yabancılardan ile cümle
yabancılardan kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
ÖRNEK CÜMLE
13
HARF
5
HECE
7
ORT. KELİME
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.These people hate all foreigners.
Yabancılardan sakınmak zorundasınız.You have to beware of strangers.
İnsanlara güven, ama yabancılardan şeker alma.Trust people, but don't take candy from strangers.
Yabancılardan şeker kabul etmemelisiniz.You shouldn't accept candy from strangers.
Köylü insanlar genelde yabancılardan korkar.Country people are often afraid of strangers.
Köy insanları geleneksel olarak yabancılardan kuşkulanırlar.Country people are traditionally suspicious of strangers.
O, yabancılardan utanır.She is shy of strangers.
Yabancılardan gezinti kabul etmeyin.Don't accept rides from strangers.
Yabancılardan şeker almamak daha iyidir.It's better not to take candy from strangers.
Tom yabancılardan nefret eder.Tom hates foreigners.
Yabancılardan içecek kabul etmeyin.Don't accept drinks from strangers.
Yabancılardan hediyeler almamalıyım.I'm not supposed to take presents from strangers.
Yabancılardan hediye almayın.Don't take presents from strangers.
Ailem bana yabancılardan hediye almamamı öğretti.My parents taught me not to take gifts from strangers.
Yabancılardan şeker almayın.Don't take candy from strangers.
Hem yabancılardan hem de vatandaşlarımdan nefret ediyorum.I hate both foreigners and my countrymen.
Onlar yabancılardan nefret ediyorlar; ben herkesten nefret ediyorum.They hate foreigners; I hate everybody.
Ben herkesten nefret ederken onlar sadece yabancılardan nefret ediyorlar.They only hate foreigners, while I hate everybody.
Sivil, askeri ve yabancılardan ödün vermek üzere üç değişkeni de temel tasarım paylaştı.All three variants, civilian, military and for award to foreigners shared the basic design.
Bunları yabancılardan öğrendik.We learned these things from outsiders.
Hess bebeğimin bir şeyler öğrenmesi için ne yapabilirim? yabancılardan endişe etme görülebilir.Between nine and fifteen months of age a baby might have stranger anxiety.
Her gün daha da iyileşiyor ve yabancılardan aldığımız yardım için, Tanrı'ya şükrediyoruz.We are improving day by day and we thank God for the support that we receive from outsiders.
Petrusun, ‹‹Yabancılardan›› demesi üzerine İsa, ‹‹O halde oğullar muaftır›› dedi.Peter said to him, "From strangers." Jesus said to him, "Therefore the children are exempt.
Biz onu yabancılardan birine indirseydik de,Had We revealed it to a man of obscure tongue
Seyircinin %40'ı yabancılardan oluşuyordu.As many as 40% were foreigners.
Ziyaretçilerin çoğu yabancılardan meydana gelirken, onları yurtdışında yaşayan Arnavutlar izliyor.Most of the visitors were foreigners, followed by Albanians living outside their homeland.
Konukların %66'sı yabancılardan oluşuyor.Foreigners accounted for 66% of the country's guests.
Yabancılardan içecek kabul etmeyin.Nehmen Sie keine Getränke von Fremden an!
Yabancılardan şeker almayın.Nehmt keine Süßigkeiten von Fremden.
Wetzlar'ın nüfusunun %11,5'i yabancılardan oluşmaktadır.11,4 % der Dessauer sind Protestanten.
Köyde herkes evlerine kapanmış ve gelen yabancılardan kaçmaktadır.Du hast deine Arme geöffnet und bringst alle Ausländer hierher.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Esta gente odia a todos los extranjeros.
Wetzlar'ın nüfusunun %11,5'i yabancılardan oluşmaktadır.Del total de la población, el 11,15% proviene de fuera de el Estado de Aguascalientes.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Эти люди ненавидят всех иностранцев.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.De indianen van de stam zijn nieuwsgierig naar die blanke vreemdeling.
Yabancılardan şeker almama annem tarafından müsaadeli değilim.Ik mag van mijn moeder geen snoep aannemen van vreemden.
Yabancılardan korkmuyor ve çok güçlü bir kız.Nie ufa obcym i jest bardzo ostrożna.
Bunun 300.129'u yabancılardan oluşur.Člení se dále na 129 obce.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Nämä ihmiset vihaavat kaikkia ulkomaalaisia.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.Το άδειο αυτό χωριό έχει ενδιαφέρον για τους αρχαιολόγους.
Bunun 300.129'u yabancılardan oluşur.300.129 από αυτούς δεν είχαν γερμανική υπηκοότητα.
Yoksulluk döneminde yabancılardan destek siparişleri almıştır.在日外国人の子供にも支給が認められる。
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.保守的で、よそ者を嫌っている。
Yoksulluk döneminde yabancılardan destek siparişleri almıştır.어린 시절부터 경제적으로 어려운 생활을 하던 중 외국인 선교사들의 도움으로 학업을 마쳤다.
"Profesyonelliği yabancılardan öğreniyorum".במה שונים העיתונאים מכל עובד זר אחר?"
Yabancılardan hoşlanmaz, mesafeli davranır.Čeprav so zadržani do tujcev, imajo radi ljudi.
Wetzlar'ın nüfusunun %11,5'i yabancılardan oluşmaktadır.Tam živi 11.5 procentov Srbov.
Wetzlar'ın nüfusunun %11,5'i yabancılardan oluşmaktadır.11,5% elanikest on välismaalased.
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.Itulah sebabnya bangsa Israel atau orang asing yang menetap di antara mereka dilarang makan darah
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.그러므로 내가 이스라엘 자손에게 말하기를 너희 중에 아무도 피를 먹지 말며 너희 중에 우거하는 타국인이라도 피를 먹지 말라 하였나니
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.Sromoty siostry ojca twego nie odkryjesz; bo jest pokrewna ojca twego.
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.על כן אמרתי לבני ישראל כל נפש מכם לא תאכל דם והגר הגר בתוככם לא יאכל דם׃
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.لذلك قلت لبني اسرائيل لا تاكل نفس منكم دما ولا يأكل الغريب النازل في وسطكم دما.
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.因 此 我 對 以 色 列 人 說 、 你 們 都 不 可 喫 血 、 寄 居 在 你 們 中 間 的 外 人 、 也 不 可 喫 血
Bundan dolayı İsrail halkına, Sizlerden ya da aranızda yaşayan yabancılardan hiç kimse kan yemeyecek, dedim.因此 我 對 以色列人 說 、 你 們 都 不可喫血 、 寄居 在 你 們中間 的 外人 、 也不可喫血
Bunları yabancılardan öğrendik.Abbiamo imparato queste cose dagli stranieri.
Bunları yabancılardan öğrendik.Am învăţat aceste lucruri de la străini.
Bunları yabancılardan öğrendik.Aprendimos esas cosas de los extranjeros.
Bunları yabancılardan öğrendik.Chúng tôi học từ những điều bên ngoài
Bunları yabancılardan öğrendik.우린 이런 것들을 외지인에게서 배워요.