yabancılar ile cümle
yabancılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
7
ORT. KELİME
2013 yılında "Evdeki Yabancılar" isimli filmde ise Yaşar olarak rol almıştır.Nel 2013 ha lavorato al film The Stranger Within.
Yabancılara karşı mesafelidir.Distanza a cui teniamo gli estranei.
Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.I coscritti del gruppo sono principalmente italiani, francesi e spagnoli.
Bu insanlar, bütün yabancılardan nefret ederler.Эти люди ненавидят всех иностранцев.
Yabancılara asla güvenmedim.Я никогда не доверял иностранцам.
Aranızda yabancılara asılan biri var mı?Есть ли среди вас кто-нибудь, кто пристаёт к незнакомым людям?
Araştırmaların sonuçları açık görüşmelerde gösterip Ukrayna ve yabancılarn basında yayınlanır.Результаты исследований представляются на публичных обсуждениях, печатаются в украинских и зарубежных СМИ.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.Он ласков со своей семьёй, но подозрителен к незнакомцам.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.К посторонним людям недоверчивы и подозрительны.
Yaklaşan yabancıları tam zamanında haber verir.Ценные сведения своевременно передавал командованию.
Bu birliklere yabancılar ve eski mahkûmlar da alındı.В лагере также находились уголовники, бывшие заключенные.
Yabancılar karması maçı 116-115 kazandı ve o maçın MVP'si seçildi.Он привёл сборную Востока к победе со счётом 113—110 и был назван MVP этой игры.
Ancak kippasını halk içinde takmıyor ve 'evim' dediği sinagoga yabancıları almaktan çekiniyor.Свою ермолку он носит наедине и неохотно пускает посетителей в свою синагогу, которую называет своим домом.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.Все иностранные миссионеры были высланы из страны.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."Другие обещают России все, но во сне они видят себя в объятиях Турции».
Perugia Yabancılar Üniversitesi, dünyanın her yanından yabancı öğrencileri misafir eder.Лейденский университет привлекает студентов со всех концов света.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.Чтобы защититься от беды, город закрыл двери для чужестранцев.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Очень враждебны по отношению к чужеземцам.
Çok havlamazlar ayrıca yabancılara çabuk alışırlar.Неприхотливы и быстро привыкают к человеку.
Lübnan topraklarında yabancıların kontrolünü sağlamak.مراقبة الأجانب على الأراضي اللبنانية.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.نزل مجاهدون غرباء لكن يشعرون بأنهم في بيوتهم.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.كان السكان الأصليون في ذلك الوقت معاديين للغرباء.
Hükûmet yabancıların ülkeye girişini sınırlandırmıştır.تنظيم استخدام الأجانب داخل البلاد.
Fakat avın aile ve akrabalar ile ihtiyacı olan yabancılar arasında paylaşımı yalnızca kadınlarca yapılır.تعتمد بعض الطفيليات الخارجية، مثل الديدان المفلطحة وحيدة العائل، على الاتصال المباشر بين العوائل.
1969'da Yemen hükümeti tüm yabancıları sınır dışı etmiş ve Mahmudnizhad ailesi İran'a dönmüştür.Em 1969 o governo do Iémen expulsou todos os estrangeiros e a familia Mahmudnizhad retornou ao Irã.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.É reservado e desconfiado com estranhos.
Yabancıların banka hisseleri satın almaları veya holdinglerin birçoğunu elde etmeleri yasak değildir.Os estrangeiros não são proibidos de comprarem ações dos bancos ou de tornaram-se seus sócios majoritários.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Mulheres, escravos, prisioneiros e estrangeiros não podiam participar da vida política.
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.Também esta dinastia foi derrubada pelos estrangeiros.
Ayrıca Londra ve Edinburgh'dan sonra yabancılar tarafından en çok ziyaret edilen üçüncü şehirdir.Edimburgo é também a segunda cidade mais visitada de toda Grã-Bretanha, atrás apenas de Londres.
Yabancılara karşı mesafelidir.Hij is afstandelijk tegen vreemden.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Vrouwen, slaven en vreemdelingen hadden geen inspraak.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Hij is waaks en tegenover vreemden wantrouwig.
Tüm yabancıların ülkeden çıkartılması hedeflenmiştir.De ontvoerders eisen het vertrek van alle buitenlanders uit het land.
Köyün sakinleri bu silahlı yabancılardan endişelenir.De indianen van de stam zijn nieuwsgierig naar die blanke vreemdeling.
Yabancılar silahları arabadan çıkartır çıkartmaz da tutuklanacaklardır.Verdachten zullen hun wapens oppakken als ze nog niet gearresteerd zijn.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.In verband hiermee was de stad voor lange tijd verboden voor buitenlanders.
Görünüşe göre bu yerleşimler yabancılar tarafından iskan edildi.In het verwoeste gebied worden ze aangevallen door de Buitenstaanders.
Ailesine çok bağlıdır, ancak yabancılara karşı mesafeli davranır.De Nebelung is gericht op zijn eigen gezin en terughoudend tegenover vreemden.
Yabancılar ise doğrudan geri çevrilirler.Vervolgens komen de buitenaardsen zelf naar buiten.
Trendeki Yabancılar (Strangers on a Train), 1951 yapımı bir Alfred Hitchcock filmidir.Strangers on a Train is een Amerikaanse film uit 1951 van regisseur Alfred Hitchcock.
Ak aynaklar bölgelerini yabancılara karşı korurlar.Hengsten verdedigen hun territorium tegen andere hengsten.
Yabancılara karşı ise çok acımasızdırlar.Hij is onvriendelijk tegenover vreemden.
Avrupalılar ilk başta Büyük Zimbabve'nin yabancılar tarafından inşa edildiğini düşünüyorlardı.Daarbinnen vormt het het eerste grote bouwwerk dat door Europeanen in tropisch Afrika is gebouwd.
Yabancılardan şeker almama annem tarafından müsaadeli değilim.Ik mag van mijn moeder geen snoep aannemen van vreemden.
Çoğu yabancılar, burada sokaklarda yürümenin tehlikeli olduğunu düşünüyorlar.De meeste buitenlanders denken dat het gevaarlijk is om hier in de straten te lopen.
Yabancılara karşı utangaç ve şüphecidir.Pozostaje powściągliwy i podejrzliwy w stosunku do obcych.
Piyasamıza egemen olan yabancıları böylece ortadan kaldırarak, Türk piyasasını Türklerin eline vereceğiz."W ten sposób wyeliminujemy obcych , którzy kontrolują nasz rynek i oddamy go Turkom.”
Yabancılara karşı genellikle şüpheyle yaklaşır, kendine son derece güvenlidir.Zazwyczaj przejawia nieufność w stosunku do obcych, bywa szczekliwy.
Yabancılara karşı mesafelidir.Powściągliwy w stosunku do obcych.
Ama kuşaktan kuşağa Levantenler azaldı, yabancılar ülkelerine döndüler.Wybuchają zamieszki, cudzoziemcy powracają do domów.
Kalıcı yerleşimi olan yabancılar (geçici göçmen işçiler dışında) nüfusun % 23'ünü oluşturur.Głównym źródłem utrzymania mieszkańców jest praca najemna poza rolnictwem (32%).
Yabancılardan korkmuyor ve çok güçlü bir kız.Nie ufa obcym i jest bardzo ostrożna.
Çünkü yabancılarla ilişki yaşamak yasak.Przystąpiono do negocjacji z Obcymi.
Yabancılar karmasının kaptanlığını yaptı.Pozyskał sojuszników do działalności harcerskiej.
Ülkedeki yabancılar genellikle Fransız veya İtalyan'dır.Najczęściej używane są francuskie, włoskie i niemieckie.
Kadınlar, çocuklar, yabancılar ve esirler vatandaş sayılmazdı.Kvinnor, metoiker, slavar och barn var inte medborgare.
Hiçbir Avrupa ülkesinde yasadışı yabancıların doğan çocuklarına otomatik olarak vatandaşlık verilmemektedir.Han stödjer inte att illegala immigranters barn automatiskt ska få medborgarskap.
Yabancılara hoşgörüyle davranabilir.Den kan vara reserverad mot främlingar.
Bu zaman diliminde şehir, yabancılara kapatılmaya çalışılmıştır.Området är ännu idag stängt för utlänningar.