem as one of the Polish Righteous Among the Nations.
Yadav Başkan Yardımcısı Parmananda Jha içinde yemin törenini gerçekleştirdi.Yadav also administered oath to Vice-President Parmananda Jha.
Ben ve ailem, akrabalarım yadırgadı.My friend and I are with our kidnappers at .
Ama Sisifos tanrıları yadsıyan ve kayaları kaldıran üstün sadıklığı öğretir.Alysoun succeeds in destroying the god and escapes.
Buz örtüleri buz sahanlıklarından yada dağ buzullarından daha büyüktür.Ice sheets are bigger than ice shelves or alpine glaciers.
Bu eşcinsel ilişkiyi hiç yadırgamadı, zira durumunu uzunca bir süredir kabullenmişti.He turned into a man alone with her, and they met often for a long time.
Aynı yıl Yadımcı Doçent olan Altınok.One of six recipients that year.
Aile yadigarı olan ve koruması gereken bir kolye vardır.Their children have an interest that needs to be protected.
Yadviga'nın 1924'teki ölümünün ardından, annesinin Rusya'da yakın bir akrabası kalmamıştır.The last death in 1924 left his mother with no close relatives in Russia.
Ekonomik olarak en uygunu göl,deniz veya nehir sularıyla yadsımaktır.Economically most convenient is the rejection of such heat to water from a sea, lake or river.
Harry Potter ve Ölüm Yadigârları."Harry Potter i insygnia śmierci".
Ölüm Yadigârlarını bilmektedir.Ignore death.
Taraf'a verdiği röportajda Şafak, yeni olan her şeyin ilk başta biraz yadırgandığını dile getirdi.In a voice over, Ray says that the end was a new beginning for all of them.
İsteme kuvveti ise bir şeyi özleyen veya yadırgayan kuvvettir.The confession is largely devoid of repentance or remorse.
Yad Vashem – Holokost’u anma müzesi.Yad Vashem Holocaust memorial museum.
Bir oğlu yadigar kalmıştır.One of his sons obliged.
Çevresindekiler, onu her zaman yadırgarlar, ama onsuz da edemezler.It can always run them but not only.
Dolayısıyla bu siyasetin içerdiği program ve hedefleri de yadsır.Are the program goals and objectives feasible?
(Ör: Yadata = biliyordun; Hayadata = Biliyor muydun?)(For example, Yadata, You knew; Hayadata?, Did you know?)
Atipik bir UDF'li olarak, 1991 yılı sonunda partisi tarafından bu görüşleri yadsınmıştır.Zündel continued to defend these views as late as 2002.
Uzakdoğu insanında böyle bir takıntı olduğu yadsınamaz.They couldn't hit an elephant at this distance.
Bilgisayar oyunları oynayabilirsiniz, uyuyabilirsiniz yada kitap okuyabilirsiniz.You can play computer games, you can sleep, you can read on the way.
Yada motor bozulursa araç kaza yapar. Bunun başka bir seçeneği yoktur.There is no option to that.
Belki gözleri iyi görmüyordur yada gerçek bir antikadır.Maybe he's got a bad eye or a real weirdo.
Sizin kavga ediyor yada kan akıtıyor olmanız...Despite you guys fighting or shedding blood...
Tabii ki fark tahmin hatası, yada artık değerdir.So really what I have is y. And X1 and X2. Okay?
Beni öpmek mi istersin yada benimle çıkmak mı istersin?"Do you want to kiss me or do you want to date me?"
Benimle çıkmak istersin yada benimle yaşamak mı istersin???"Do you want to date me or do you want to live with me?"
Beni öpmek mi istersin yada benimle çıkmak mı istersinDo you want to kiss me or do you want to date me?