yabancılar ile cümle
yabancılar kelimesiyle kurulmuş örnek cümleler ve İngilizce çevirileri.60
BU SAYFADA CÜMLE
10
HARF
4
HECE
12
ORT. KELİME
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Lorsqu`on eut entendu la loi, on sépara d`Israël tous les étrangers.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Meteen nadat deze regel was voorgelezen, werden alle vreemdelingen uit de bijeenkomst verwijderd.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Och när de hade hört lagen, avskilde de allt slags främmande folk från Israel.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Ouvindo eles esta lei, apartaram de Israel toda a multidão mista.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Quando ebbero udito la legge, separarono da Israele tutto l'elemento straniero che vi si trovava mescolato
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Stalo se pak, když slyšeli zákon, že odmísili všecky přimíšené od Izraele.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Xảy khi chúng đã nghe luật pháp rồi, bèn phân rẽ khỏi Y-sơ-ra-ên các dân ngoại bang.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Xảy khi chúng đã nghe luật_pháp rồi , bèn phân_rẽ khỏi Y-sơ-ra-ên các dân ngoại_bang .
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Y sucedió que cuando escucharon la Ley, excluyeron de Israel a todos los extranjeros
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Και ως ηκουσαν τον νομον, εχωρισαν απο του Ισραηλ παντα αλλογενη.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.И като чуха закона, отлъчиха от Израиля всичките чужденци смесени с него.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.Услышав этот закон, они отделили все иноплеменное от Израиля.
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.ויהי כשמעם את התורה ויבדילו כל ערב מישראל׃
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.ولما سمعوا الشريعة فرزوا كل اللفيف من اسرائيل
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.以 色 列 民 聽 見 這 律 法 、 就 與 一 切 閑 雜 人 絕 交
İsrail halkı bu yasayı duyunca, bütün yabancıları ayrı tutmaya başladı.以色列 民 聽見這 律法 、 就 與 一切 閑雜 人 絕交
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Đã bao nhiêu lần tôi nói với bạn không bao giờ lấy thức ăn từ người lạ?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?De câte ori ţi-am mai spus să nu iei mâncare de la străini?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Hoeveel keer heb ik u al verteld dat u nooit voedsel van vreemden moet aannemen?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Kolikokrat sem ti rekel, da ne jemlji hrane od tujcev.
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Kolikrát jsem ti øíkal abys nebral jídlo od cizincù?
Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Πόσες φορές σου είπα να μην παίρνεις φαγητό από ξένους;
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.형제들 아브라함의 후예와 너희 중 하나님을 경외하는 사람들아 이 구원의 말씀을 우리에게 보내셨거늘
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Братя, потомци от Авраамовия род, и които измежду вас се боят от Бога, нам се изпрати вестта на това спасение.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Мужи братия, дети рода Авраамова, и боящиеся Бога между вами! вам послано слово спасения сего.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.Мужі брати, синове роду Авраамового, і всі богобоязливі між вами, вам слово спасення сього послано.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.אנשים אחים בני משפחת אברהם ויראי אלהים אשר בקרבכם לכם שלוח דבר הישועה הזאת׃
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.ايها الرجال الاخوة بني جنس ابراهيم والذين بينكم يتقون الله اليكم أرسلت كلمة هذا الخلاص.
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.弟 兄 們 、 亞 伯 拉 罕 的 子 孫 、 和 你 們 中 間 敬 畏 神 的 人 哪 、 這 救 世 的 道 、 是 傳 給 我 們 的
‹‹Kardeşler, İbrahimin soyundan gelenler ve Tanrıdan korkan yabancılar, bu kurtuluş bildirisi bize gönderildi.弟兄們 、 亞伯拉罕 的 子孫 、 和 你 們中間敬 畏神 的 人 哪 、 這救世 的 道 、 是 傳給 我 們的
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradiac sa kúpili za ne to hrnčiarovo pole na pochovávanie cudzincov.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.A poradivše se, koupili za ně pole to hrnčířovo, ku pohřebu poutníků.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.E tenuto consiglio, comprarono con esso il Campo del vasaio per la sepoltura degli stranieri
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.I naradziwszy się, kupili za nie rolę garncarzową na pogrzeb gościom.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Ja neuvoteltuaan he ostivat niillä savenvalajan pellon muukalaisten hautausmaaksi.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.의논한 후 이것으로 토기장이의 밭을 사서 나그네의 묘지를 삼았으니
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Men efter at have holdt Råd købte de Pottemagermarken derfor til Gravsted for de fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Och sedan de hade fattat sitt beslut, köpte de för dem Krukmakaråkern till begravningsplats för främlingar.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Og de holdt råd med hverandre, og kjøpte for pengene pottemakerens aker til gravsted for fremmede.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Posvetovali so se pa in kupili zanje lončarjevo njivo za pokopališče tujcem.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ .
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Rồi họ bàn với nhau dùng bạc đó mua ruộng của kẻ làm đồ gốm để chôn những khách lạ.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Şi dupăce s'au sfătuit, au cumpărat cu banii aceia ,,Ţarina olarului,`` ca loc pentru îngroparea străinilor.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Sie hielten aber einen Rat und kauften den Töpfersacker darum zum Begräbnis der Pilger.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Tanácsot ülvén pedig, megvásárlák azon a fazekasnak mezejét idegenek számára való temetõnek.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Y habiendo tomado acuerdo, compraron con ellas el campo del Alfarero, para sepultura de los extranjeros
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Και συμβουλευθεντες ηγορασαν με αυτα τον αγρον του κεραμεως, δια να ενταφιαζωνται εκει οι ξενοι.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Зробивши ж раду, купили за них ганчарське поле, щоб ховати на йому захожих.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.И като се съветваха, купиха с тях грънчаревата нива, за погребване на чужденци.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.Сделав же совещание, купили на них землю горшечника, для погребения странников;
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.ויתיעצו ויקנו בו את שדה היוצר לקבורת הגרים׃
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.فتشاوروا واشتروا بها حقل الفخاري مقبرة للغرباء.
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.他 們 商 議 、 就 用 那 銀 錢 買 了 狺 戶 的 一 塊 田 、 為 要 埋 葬 外 鄉 人
Kendi aralarında anlaşarak bu parayla yabancılar için mezarlık yapmak üzere Çömlekçi Tarlasını satın aldılar.他 們商議 、 就 用 那 銀錢買 了 狺戶 的 一 塊田 、 為要 埋葬 外鄉人
Kesin sesinizi. Kaçkez dedim sana yabancıların verdiği yicekleri hiçbirzaman yeme diye?Cállate. ?Cuántas veces te he dicho que no aceptes comida de extranos?
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!Ai fost femeia prea curvă, care primeşte pe străini în locul bărbatului ei!
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!Ani jako niewiasta cudzołożąca, która mimo męża swego obcych przypuszcza.
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!avionrikkoja-vaimo, joka miehensä sijaan ottaa vieraita!
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!A žena cizoložná, kteráž místo muže svého povoluje cizím.
‹‹ ‹Kocasının yerine yabancıları yeğleyen, zina eden bir kadındın!du äktenskapsbryterska, som i stället för den man du hade tog andra män till dig.