yabancılardan ile cümle
yabancılardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.49
BU SAYFADA CÜMLE
13
HARF
5
HECE
9
ORT. KELİME
Bunları yabancılardan öğrendik.Nós aprendemos estas coisas com os forasteiros.
Bunları yabancılardan öğrendik.Nous les avons appris d'étrangers.
Bunları yabancılardan öğrendik.Tego się nauczyliśmy od osób z zewnątrz.
Bunları yabancılardan öğrendik.Tieto veci sme sa naučili od cudzincov.
Bunları yabancılardan öğrendik.Wir haben diese Dinge von Fremden gelernt.
Bunları yabancılardan öğrendik.Τα μάθαμε από τους ξένους.
Bunları yabancılardan öğrendik.И мы узнали об этих вещах от посторонних людей.
Bunları yabancılardan öğrendik.Научихме тези неща от външни хора.
Bunları yabancılardan öğrendik.ודברים אלה לימדו אותנו אנשים מבחוץ.
Bunları yabancılardan öğrendik.لقد تعلمنا هذه الأشياء من الأجانب.
Bunları yabancılardan öğrendik.それともただ西洋で作られたというだけのものなのかを
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Ik verwijderde dus alle vreemdelingen en droeg de priesters en Levieten ieder hun eigen taak op.
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.내가 이와 같이 저희로 이방 사람을 떠나게 하여 깨끗하게 하고 또 제사장과 레위 사람의 반열을 세워 각각 그 일을 맡게 하고
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Така ги очистих от всичките чужденци, и определих отреди за свещениците и левитите, за всекиго работата му;
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.Так очистил я их от всего чужеземного и восстановил службы священников и левитов, каждого в деле его,
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.וטהרתים מכל נכר ואעמידה משמרות לכהנים וללוים איש במלאכתו׃
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.فطهرتهم من كل غريب واقمت حراسات الكهنة واللاويين كل واحد على عمله
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.這 樣 、 我 潔 淨 他 們 、 使 他 們 離 絕 一 切 外 邦 人 、 派 定 祭 司 和 利 未 人 的 班 次 、 使 他 們 各 盡 其 職
Halkı bütün yabancılardan arındırdım. Kâhinlerle Levililere görevlerini tek tek bildirdim.這樣 、 我潔淨 他 們 、 使 他 們離絕 一切 外邦人 、 派定 祭司 和 利未 人 的 班次 、 使 他 們各盡其職
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Estamos mejorando día a día y damos gracias a Dios por el apoyo que recibimos de los forasteros.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.Es wird jeden Tag besser und wir danken Gott für die Unterstützung die wir von Außenstehenden bekommen.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.אנו משתפרים מיום ליום, ואנו מודים לאלוהים על התמיכה שאנחנו מקבלים מאנשים בחוץ.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.A keď odpovedal, že od cudzích, riekol mu Ježiš: Tak tedy ich synovia sú slobodní.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Da sprach zu ihm Petrus: Von den Fremden. Jesus sprach zu ihm: So sind die Kinder frei.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Han sa: Av de fremmede. Da sa Jesus til ham: Så er jo barna fri.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Han svarade: »Av andra människor.» Då sade Jesus till honom: »Alltså äro då sönerna fria.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Il lui dit: Des étrangers. Et Jésus lui répondit: Les fils en sont donc exempts.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.베드로가 가로되 타인에게니이다 예수께서 가라사대 그러하면 아들들은 세를 면하리라
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Monda néki Péter: Az idegenektõl. Monda néki Jézus: Tehát a fiak szabadok.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Odpověděl jemu Petr: Od cizích. I dí mu Ježíš: Tedy synové jsou svobodní?
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Og da han sagde: "Af de fremmede," sagde Jesus til ham: "Så ere jo Sønnerne fri.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi."Orang asing," jawab Petrus. "Kalau begitu," kata Yesus, "rakyat tidak perlu membayar
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Pedro le dijo: --De otros. Jesús le dijo: --Luego, los hijos están libres de obligación
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Petru I -a răspuns: ,,Dela străini.`` Şi Isus i -a zis: ,,Aşa dar fiii sînt scutiţi.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Phi - e-rơ thưa rằng : Người_ngoài . Ngài phán rằng : Vậy_thì các con_trai được miễn thuế !
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Phi -e-rơ thưa rằng: Người ngoài. Ngài phán rằng: Vậy thì các con trai được miễn thuế!
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Quando ele respondeu: Dos alheios, disse-lhe Jesus: Logo, são isentos os filhos.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Rispose: «Dagli estranei». E Gesù: «Quindi i figli sono esenti
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Rzekł mu Piotr: Od obcych. I rzekł mu Jezus: Toć tedy synowie są wolni.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi."Van volken die zij hebben onderworpen", antwoordde Petrus.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Λεγει προς αυτον ο Πετρος Απο των ξενων. Ειπε προς αυτον ο Ιησους Αρα ελευθεροι ειναι οι υιοι.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.А когато каза: От чужденците, Исус му рече: Като е тъй своите им са свободни.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Каже до Него Петр: Із чужих. Рече йому Ісус: То сини вільні.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Петр говорит Ему: с посторонних. Иисус сказал ему: итак сыны свободны;
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.ויאמר פטרוס אליו מאת הזרים ויאמר לו ישוע אם כן אפוא הבנים חפשים המה׃
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.قال له بطرس من الاجانب. قال له يسوع فاذا البنون احرار.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.彼 得 說 、 是 向 外 人 . 耶 穌 說 、 既 然 如 此 、 兒 子 就 可 以 免 稅 了
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.彼得說 、 是 向 外人 . 耶穌說 、 既然 如此 、 兒子 就 可以 免稅了
Ve bu şeyler yabancılar tarafından öğretildi. Bunları yabancılardan öğrendik.Dat leerden we van buitenstaanders.